Çölyak Hastalığı Nedir-Glutensiz Çölyak Diyeti Nedir?

Gluten Alerjisi Olarak Bilinen Çölyak Nedir?

Buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi tahıllarda bulunan gluten adı verilen bir proteine duyarlılık ile tanımlanan ve bağışıklık sistemiyle ilgili rahatsızlıktır. Genetik faktörü de olan Çölyak hastalığı, önce ince bağırsakta hasarlar oluşuyor ve ince bağırsağa gelen besinlerde emilim sorunları ortaya çıkıyor. Bilindiği gibi ince bağırsak kıvrımlı bir yapıya sahiptir. Alerji nedeniyle bu kıvrımlarda tahriş ve düzleşme olur. Hastalığın kendi belirtilerine ilaveten bu tahriş ve düzleşme nedeniyle besin emiliminde verimlilik düşer ve vitamin-mineral eksikliği başlar.

Beslenme sisteminden glutenin kaldırılmasıyla giderilebiliyor. Esasında; glutene karşı duyarlılık çoğu insanda görülebilen bir durum. Nedeni belli olmayan pek çok sorun altında tahıllarda bulunan glüten yatabiliyor.

Bazı araştırmacalara göre; insanların temel tüketim maddesi olan buğday üzerinde yıllarca yapılan genetik değişimler nedeniyle buğdayda bulunan gluten oranı büyük oranlarda artmıştır. Glüten; hamurlaşmayı sağlayan ana malzemedir. Bu nedenle; unun pürüzsüz ve yapışkan hamur haline gelmesini sağlayarak ticari olarak tercih edilir bir hale gelir. Aynı durum mısır ununda bulunmaz ve mısır ununun hamurlaşma becerisi oldukça azdır.

Çölyak Hastalığının Belirtileri Neler?

Çölyak hastalığı gizli bir şekilde ortaya çıkıyor ve tanısı geç konabiliyor. Bunun nedeni ise başka hastalıklar ile karıştırılması. Klasik olarak belirtileri halsizlik, gaz, karın ağrısı, ishal, kilo kaybı, şişkinlik ve bazen de demir eksikliği anemisi, karaciğer enzim değerlerinde bozukluk, çeşitli kemik hastalıkları ve cilt hastalıkları. Besinlerde bulunan proteinlerin emilememesi nedeniyle oluşan protein yetersizliği ve B vitamini yetersizliği sonucu ortaya çıkan nörolojik belirtiler, D vitamini ve kalsiyum yetersizliği sonucu görülen kemik azalması da hastalığın ilk belirtileri arasında görülebiliyor. Bu hastalık dudak kenarlarında oluşan çatlaklar ve ağız içinde oluşan geçmeyen yaralar şeklinde de kendini gösterebiliyor. Çocuklarda ise ishal, gelişememe ve kansızlık gibi belirtiler de verebiliyor. Erişkinlerde yaşanan travmalar, yoğun strese maruz kalma, ameliyat, doğum gibi olaylar nedeniyle sessiz bir şekilde aniden ortaya çıkarabiliyor.

Çölyak Hastalığı Nasıl Anlaşılır?  Çölyak Testi: Iga ( tTg testi ) ve IgA testi Nedir?

Çölyak hastalığı tanısı, kanda bu hastalığa özgü antikorların kanda oluşması ve endoskopi ile ince bağırsaktan alınan biyopsilerin incelenmesiyle konuyor. Tanıda en çok doku transglutaminaz antikoru IgA (tTG testi) veyahut Anti-Endomisyum antikoru testi olan IgA testi uygulanıyor. Ayrıca genetik testler de yapılabiliyor. Kesin tanı için ise kimi zaman endoskopik tekniklerle ağız yoluyla onikiparmak bağırsağına girilip, ince bağırsağın üç ayrı noktasından örnek alınıp, alınan dokunun mikroskop altında incelenmesi gerekebiliyor. Doku örneklerinde, ince bağırsak yüzeyinde ki emilimi sağlayan ve villus adı verilen parmak şeklindeki yapıların düzleşmesi, yassılaşması gibi durumlar hastalığı işaret edebilmektedir.

