Salgı Balı Nedir? Salgı Bal Çeşitleri Nelerdir?

Salgı Balı Nedir?

Salgı balı (honeywed honey); arıların ağaç basraları tarafından (ağaç bitleri) salgılanan şekerli özleri toplayarak ürettikleri bal türüdür. Ağaç basrası; basra böceği, balsıra böceği, çam pamuklu biti, koşnili böceği olarak da bilinen bir ağaç zararlısıdır. Bu böcekler bitki emici böcekler olarak bilinir. Yapraklardan beslenen bu bitler, aldıkları özleri sindirim sisteminden geçirir ve ardından şekerli bir öz halinde dışarı geri bırakır. Bu kuru yapışkan madde arılar tarafından toplanarak bal elde edilir. İngilizce’de Honeywed honey, black forrest honey (kara orman balı) isimleri bulunur.

Salgı Bal Çeşitleri Nelerdir?

Ülkemizde salgı balı denilince akla ilk olarak çam balı gelmektedir. Çam balı dışında meşe balı da salgı balıdır. Bunlar dışında kayın ve ladin gibi ağaçlardan da salgı bal sağılabilir.

Dünya’da ise değişik salgı bal çeşitleri bulmak mümkündür. Kavak, çınar, söğüt, kara akasya, köknar, kestane, sedir gibi ağaçlarda yaşayan böcekler tarafından salgılanan özlerden arılar bal yapabilir. Yine yonca, pamuk, kuş üzümü, bektaşi üzümü ve ayçiçeği gibi bitkilerde yaşayan böceklerde bu özleri salgılayabilirler. Özellikle kayın balı olarak bilinen bal çeşidi Yeni Zelanda’nın en önemli ihraç ürünlerinden biridir. Oldukça koyu renkli ve antioksidanlarca zengin bir baldır. Kırımızı kayın balı ve siyah kayın balı olarak içi çeşidi bulunur. Bu iki çeşit, iki farklı emici böcekten elde edilir.

Yine Bulgaristan’ın önemli ihraç ürünlerinden biridir. Istranca dağlarının Bulgaristan’da kalan kısmında bulunan meşe ormanlarından salgı bal elde edilir. Bulgaristan’ın meşe salgı balına önem vermesi henüz yenidir. Daha önceleri arıcılar, arıların bu şekerli sıvıdan öz almalarını istememekteydi. Nedeni ise bu özlerin Ülkemizde de bilindiği üzere arı dizanterisine neden olması şüphesiydi. Ancak; Alman turistlerin Bulgaristan’ı ziyaretlerinde ısrarla salgı balı talep etmeleri neticesinde bölgede meşe balı üretimi artmaya başlamıştır.

Sağlıcakla Kalınız…

Kedileri Zehirleyen Yiyecekler Nelerdir?

Kedilere Hangi Besinler Verilmemelidir? 

Bazı besinler kedilerin sağlığı için oldukça zararlı olabilmektedir. Bu besinler, kendi aralarında kediler için öldürücü besinler, kediler için zararlı besinler olarak sınıflandırılabilir. Bu besinlerin pek çoğu besinlerin açıkta bırakılmaları ve kedilerin bunlara ulaşması nedeniyle kediler tarafından tüketilir. Bu nedenle kedilerin tüketmemesi gereken besinleri kedilerin bulunduğu alanlarda tutmamakta fayda vardır.

Kedilere Verilmemesi Gereken Besinler

1- Sarımsak ve soğan

Kimse kedilere direk sarımsak yada soğan vermez ancak bunları içeren et ürünlerini yiyen kediler ciddi anlamda zarar görebilir. Aynı şekilde soğan ve sarımsak türevi pırasa gibi bitkilerde kedilere verilmemesi gereken gıdalar arasındadır.

2- Kafein içeren besinler 

Kediler genelde çok susadıklarında kazara kafein içeren içecekleri tüketebilirler. Çay, kahve ve kola ile kakaolu ürünler kediler için toksik etkilidir.

3- Çikolata

Hem içerdiği kafein hem de teobromin nedeniyle kediler için ölümcül yiyecekler arasındadır. Theobromin kediler dışında atlar ve köpekler içinde öldürücü etkiye sahiptir.

