Asyalılar Neden Alkol Kullanmamalı?

Asyalılar Neden Alkol Kullanmamalı?

Alkolün Zararları Nelerdir? Alkol İntoleransı  Nedir?

Alkol kimyasal bir madde olup, belirli yüzdede etil alkol (kimyasal formül: C2H6O ) içeren içecekler alkollü içecek olarak sınıflandırılır. Alkollü içeceklerde kullanılan tek alkol türü etil alkol diğer adı ile etanoldür.

Alkolün insan vücudu için oldukça ciddi anlamda hem fiziksel hem de ruhsal zararları vardır. Ruhsal yönden, farkındalık yetisinin kaybolmasına neden olur, kişinin karar verme mekanizmasını bozar, kişilik bozukluklarına neden olur. Fiziksel yönden ise başta karaciğer organı olmak üzere hemen hemen tüm organlara ciddi anlamda zarar verir.

Asyalılar Neden Alkol Kullanmamalı?

Ancak yapılan bazı bilimsel araştırmalarda, bazı ırkların alkol toleransının diğer ırklara nazaran daha düşük olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bazı asyalı toplulukların alkolü tolere etme oranları daha düşük. Ülkemiz insanları da, alkol toleransı çok düşük yada alkol intoleransı çok yüksek sınıfa girmektedir. Genel olarak kadınlarda, erkeklere göre alkol toleransı daha düşüktür. Bu nedenle kadınlar, erkeklere nazaran daha az alkol tüketseler dahi alkolün sarhoşluk verici etkisi kadınlarda daha fazla görülür.

Bu durumun bilimsel açıklaması ise şöyledir; herhangi bir yolla vücuda alınan yada bir sorun neticesinde vücutta oluşan alkol, iki aşamada karaciğerde yıkıma uğrar ( metabolize edilir ). Birinci aşamada dehidrogenaz isimli bir enzim tarafından ayrıştırılır ve Asetaldehid denen zehirli bir madde ortaya çıkar, ikinci aşamada ise ALDH2 (aldehid dehidrogenaz) isimli bir enzim ile asetaldehidi bildiğimiz sirke asidine yani asetik aside dönüştürür. İlk oluşan asetaldehit oldukça zehirli bir maddedir. Eğer alkol hızlı bir biçimde alınırsa, asetaldehit oluşumu da o derece hızlı olmakta, asetaldehit yıkılana kadar ise vücutta büyük tahribatlar meydana gelebilmektedir. İşin açıkcası, Asyalılarda yukarda bahsedilen yıkım daha yavaş olduğundan, Alkol alma neticesinde yüzde ve gözde kızarma meydana gelmesi bu nedenledir. Çünki, Asyalıların metabolizmaları ALDH2 enzimini, Avrupalıların metabolizmasına göre daha az üretmektedir.

Hangover Sendromu ( Akşamdan Kalmalık )

Akşamdan kalma diye tabir edilen ve hangover sendromu olarak bilinen durum da direk alkolle değilde alkolün yarattığı asetaldehit ile alakalı bir durumdur. Alkol aldıktan sonra genelde 12 saat sonra başgösteren bu durum, kişinin alkol toleransi ile orantılıdır. Asetaldehit ne kadar geç yok edilirse, akşamda kalma durumu daha ağır olur ve geç sona erer.

Yukarıda bahsettiğimiz belirtiler, sadece kızarıklık ile kalmayabilir, kalp atışlarında hızlanma, mide bulantısı, kusma gibi belirtilerle de kendini gösterir. Belirtilerin şekli ve şiddeti; kişideki enzim durumuna göre ve aldığı alkol miktarına ve alkolü hızlı veya yavaş tüketmesine bağlı olarak değişebilir.

Bazı Asyalılarda bu ikinci enzim bulunmaz ve asetaldehid birikir. Bu durumun yan etkileri şunlardır: ciltte kızarma, kalp atışlarında hızlanma, şiddetli mide bulantısı ve kusma. Bu belirtilerin şiddeti enzim eksikliğinin seviyesine bağlıdır. Öyle ki bazı durumlarda; anafilaktik şok, koma ve ölüm durumları, ani kan basıncı düşüşü, alerjik reaksiyonlar, nefes alamama gibi problemler görülebilir. Özellikle alkolü hızlı bir biçimde tüketmek, bu etkileri daha da arttıracaktır.

Zaten bilindiği gibi bira ve şarap gibi mayalı alkoller astım krizlerini tetiklemektedir hatta astımı olmayan insanlarda astım oluşmasına neden olabilmektedir.

Ayrıca yapılan bazı araştırmalarda ise, içki içince yüzleri kızaran kişilerin gırtlak kanserine yakalanma olasılıklarının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Yapılan bir araştırma, ALDH2 enziminde kusur olan ve günde iki kadeh bira tüketen bir kişinin, enzim eksikliğine sahip olmayanlara oranla gırtlak kanserine yakalanma olasılığının 6 ila 10 kat daha fazla olduğunu gösterdi.

Sağlıcakla Kalınız…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