Çölyak Hastaları Neler Yiyebilir? Gluten İçeren Besinler Nelerdir?

Çölyak Hastalığı sorunu olan kişilerin içinde gluten barındıran yiyecekler tüketmemesi gerekiyor. Beslenme sisteminden buğday, arpa, çavdar çıkarılması önem taşıyor. Hatta Glutensiz gıdaların hazırlanması sırasında, glutenli gıdaların hazırlandığı kapların dahi kullanılmaması gerekiyor.

Çölyak hastaları; mısır, pirinç, patates, nişasta ve soya fasulyesi gibi besinleri tüketebiliyor. Hazır besinler alınırken içeriğine çok dikkat edilmesi gerekiyor. Nedeni ise bazı diş macunlarında, meyve sularında, şekerli gıdalarda ve cikletlerde gluten katkı maddesi olarak bulunabiliyor. Bunların yanı sıra durum, bulgur, irmik gibi yan buğday ürünlerinden de kesinlikle uzak durmak gerekiyor. Süt ürünleri yine çoğu hasta tarafından sağlıklı emilemediğinden ilk zamanlarda uzak durulması gerekiyor. Yulaf ise hastalığı düşük seviyede olanlar için sınırlı miktarda tüketilebilir ancak hastalığı ilerlemiş olanların yulaftan uzak durulması gerekebiliyor.

Mısır ve pirinç; hastalar tarafından tolere edilebildiğinden önerilmektedir. Aynı zamanda kara buğday (kasha- aslında buğdayla alakası yok ismi öyle ), nohut, mercimek, bezelye, soya, topioca gibi tahıllar değirmende öğütülüp un haline getirilerek kullanılabilir. Ayrıca mısır, yer fıstığı, zeytin, kanola, soya ve ayçiçek yağları da  glutensiz olarak biliniyor.

Glütensiz diyet, sanılanın aksine aslında çok faydalı bir diyettir. Bu diyeti uygulayan kişiler daha sağlıklı ve dengeli beslenebiliyorlar. Çünkü gluten; protein olarak alınması zorunlu bir madde olmadığı için, yerine başka gıdalar konulabiliyor. Bazı hastalar diyet yapmalarına rağmen yapılan tedavilerden yanıt alamayabiliyor. Bu durumlarda diyet kurallarına uyumun sorgulanması, tanının gözden geçirilmesi ve bunların yanında pankreas yetmezliği, mikroskopik kolit, ince bağırsakta bakteriyel gelişim ve laktoz emiliminin araştırılması ve bunun yanında tedaviye yanıt vermeyen hastalara bazen de kortizon tedavisi öneriliyor.

Çölyak Hastalığına Çörek Otu İyi Gelir mi?

Bildiğiniz gibi çörek otu pek çok sağlık probleminin önlenmesinde ve iyileştirme sürecinin hızlandırılmasına kullanılan çok etkili bir bitkidir.

Çölyak Hastalarına Çörek Otu Tarifi

İki üç çay kaşığı çörek otu (bayat olmaması, saklanma koşulları çok önemli bu yüzden güvenilir bir yerden alınmalı) havanda ezilir. Sabah kahvaltıdan önce ve akşam aç karnına bir iki yudum suyla birlikte tüketilir. Bu uygulama bir ay- bir buçuk ay süre ile uygulanabilir. Bu uygulama süresi boyunca glütensiz beslenmeye özel gösterilmesi gerekmektedir. Değerli Bilim İnsanı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’na göre çörek otu uygulamasının çölyak hastalığının iyileşmesinde % 75 oranında başarı şansı vardır. Tabiki bu öneriler tıbbi tedaviyi destekleme amacı taşıdığından ilaç olarak değerlendirilmemeli ve doktor bilgisi dahilinde uygulanmalıdır.

Sağlıcakla Kalınız…

 

Karakovan Balı Nedir? Karakovan Balının Özellikleri Nelerdir?

Karakovan Balı Nedir?

Karakovan balı; en eski bal üretme tekniğidir. Doğal ağaç kütükleri içerisinde arılara bal mumu verilmeden arıların kendi salgıladıkları bal mumunun içini doldurarak ürettikleri bal türüdür.