4- Hamur

Hamur kediler için zararlı besinler arasındadır. Çiğ hamurun kediler tarafından yenmesi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

5- Alkol

Kediler; alkolü insanlar gibi sindiremez bu nedenle az miktarda alkol dahi kediler için ciddi sorunlara neden olur.

6- Şeker ve Ksitol 

Kediler; şekerli besinlerin tadını algılayamazlar. Bu nedenle şekere karşı doygunluk hisleri bizdeki gibi gelişmemiştir. Bu nedenle şekerli besinler kedilerde ciddi sorunlara neden olabilir. Ksitol gibi yapay tatlandırıcılar daha tehlikelidir.

Bunlar dışında; kedilere köpek maması, çiğ kemik, çiğ yumurta, çiğ tavuk gibi besinler verilmemelidir. Pişmemiş yumurta ve tavuk salmonella bakterisi içerebileceğinden tehlikelidir. A vitamini zehirlenmesi meydana getireceğinden karaciğer de verilmemelidir.

Sağlıcakla Kalınız..

Hayıt Balı Nedir? Hayıt Balı Ne İşe Yarar?,

Hayıt Balı Nedir? Hayıt Balının Özellikleri Nelerdir?

Hayıt balı; beşparmak otu olarak da bilinen mineçiçeğigiller ailesine mensup bir bitki olan hayıt otundan elde edilen baldır. Haziran ve Temmuz aylarında bitki çiçek açtığından, bu mevsimlerde bitkinin bolca bulunduğu yerlerde arılar beşparmak otunda bulunan özleri toplayarak hayıt balı üretirler. Bal ilk hasat edildiğinde açık kırmızı renktedir ve bekledikçe bal koyu kırmızı-siyah bir renk almakta ve geç kristallenmektedir. Vitex honey(viteks balı) veya chaste honey olarak da bilinir. Antioksidanlar bakımından çok zengin bir bal türüdür.

Aydın ve Muğla (Datça) illerinde yoğun olarak üretilen bir baldır. Genel anlamda; Ege ve Akdeniz bölgelerinde hayıt popülasyonunun yoğun olduğu yerlerde üretimi gerçekleşir.

Hayıt Balının Faydaları Nelerdir?

Yapılan araştırmalarda hayıt balının karaciğer hasarına karşı oldukça koruyucu ve destekleyici olduğu görülmüştür. Vücudun hormon dengesini sağladığı, kansere karşı koruyucu olabileceği, kadınsal sorunlara iyi gelebileceği, anne sütünü arttırıcı etkisi olduğu belirtilmektedir. Kıllanma ve sivilce problemlerine karşı fayda sağlayabileceği belirtilmiştir. Stres’ten kaynaklı olumsuzluklara fayda sağlayabilen bir üründür. Balın bu etkisi vücudun hormon dengesini düzenlenmesinde yatabilmektedir.

Hayıt otu; erkeksel aktivitelerin azalmasına neden olabilecek bir bitkidir. Hayıt balınında bu etkiye sahip olabileceği olabileceği şeklinde bazı görüşler mevcuttur. Ancak; stres kaynaklı erkeksel problemlere karşı fayda sağlayabileceği kaynaklarda geçmektedir. Her halükarda ülkemizde üretimi yapılan değerli bir bal türüdür.

Hayıt balının 1 kilogramının fiyatı bazı niteliklerine ve çeşitli markalara göre 50 TL ile 130 TL arasında değişkenlik göstermektedir.

Sağlıcakla Kalınız…

 

Cam Nedir, Cam Nasıl Yapılır? Camın Özellikleri Nelerdir?

Cam Nedir? Camın Kısa Tarihi

Cam; temel hammaddesi SiO2 ( silisyum dioksit veya silikon dioksit) olan bir maddedir. Camın insanlar tarafından ilk kullanımı on binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Doğal bir cam taşı olan Obsidyen taşının insanlar tarafından silah, takı ve çeşitli alet yapımında kullanılması Paleolitik döneme kadar dayanmaktadır.

Camın insanlar tarafından yapay olarak üretiminin ise M.Ö 3000’lü yıllara kadar gittiği tahmin edilir. Bronz çağında Anadolu ve Suriye coğrafyasında ilk kez üretildiği düşünülmektedir. Bu dönemde daha çok cam boncuklar, fayans ve seramik üretiminde kullanıldığı M.Ö 1600’lü yıllarda ise cam kapların üretiminin yapıldığı bulunan kalıntılardan anlaşılmaktadır. Camın şekillendirilmesi için şişirme çubuklarının M.Ö 200’lü yıllardaki keşfi çok önem arz etmektedir. Şişirme çubuklarının keşfinden sonra camın üretimi seri üretim haline gelebilmiştir.

