Deli Bal ve Mor Çiçekli Orman Gülü

Deli Bal ve Mor Çiçekli Orman Gülü

Deli Bal ve Mor Çiçekli Orman Gülü – Cifin Çiçeği veya Ağu Çiçeği

Sizler için bugün adı pek bilinmeyen, ancak literatürde oldukça adı geçen ve Karadeniz insanının aşina olduğu, Mor Çiçekli Orman Gülü veya yakın türleriyle birlikte adı anılan Orman Gülü hakkında bilgi vereceğiz. Orman Gülü, Karadeniz yöresinde Cifin çiçeği ve Ağu çiçeği adı ile bilinir. Ağu, eski Türkçe’de zehir anlamına gelmektedir. Hakkaten, oldukça zehirli bir bitkidir. Bu adı pek bilinmeyen bitkinin oldukça meşhur bir balı vardır. Adı ise ” Deli Bal veya Deli Balı ” dır.

Deli Bal Nasıl Kullanılıyor?

Deli Balı Üretiminde Arılar Mor Çiçekli Oran Gülü’nden Nektar Alıyor

Belki çoğu insan kestane balı‘na neden deli bal dendiği ‘‘ , yada hakkında sorular sormuştur. Arılar orman güllerinin yani çifin çiçeklerinin bazı türlerinden polen almaktadır. Arılan polen aldığı  bu türün mor çiçekli orman gülü isimli bir cifin türü olduğu kuvvetle muhtemeldir.

Meşhur sinema filmlerinden Sherlock Holmes 1’in son sahnelerinde, mor çiçekli orman gülü hakkında kısa bir anekdot geçer. Bu anekdotta, bu çiçeğin çok zehirli olduğu ve Türkiye’nin Karadeniz kuşağında yetiştiği dile getirilir. Bilimsel adı ” rhododendron ponticum ” olan bu bitki hakkında yaptığımız derlemeler ve alıntılanan yorumlar şöyle;

  • Kestane balı‘nı deli bal yapan esas unsur, arıların doğal kestane ormanları içinde bulunan kestane ağaçlarının bulunduğu yerlerde yetişen cifin çiçekleri’nden de polen toplaması neticesinde, elde edilen kestane balı‘nın zehirli olmasından kaynaklanıyor. Şu an ise durum çok farklı, gerek fındık ağaçlarının çoğalması gerekse ormanlarda yapılan ıslahlar neticesinde orman gülü popülasyonu önemli ölçüde azalmıştır. Bu nedenle günümüzde üretilen kestane balı ise deli bal özelliğini büyük oranda kaybetmiştir. Yorumlarda, Giresun ve Ordunun bazı köylerinde hala cifin alanlarının yoğun olduğu ve buralardan elde edilen kestane balının deli bal olduğunu söylerler.
  • Eski zamanlarda deli bal daha sert bir karakterdedir. Öyle ki 1 kaşık yendiğinde dahi insanı sersemletici daha fazla yendiğinde ise kusma, mide bulantısı gibi belirtiler ile birlikte hastanelik olacak kadar ciddi sorunlara yol açarmış. Eski zamanlarda balın sertliğini almak için, deli balı bir kazana doldurulur ve içine 1 kilo kadar yağsız ”zelil” diye tabir edilen inek eti koyulur ve 1 gün bekletilirmiş. Bekletilen et bir gün sonra yeşil olurmuş ve deli balı içindeki zehiri emermiş. Böylece yenecek kıvama gelirmiş.
  • Bazı yörelerde orman gülü komar adı ile anılıyor.
  • Çalıgiller ailesine mensup olan orman gülü ( çifin yada cifin çiçeği ) genelde Karadeniz’in yüksek kesimlerinde yetişir ve ilk baharda çiçek açar. Sarı çifin için yapılan bir yorumda çiçeklerinin müthiş derecede güzel koktuğu, aşırı derecede koklandığı zaman baş dönmesi yapabildiği belirtilmiş.

Orman Gülü hakkında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar : Deli Bal Zehirlenmesi

Orman Gülü yada ağu çiçeği grayanotoxin diye bilinen ( Andromedotoxin, Acetylandromedol, ve Rhodotoxin  ) zehir türlerini içerir. Bu zehir türü kan basıncını düşürür, hatta kan basıncı düşme neticesinde şoka ve nadiren ölüme neden olabilir.  Diğer ağu çiçeği ( cifin, çifin çiçeği ) türleri de bu zehirli bileşiği bulundurmaktadır. Bu bileşikler, arıların poleni vasıtası ile bal ile karışır ve İngilizcede Mad Honey Poison denen Deli Balı tutmasına neden olur.

Tarihte Deli Bal Zehirlenmesi

Xenophon (M.Ö. 434-354), Perslerden kaçan Yunan ordusunun Karadeniz sahillerine geldiklerinde, askerler bu baldan yedikten sonra deliryum, kusma ve ishal şeklinde belirti veren bir hastalıktan bahseder[1,2]. Rhododendron zehirlenmesine ait bu ilk bilgi, kestane balı’nı ( aslında orman gülü balıdır ) yiyen 10.000 askerin zehirlenmesiyle tarihe geçmiştir.  Günümüzde çok nadirde olsa bal zehirlenmesi vakaları meydana gelmektedir.

Deli Bal’ın Özellikleri

Ülkemizde Deli  Bal, tutar bal ve acı bal olarak bilinen bu bal kahverengi rengindedir. Diğer ballara nazaran daha geç şekerlenir ve kaynatılıp uzun süre bekletildiğinde toksik özelliği kaybolabilir. Bu anlamda; bal tutması yada bal zehirlenmesi dediğimiz olay genel olarak taze ballarda meydana gelir. Bu bal yaklaşık olarak 50 gram ve üstünde yenilmesinden bir-iki saat sonra belirtiler ortaya çıkar ve zehirlenme ciddi değil ise en fazla bir gün içinde kendiliğinden düzelir. Andromedotoksinler,  genelde dolaşım, solunum, santral sinir sistemi ve sindirim sistemlerini etkilemektedir. Andromedotoksinler, düşük dozlarda tansiyon düşmesine neden olurken, yüksek dozlarda taşikardi ve hipertansiyona neden olurlar. Belirti gösterdiğinde; cilt ve boğazda yanma hissi, ağızda ve burunda kaşıntı, idrar ve feçes kaçırma, geçici körlük, bulanık görme, bitkinlik, karın ve baş ağrısı, vertigo ve ileri derecede, koma ve nadiren ölümle sonuçlanabilir.

Sağlıcakla Kalınız….

Kaynaklar:

http://www.koprubasi.net/index.php?option=com_smf&Itemid=27&topic=5773.0

http://www.yogunbakimdergisi.org/managete/fu_folder/2003-01/html/2003-3-1-033-036.htm

Bir önceki yazımız olan Yaban Mersini Faydaları Hakkında başlıklı makalemizde blueberry ve yaban mersini hakkında bilgiler verilmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