Karakovan Balının Özellikleri Nelerdir? Kara Kovan Balının Fenni Baldan Farkları Nelerdir?

Gerçek kara kovan balı; arılara şeker verilmeden üretilir. Yani arılardan daha çok bal elde etmek için şeker verilmemesi gereken zamanlarda şeker verildiyse bu balın karakovanda veya normal kovanda üretilmesinin bir farkı bulunmaz. Bu nedenle hakiki karakovan balının fiyatı normal kovanlarda üretilen ballara göre daha pahalıdır.

Karakovan balı genel olarak petekli bir şekilde satılır. Süzme karakovan balı almanın bir mantığı özel nedenler dışında bulunmamaktadır. Eğer süzme bal tercih edilecekse normal kovan balı almak daha mantıklıdır. Çünkü karakovan balı, doğal petekli bal demektir ve esas tercih nedeni bu doğal peteklerdir. Bu petekler bal ile birlikte tüketilir ve ağızda erime özelliği vardır.

Ülkemizde kara kovanlarda arı kolonisi bir kaç şekilde üretilir. En eski yöntem, doğal ağaç kütüklerinin içerisine oğul arılar bırakılarak veya fenni kovanlardan karakovanlara aktarım yapılarak elde edilen yöntemdir. İkincisi ise kasnak tipi çerçeveler içerisinde arı kolonileri kurmaya dayanır.

Karakovan balının en önemli özelliği kovanların içerisindeki balların 6 ay boyunca ışık görmeden oluşmasıdır. Doğal kütük kovanları hazırlanırken kütüklerin her iki boş ucu toprak veya kütük ile kapatılır ve sadece arıların giriş çıkış yapacağı, kovanın hava alacağı kadar uygun büyüklükte delik veya delikler bırakılır.

Petek farklılığı dışında; karakovan bal ile fenni kovan bal arasında bir fark söz konusu da değildir. Her iki yöntemle de hakiki bal üretmek mümkündür.

Arıların karakovanlarda bal üretiminde, eforlarının ve elde ettikleri besinlerin büyük kısmı bal mumu yapımına harcandığı için karakovan balında kovan başı elde edilen bal miktarı aynı büyüklükteki bir fenni kovana göre yarı oranından daha düşüktür. Örneğin fenni kovanda 50 kg bal üretiliyorsa karakovan da 10-15 kg arası bal üretilir. Bu nedenle karakovan balının fiyatı daha yüksektir. Karakovan petek balının kilogram fiyatı 250 TL ile 800 TL ve üzeri fiyatlara kadar satılmaktadır.

Karakovan Balı ile Organik Bal Arasındaki Bal

Organik Bal; 01/12/2004 tarih ve 5262 sayılı kanunda belirtildiği gibi organik tarım ürünleri kanunun hükümlerine göre üretilen baldır. Organik bal üretimi için; arı kovanlarının bulunduğu çevrenin belli mesafelerinde bir ziraat alanının bulunamaması, şeker ile beslenmemesi, kimyasal bir tesisin olmaması, şehir merkezlerine, karayollarına, çöplüklere belirli mesafede uzaklıkta olması, peteklerin organik petekler olması, kullanılacak ilaçların yine biyolojik özelliklerle olması gibi çok sıkı tedbirler konmuştur. Karakovan balı ise yukarıda belirttiğimiz gibi bir bal üretim şekline verilen isimdir. Kanunen keskin sınırlarla nitelikleri belirlenmemiştir. Organik bal bir sertifikasyon işlemidir. Üretici ürününün organik bal olduğunu resmi otoritelerden belgelemelidir.

Sağlıcakla Kalınız…

Çakmak Taşı Nedir? Çakmak Taşı Nerelerde Kullanılır?

Çakmak Taşı Nedir?