Camdan ayna yapılması teknolojisi camın ilk üretimine oranla henüz çok yenidir. Camın sırlanması ile yüzeyin mükemmel derecede yansıtıcı haline yani ayna halini alması 14.yy’da bulunmuştur. Modern ayna yapma tekniği ise 18 yy’da gelişmiştir. Camın gümüş nitrat ile sırlanması sonucu moderne aynalar üretilmektedir.

Günümüzde cam; evlerdeki ayna ve pencerelerden, araç ayna ve camlarında, bina yapımında, izolasyonda, gözlüklerde, mikroskop ve teleskop gibi mercek yapılarda ve daha pek çok alanda kullanılmaktadır.

İlk Cam Nasıl Yapıldı? Cam Nasıl Yapılır?

Babilde bulunan bir kil tablette cam yapımı için bir reçete bulunmaktadır. Bu tablette camın üretimi için; 60 ölçü kum, 180 ölçü alg ve deniz yosunu külü, 5 ölçü güherçile ve 3 ölçü kireç taşı yazmaktadır.

Camlar genel olarak sıvıdan soğutma şekliyle üretilir. Ham maddeler erime noktasına kadar ısıtılır ve ardından soğutularak cam üretilir. Teorik olarak pek çok malzemeden cam veya camsı malzeme üretmek mümkündür. Bazı oksitlerden (Silisyum dioksit), metalik alaşımlardan ve daha pek çok malzemeden cam yapmak mümkün olsa da maliyetinin düşüklüğü bakımından cam yapımında kullanılan temel malzeme SiO2’dir. Silisyum dioksit dışında B2O3, P2O5 ve GeO2 gibi oksitlerde kullanılabilir. Günümüzde üretilen çoğu camda ortalama % 70 oranında Silisyum dioksit kullanılmaktadır. Örneğin düz camda oran % 72 iken lazer camında bu oran % 30 civarındadır.

Camın yapımında silikat yani SiO2 kaynağı olarak kuars, silis kumu veya kuarsit kullanılabilir. Yani cam yapımı için kullanılan en önemli kaynak kumdur. İşlenmiş kum ile cam yapımında kullanılan malzemeler soda ve kireçtir. Camın türüne göre başka malzemelerde eklenmektedir.

Malzemeler birbiri ile karıştırılarak ısıtıcı fırınlara gönderilir. Yaklaşık 1500 derecede karışım eriyik hale gelmektedir. Normalde silisyum daha yüksek sıcaklıklarda erimesine rağmen soda sayesinde erime sıcaklığı 1500 dereceye düşmektedir. Kireç ise cama saydamlık vermektedir. Yaklaşık 12 saat boyunca karışım fırında 1500 derece sıcaklıkta bekletiliyor. Daha sonra 1500 derecedeki cam çalışma havuzlarına alınır ve kontrollü olarak soğutulur. 1100 dereceye soğutulduğunda şekil verme aşamasına geçiliyor. Şekil verme aşamasından sonra kontrollü soğutma ile camın sıcaklığı normal sıcaklıklara düşüyor.

Sağlıcakla Kalınız…

Mahlep (İdris) Ağacı Meyvesi ve Mahlebin Faydaları

Mahlep Nedir? Mahlebin Faydaları Nelerdir?

Mahlep Ağacı; diğer adlarıyla İdris Ağacı, Yaban Kirazı, Taş Kirazı, Melem ve Endirez olarak bilinir ve Türkiye’nin pek çok yerinde doğal olarak kendiliğinden yetişmektedir. Gülgiller familyasından olan Mahlebin bilimsel adı Prunus mahaleb olup İngilizce’de Mahaleb Cherry olarak bilinirDoğal olarak yetişmesi, hiç bir sulama, gübreleme ve ilaçlamaya ihtiyacı olmaması ve etkin antioksidanlar içeren meyvesiyle doğal yaşam tutkunlarının tüketmesi gereken bir meyve. Üreticiler  Mahlep Ağacı üzerine vişne ve kiraz aşılamaktadırlar.