Çakmak taşı; binlerce yıldır insanlar tarafından kullanıldığı bilinen, ana maddesi silisyum dioksit olan bir taştır ve kuvars taşı formudur. Ateş taşı ve silex taşı olarak da bilinir. İki adet silex taşı birbirine veya bir demire sürtüldüğünde kıvılcım ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle binlerce yıldır ateş yakmak için kullanılmıştır. Yakın tarihte ve günümüzde ise ateş çıkarıcı mekanizmaların içerisinde ilk kıvılcımı oluşturmak için kullanılır. Eski tip tüfeklerde ve günümüzde kullanılan klasik çakmaklarda halen kullanılır.

Çakmak Taşı Nerelerde Bulunur?

Milyonlarca yıl önce var olmuş denizlerdeki silikat bileşiklerinin çökmesi sonucu oluşmuş bir taştır. Günümüzde kireç yataklarında bolca bulunur. Çıkarılan bazı ateş taşları içerisinde eski deniz canlılarına ait fosillerde bulunur. Ana malzemesi silikat bileşiği olsa da türüne göre karbon türevli bileşikler, demir oksit, klorit gibi bileşikler bulunabilir.

Çakmak Taşı Nerelerde Kullanılır?

Çakmak taşları; taş devrinde kesici ve delici aletlerin yapımında kullanılmıştır. Kırıldığı zaman çok keskin kenarlar oluştuğundan taş balta yapımı için uygun bir malzemedir. Eski zamanlarda balta, ok ucu, mızrak ucu, kazma gibi aletlerin yapımında kullanılmıştır. Eski zamanlardan beri ateş yakmak için kullanılan ana malzeme olmuştur. Çakmaklı tüfeklerde baruta kıvılcım verme amacıyla kullanılmıştır. Ülkemizde halen düven taşı yapımında çakmak taşları kullanılmaktadır. Ateş yakma amacıyla tasarlanmış kampçı bilekliklerinde kullanılır.

Ancak; günümüzde çakmaklarda kullanılan çakmak taşları kırmızı renktedir. Bu madde daha çok demir veya magnezyum içerikli yapay üretilen taşlardır ve doğada bulunan çakmak taşları ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

 

Kinetik Kum Nedir? Kinetik Kum Nasıl Yapılır?

Kinetik Kum Nedir? Kinetik Kumun Özellikleri Nelerdir?

% 98 saf kum ve % 2 oranında özel malzemelerden üretilen bir maddedir. Bir araya getirildiğinde düz bir görüntü oluşturmasına rağmen, değişik yönlere doğru hareket ettirildiğinde çok küçük parçalar halinde koparak akışkan bir şekilde hareket eden özelliklere sahiptir.

Kinetik kum; sihirli kum, magic sand, ay kumu, ıslanmayan kum veya hidrofobik kum olarak da bilinir. Hidrofobik su geçirmeyen anlamına gelmektedir yani ay kumu, normal kum tanelerinin etraflarının hidrofobik malzele ile kaplanması ile elde edilen bir oyuncaktır denebilir. Hidrofobik malzeme ile kaplanmış olan kum tanecikleri birbirleri ile yapışmakta, su ile temas ettiklerinde ise ıslanmamaktadırlar. Bu nedenle akvaryum içerisinde görsel yapı malzemesi olarak kullanılabilir. Örneğin sihirli kum kullanarak akvaryum içerisine kumdan bir kale yapılabilir ve akvaryum su ile doldurulsa dahi bu kale yıkılmaz. Kinetik kum ilk olarak petrol sızıntılarını tespit etmek için geliştirilmiş bir üründür. Ancak tarihte ilk sihirli kumun Hintli sihirbazlar tarafından yapıldığı iddia edilmektedir. Bu yöntemde ısıtılmış ve iyice kurumuş kum içerisine bal mumunun eklenerek kum ile iyice karıştırılmasından sonra elde edilen kumun hidrofobik kum olduğu görülmüştür.

Günümüzde bu amaçla kullanılmasa da saksı bitkileri için havalandırıcı olarak kullanılmaktadır. Donma olaylarına karşı çok dayanıklı bir malzeme olduğundan yalıtım malzemesi olarak da kullanılır. Ancak günümüzde en çok çocukların oyun oynaması için kullanılır.

Evde Kinetik Kum Yapılabilir mi?

Bazı tariflerde mısır nişastası ile sihirli kum yapıldığı görülmektedir. Hatta kum, mısır unu, su ve sabunla da yapanlar var. Bu yapılan malzeme hiç bir şekilde kinetik özellikli kum olmamaktadır. Sadece şekil benzerliğidir. Evde kinetik kum yapmak için en güzel yol bal mumu ve kurutulmuş kum karışımıdır.

Sağlıcakla Kalınız…

Salgı Balı Nedir? Salgı Bal Çeşitleri Nelerdir?

Salgı Balı Nedir?

Salgı balı (honeywed honey); arıların ağaç basraları tarafından (ağaç bitleri) salgılanan şekerli özleri toplayarak ürettikleri bal türüdür. Ağaç basrası; basra böceği, balsıra böceği, çam pamuklu biti, koşnili böceği olarak da bilinen bir ağaç zararlısıdır. Bu böcekler bitki emici böcekler olarak bilinir. Yapraklardan beslenen bu bitler, aldıkları özleri sindirim sisteminden geçirir ve ardından şekerli bir öz halinde dışarı geri bırakır. Bu kuru yapışkan madde arılar tarafından toplanarak bal elde edilir. İngilizce’de Honeywed honey, black forrest honey (kara orman balı) isimleri bulunur.

Salgı Bal Çeşitleri Nelerdir?

Ülkemizde salgı balı denilince akla ilk olarak çam balı gelmektedir. Çam balı dışında meşe balı da salgı balıdır. Bunlar dışında kayın ve ladin gibi ağaçlardan da salgı bal sağılabilir.

Dünya’da ise değişik salgı bal çeşitleri bulmak mümkündür. Kavak, çınar, söğüt, kara akasya, köknar, kestane, sedir gibi ağaçlarda yaşayan böcekler tarafından salgılanan özlerden arılar bal yapabilir. Yine yonca, pamuk, kuş üzümü, bektaşi üzümü ve ayçiçeği gibi bitkilerde yaşayan böceklerde bu özleri salgılayabilirler. Özellikle kayın balı olarak bilinen bal çeşidi Yeni Zelanda’nın en önemli ihraç ürünlerinden biridir. Oldukça koyu renkli ve antioksidanlarca zengin bir baldır. Kırımızı kayın balı ve siyah kayın balı olarak içi çeşidi bulunur. Bu iki çeşit, iki farklı emici böcekten elde edilir.

Yine Bulgaristan’ın önemli ihraç ürünlerinden biridir. Istranca dağlarının Bulgaristan’da kalan kısmında bulunan meşe ormanlarından salgı bal elde edilir. Bulgaristan’ın meşe salgı balına önem vermesi henüz yenidir. Daha önceleri arıcılar, arıların bu şekerli sıvıdan öz almalarını istememekteydi. Nedeni ise bu özlerin Ülkemizde de bilindiği üzere arı dizanterisine neden olması şüphesiydi. Ancak; Alman turistlerin Bulgaristan’ı ziyaretlerinde ısrarla salgı balı talep etmeleri neticesinde bölgede meşe balı üretimi artmaya başlamıştır.

Sağlıcakla Kalınız…

Kedileri Zehirleyen Yiyecekler Nelerdir?

Kedilere Hangi Besinler Verilmemelidir? 

Bazı besinler kedilerin sağlığı için oldukça zararlı olabilmektedir. Bu besinler, kendi aralarında kediler için öldürücü besinler, kediler için zararlı besinler olarak sınıflandırılabilir. Bu besinlerin pek çoğu besinlerin açıkta bırakılmaları ve kedilerin bunlara ulaşması nedeniyle kediler tarafından tüketilir. Bu nedenle kedilerin tüketmemesi gereken besinleri kedilerin bulunduğu alanlarda tutmamakta fayda vardır.

Kedilere Verilmemesi Gereken Besinler

1- Sarımsak ve soğan

Kimse kedilere direk sarımsak yada soğan vermez ancak bunları içeren et ürünlerini yiyen kediler ciddi anlamda zarar görebilir. Aynı şekilde soğan ve sarımsak türevi pırasa gibi bitkilerde kedilere verilmemesi gereken gıdalar arasındadır.