Baş ağrısı ve diş ağrılarına karşı sakinleştirici ve ağrı kesicidir. Ayrıca, şeker hastaları için faydalıdır.

Mahlep Ağacının Şekere iyi geldiği söylenmektedir. Şeker hastalarının Mahlebin meyvesini kullanması önerilmektedir.Böbrek sancısı ve karın ağrılarına iyi gelmektedir. Mahlep özütü ise öksürük kesicidir ve bağırsaklardaki iltihaplara karşı iyileştirici etkisi vardır. Prostat büyümesinde de etkili olduğu bilinir.  Ancak mahlep meyvelerinin en önemli etkilerinden birisi kuvvetli bir ağrı kesici olması, ferahlatıcı ve dindirici etkilerinin bulunmasıdır. Bu sebeple bu kısımlar ilaç sektöründe ağrı kesicilerde ve antibiyotiklerde kullanılmaktadır.  Ayrıca siyosiyonik asitte içermektedir. Bu madde de belli oranlarda solunum yollarını  ve sindirimi rahatlatıcı etki gösterir. Ancak bu meyvenin özellikle çekirdeklerinin aşırı tüketilmesi zehirlenmelere ( siyanür zehirlenmesi ) neden olabilir. Zehirlenme türü acı badem çekirdeği ve acı kayısı çekirdeği zehirlenmeleri ile aynı türdedir.  Bu nedenle meyvelerin kaynatılıp marmelat şeklinde veya kurutulup tüketilmesi daha uygundur. Kuru meyveler tüketilirken çekirdekleri çiğnenmemelidir.

Mahlep Ağacı kullanım alanları

İçeriğinde ki Kumarinden ötürü kabukları hoş bir koku yaymaktadır. Öyle ki eski zamanlarda pipo yapımında kullanılırmış. Değerli bir ağaçtır. Sert yapısından dolayı mobilya ve oymacılık alanlarından kullanılmaktadır. İdris ağacı yapraklarından yeşil boya elde edilebilmektedir.

Mahlep Unu Nedir?

Mahlebin en çok kullanıldığı alan, çekirdekleriyle elde edilen mahlep unu yapımıdır. Mahlep unu bugün pastane sektörünün kullanılan önemli hammaddelerden birisidir. Pastanelerden aldığımız Poğaça, çörek gibi pek çok ürünün kendine has tadı, Mahlep unu sayesindedir.

Mahlebin tohumlarından distile edilen yağ suya dayanıklı olması sebebiyle boya sanayisinde, gemi boyalarıyla vernik imalatından kullanılmaktadır.

Mahlepten yapılan şarap ise dünyanın ender bulunan şaraplarından birisidir ve Türkiye’ye özgü olduğu iddia edilir. Özellikle Tokat ilimizde üretimi yapılmaktadır.

Bu değerli meyveyi mevsiminde bulup kurutarak kışın çayını veya şurubunu yapabilirsiniz.

Uyarı: Kan sulandırıcı etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle dikkatli tüketilmesi ve yukarıda bahsedildiği gibi meyvelerin kaynatıldıktan sonra tüketilmesi uygundur.

Sağlıcakla Kalın…

İlginizi Çekebilecek Yazılar 

Kirazın Faydaları Nelerdir? 

Teriyaki Sos Nasıl Yapılır? Teriyaki Sos Nasıl Kullanılır?

Teriyaki Sos Nasıl Yapılır?

Teriyaki, tatlı bir sos çeşididir. Pişirildiği yemeklere tatlımsı bir lezzet ve parlak-karamelize bir renk katar.  Tariflerde küçük farklılıklar olsa da ana malzemeler; su, nişasta, tatlandırıcı ve soya sosudur. Sadece bu dördü ile de yapılabilir. Sos; yemeğin kendi içerisinde de hazırlanabilir. Aşağıdaki malzemeler (nişasta hariç); pişirilecek et ile karıştırılır ve bir süre marine olması beklenerek et normal şekilde pişirilebilir. Teriyaki sos halinde ise kızartmalar için kızartma işlemi bittikten sonra kızartılmış ürünün üzerine dökülür. Sulu yemeklerin pişme aşamasında içerisine eklenerek birlikte pişirilebilir.