2- Kafein içeren besinler 

Kediler genelde çok susadıklarında kazara kafein içeren içecekleri tüketebilirler. Çay, kahve ve kola ile kakaolu ürünler kediler için toksik etkilidir.

3- Çikolata

Hem içerdiği kafein hem de teobromin nedeniyle kediler için ölümcül yiyecekler arasındadır. Theobromin kediler dışında atlar ve köpekler içinde öldürücü etkiye sahiptir.

4- Hamur

Hamur kediler için zararlı besinler arasındadır. Çiğ hamurun kediler tarafından yenmesi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

5- Alkol

Kediler; alkolü insanlar gibi sindiremez bu nedenle az miktarda alkol dahi kediler için ciddi sorunlara neden olur.

6- Şeker ve Ksitol 

Kediler; şekerli besinlerin tadını algılayamazlar. Bu nedenle şekere karşı doygunluk hisleri bizdeki gibi gelişmemiştir. Bu nedenle şekerli besinler kedilerde ciddi sorunlara neden olabilir. Ksitol gibi yapay tatlandırıcılar daha tehlikelidir.

Bunlar dışında; kedilere köpek maması, çiğ kemik, çiğ yumurta, çiğ tavuk gibi besinler verilmemelidir. Pişmemiş yumurta ve tavuk salmonella bakterisi içerebileceğinden tehlikelidir. A vitamini zehirlenmesi meydana getireceğinden karaciğer de verilmemelidir.

Sağlıcakla Kalınız..

Hayıt Balı Nedir? Hayıt Balı Ne İşe Yarar?,

Hayıt Balı Nedir? Hayıt Balının Özellikleri Nelerdir?

Hayıt balı; beşparmak otu olarak da bilinen mineçiçeğigiller ailesine mensup bir bitki olan hayıt otundan elde edilen baldır. Haziran ve Temmuz aylarında bitki çiçek açtığından, bu mevsimlerde bitkinin bolca bulunduğu yerlerde arılar beşparmak otunda bulunan özleri toplayarak hayıt balı üretirler. Bal ilk hasat edildiğinde açık kırmızı renktedir ve bekledikçe bal koyu kırmızı-siyah bir renk almakta ve geç kristallenmektedir. Vitex honey(viteks balı) veya chaste honey olarak da bilinir. Antioksidanlar bakımından çok zengin bir bal türüdür.

Aydın ve Muğla (Datça) illerinde yoğun olarak üretilen bir baldır. Genel anlamda; Ege ve Akdeniz bölgelerinde hayıt popülasyonunun yoğun olduğu yerlerde üretimi gerçekleşir.

Hayıt Balının Faydaları Nelerdir?

Yapılan araştırmalarda hayıt balının karaciğer hasarına karşı oldukça koruyucu ve destekleyici olduğu görülmüştür. Vücudun hormon dengesini sağladığı, kansere karşı koruyucu olabileceği, kadınsal sorunlara iyi gelebileceği, anne sütünü arttırıcı etkisi olduğu belirtilmektedir. Kıllanma ve sivilce problemlerine karşı fayda sağlayabileceği belirtilmiştir. Stres’ten kaynaklı olumsuzluklara fayda sağlayabilen bir üründür. Balın bu etkisi vücudun hormon dengesini düzenlenmesinde yatabilmektedir.

Hayıt otu; erkeksel aktivitelerin azalmasına neden olabilecek bir bitkidir. Hayıt balınında bu etkiye sahip olabileceği olabileceği şeklinde bazı görüşler mevcuttur. Ancak; stres kaynaklı erkeksel problemlere karşı fayda sağlayabileceği kaynaklarda geçmektedir. Her halükarda ülkemizde üretimi yapılan değerli bir bal türüdür.

Hayıt balının 1 kilogramının fiyatı bazı niteliklerine ve çeşitli markalara göre 50 TL ile 130 TL arasında değişkenlik göstermektedir.

Sağlıcakla Kalınız…

 

Cam Nedir, Cam Nasıl Yapılır? Camın Özellikleri Nelerdir?

Cam Nedir? Camın Kısa Tarihi

Cam; temel hammaddesi SiO2 ( silisyum dioksit veya silikon dioksit) olan bir maddedir. Camın insanlar tarafından ilk kullanımı on binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Doğal bir cam taşı olan Obsidyen taşının insanlar tarafından silah, takı ve çeşitli alet yapımında kullanılması Paleolitik döneme kadar dayanmaktadır.

Camın insanlar tarafından yapay olarak üretiminin ise M.Ö 3000’lü yıllara kadar gittiği tahmin edilir. Bronz çağında Anadolu ve Suriye coğrafyasında ilk kez üretildiği düşünülmektedir. Bu dönemde daha çok cam boncuklar, fayans ve seramik üretiminde kullanıldığı M.Ö 1600’lü yıllarda ise cam kapların üretiminin yapıldığı bulunan kalıntılardan anlaşılmaktadır. Camın şekillendirilmesi için şişirme çubuklarının M.Ö 200’lü yıllardaki keşfi çok önem arz etmektedir. Şişirme çubuklarının keşfinden sonra camın üretimi seri üretim haline gelebilmiştir.

Camdan ayna yapılması teknolojisi camın ilk üretimine oranla henüz çok yenidir. Camın sırlanması ile yüzeyin mükemmel derecede yansıtıcı haline yani ayna halini alması 14.yy’da bulunmuştur. Modern ayna yapma tekniği ise 18 yy’da gelişmiştir. Camın gümüş nitrat ile sırlanması sonucu moderne aynalar üretilmektedir.

Günümüzde cam; evlerdeki ayna ve pencerelerden, araç ayna ve camlarında, bina yapımında, izolasyonda, gözlüklerde, mikroskop ve teleskop gibi mercek yapılarda ve daha pek çok alanda kullanılmaktadır.

İlk Cam Nasıl Yapıldı? Cam Nasıl Yapılır?

Babilde bulunan bir kil tablette cam yapımı için bir reçete bulunmaktadır. Bu tablette camın üretimi için; 60 ölçü kum, 180 ölçü alg ve deniz yosunu külü, 5 ölçü güherçile ve 3 ölçü kireç taşı yazmaktadır.

Camlar genel olarak sıvıdan soğutma şekliyle üretilir. Ham maddeler erime noktasına kadar ısıtılır ve ardından soğutularak cam üretilir. Teorik olarak pek çok malzemeden cam veya camsı malzeme üretmek mümkündür. Bazı oksitlerden (Silisyum dioksit), metalik alaşımlardan ve daha pek çok malzemeden cam yapmak mümkün olsa da maliyetinin düşüklüğü bakımından cam yapımında kullanılan temel malzeme SiO2’dir. Silisyum dioksit dışında B2O3, P2O5 ve GeO2 gibi oksitlerde kullanılabilir. Günümüzde üretilen çoğu camda ortalama % 70 oranında Silisyum dioksit kullanılmaktadır. Örneğin düz camda oran % 72 iken lazer camında bu oran % 30 civarındadır.

Camın yapımında silikat yani SiO2 kaynağı olarak kuars, silis kumu veya kuarsit kullanılabilir. Yani cam yapımı için kullanılan en önemli kaynak kumdur. İşlenmiş kum ile cam yapımında kullanılan malzemeler soda ve kireçtir. Camın türüne göre başka malzemelerde eklenmektedir.

Malzemeler birbiri ile karıştırılarak ısıtıcı fırınlara gönderilir. Yaklaşık 1500 derecede karışım eriyik hale gelmektedir. Normalde silisyum daha yüksek sıcaklıklarda erimesine rağmen soda sayesinde erime sıcaklığı 1500 dereceye düşmektedir. Kireç ise cama saydamlık vermektedir. Yaklaşık 12 saat boyunca karışım fırında 1500 derece sıcaklıkta bekletiliyor. Daha sonra 1500 derecedeki cam çalışma havuzlarına alınır ve kontrollü olarak soğutulur. 1100 dereceye soğutulduğunda şekil verme aşamasına geçiliyor. Şekil verme aşamasından sonra kontrollü soğutma ile camın sıcaklığı normal sıcaklıklara düşüyor.

Sağlıcakla Kalınız…