Malzemeler

1 su bardağı su
Yarım çay bardağı soya sosu
3-4 tatlı kaşığı toz şeker
Varsa 1 tatlı kaşığı bal
İsteğe göre az miktarda püre haline getirilmiş taze zencefil veya zencefil tozu
2-3 diş sarımsak
2 yemek kaşığı mısır nişastası
Çeyrek su bardağı soğuk su

Not: Sosu tatlandırmak dilenen her şey (nar ekşisi, limon, fesleğen, kekik vs. ) eklenebilir.

Bir tencere içerisine 1 bardak su, şeker, bal, soya sosu, zencefil ve sarımsaklar kısık ateşte 2-3 dakika karıştırılarak pişirilir ve ocağın altı kapatılır. Çeyrek su bardağı soğuk su içine nişasta atılır ve iyice karıştırılır. Nişasta su içinde iyice dağıldıktan sonra tencereye eklenir. Ocağın altı tekrar açılarak sos yavaş yavaş karıştırılarak pişirilir. Sos koyulaşana kadar 6-7 dakika kadar pişirilir. Artık sos kullanıma hazırdır. Sos saklanmak isteniyorsa veya isteğe göre süzülebilir. Bir süzgeç veya bone içerisinden geçirilerek hoş bir sıvı sos elde edilebilir. Süzüldükten sonra buzdolabına kaldırılır. Bu sos, 1-2 ay boyunca buzdolabında tazeliğini koruyabilir.

Teriyaki Sos Hangi Yemeklerde Kullanılır?

Tavuk göğsüne eşsiz bir lezzet katar. Her tür tavuk ve biftek kızartmasında, makarna yemeklerinde, salatalarda ve sebze yemeklerinde rahatlıkla kullanılabilir.

Sağlıcakla Kalınız…

Yanardağ Patlamaları ile Oluşup Evimize Giren Ponza Taşı

Ponza Taşı Nedir?

Ponza taşı(topuk taşı); yanardağ patlamaları sonucu oluşan lavların en üstünde oluşup bu şekilde katılaşan çok değişik renklerde bulunabilen doğal bir camdır. Kızgın haldeki magmanın ihtiva ettiği gazların aniden soğuması esnasında ana kütleden ayrılması sonucu oluşan bir maddedir. Dünya Pomza rezervinin % 15.8i (2.8 milyar ton) ülkemizdedir. Bu Türkiye için önemli bir avantajdır. Aynı zamanda ülkemiz ponza taşı üreten en önemli iki ülkeden biridir. Diğer ülkeler ABD ve İtalya’dır. Ülkemizde en çok Doğu Anadolu ve İç Anadolu’da bulunmaktadır. Ülkemizde çıkan ponza taşının büyük çoğunluğu; Bitlis, Kayseri, Van ve Nevşehir’den çıkarılmaktadır. Ayrıca; Ankara, Iğdır ve Kars gibi illerimizde de pomza yatakları bulunur.
Dilimizde; topuk taşı, nasır taşı,pomza taşı, sünger taşı, köpük taşı gibi isimleri bulunur.

Ponza Taşı Nerelerde Kullanılır-Özellikleri Nelerdir?

Ülkemizden çıkan ponza taşları inşaat sektöründe değerlendirilmektedir. Ayrıca topuk bakımı için herkesin bildiği ve kolaya ulaşabildiği bir taştır. Ağırlıklı olarak silis minerali (%75) içermektedir. İçerdiği Siliysum dioksit taşa, aşındırıcı bir özellik kazandırmıştır. Bileşenlerinden biri olan Al2O3 ise taşın yüksek ısıya ve ateşe dayanmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda içerdiği diğer bileşimler malzemeye üstün özellikler kazandırmıştır. Yaklaşık 2 bin yıldır inşaat alanında kullanıldığı görülmektedir.

Pomza taşının inşaat sektöründe bu denli kullanımının nedeni; hafif olması, ısıya ve ateşe karşı dirençli olması, mükemmel bir ısı ve ses izolasyonu sağlayabilmesi, yangına karşı dayanıklı olması, depremlerde binanın esnekliğini arttırması, soğuğa karşı etkili olması sayılabilir.

Bunların dışında pomza taşı; tekstilde kotların ağartılması ve yumuşatılmasında, tarım ilaçlarında, gübrelerde, diş tozlarında, diş parlatıcı olarak, diş macunlarında, deterjanlarda katkı maddesi olarak, boyacılık gibi sektörlerde kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca gözenekli yapısı nedeniyle su tutucu özelliği bulunur. Kurak arazilerde ponza taşı arazinin su oranını korumak için kullanolmaktadır

Evlerde Pomza Taşı Nasıl Kullanılır?

* Tüylenmiş kazaklar ve diğer elbiseler üzerinde biriken tüyleri almak için kullanılır
* Saksı topraklarına ponza karıştırmak nem seven bitkiler için çok iyi gelecektir.
* Ponza taşı bahçe için kullanımlarda daha çok küçük parçalar halinde satılmaktadır. Kurak topraklarda toprağın su tutma kapasitesini arttırmakta killi topraklarda ise drenajı arttırmakta ve köklerin büyümesini sağlamaktadır.
* Evde kotlara desen ve yırtık yapmak için kullanılabilir.
* Sert topukları eski haline getirmek için zaten topuk taşı olarak satılıyor.
* Ciltteki ölü hücreleri temizlemek için kullanılır. Cilt için kullanımlarda mutlaka ıslatılmalıdır. Ayrıca; cilt için kullanımlarda yumuşak özellikli ponza taşı daha iyi ve sağlıklı sonuç verir. Kullanmadan önce cilt ve taş ıslatılmalıdır.
* Emici özelliği nedeniyle evlerde koku taşları olarak kullanılabilir. Taşa bir miktar sevilen yağlar emdirilir ve öylece bırakılır.

Sağlıcakla Kalınız…

Kuşburnu Marmelatı Nasıl Yapılır?

kuşburnu marmelatı nasıl yapılır, kuşburnu marmelatı tarifi

Kuşburnu Marmelatı Nasıl Yapılır?

Tarife geçmeden önce mümkünse kuşburnu marmelatı şekersiz yapılmalıdır. Bu şekilde şeker hastalığı sorunu bulunanlar için harika bir lezzet ortaya çıkacaktır. Şekersiz marmelat bu hali ile oldukça lezzetli olacaktır.  Şekersiz kuşburnu marmelatı çok faydalı bir besindir ancak tek kusuru çabuk bozuluyor olmasıdır. Sizlere tavsiyemiz şeker koyacaksanız şeker miktarını oldukça az tutmanızdır. Şekersiz marmelatın tarifi de aşağıdaki tarif ile aynıdır.

Kuşburnu Marmelatı Tarifi için Malzemeler: 

Kuşburnu
Toz şeker (İsteğe göre)
Su

Evde kuşburnu marmelatı yapılışı

Kuşburnunun uç kısımları bıçak yardımı ile kesilip temizlenir. Daha sonra yıkanır ve bir düdüklü tencere içerisine alınır, tencere içerisine kuşburnuların üzerini bir parmak geçecek seviyede temiz-klorsuz su eklenir. Bu şekilde 1 saat kadar pişirilmelidir. Pişme işlemi tamamlandıktan sonra püre haline getirilir. Püre haline gelen kuşburnu önce bir makarna süzgeci tarzı bir süzgeçten daha sonra daha ince bir süzgeçten geçirilir. En son aşamada ise daha iyi sonuç almak için daha ince telli bir süzgeç veya un süzgeci tarzı bir süzgeçten geçirilebilir. Son süzgeçten geçen püre marmelat için kullanılacaktır.

Elde kalan püre geniş bir tencereye alınır 2-3  saat kadar kısık ateşte karıştırılarak kaynatılır. Koyulaşmaya başlayınca şeker ilavesi yapılır. Şeker ilavesi yapıldıktan sonra 15-20 dakika kadar kaynatılır. İşlem bittikten sonra 5 dakika dinlendirilir ve ardından sıcak sıcak kavanozlara doldurulur. Kavanozların ağzı sıkıca kapatılır ve ters çevrilerek soğutulur. Ardından buzdolabına kaldırılır.

Not: Pişirme süresi su miktarına göre değişebilir. İstediğiniz kıvamı alınca 2 yada 3 saat kaynatmanıza gerek yoktur. Kıvam oluşunca şeker ekleyip 15-20 dakika daha kaynatmanız yeterlidir.

Afiyet Olsun….

İlginizi Çekebilecek Yazılar: 

Kızılcık Marmelatı ve Şerbeti Tarifi