Damarlarımızı Güçlü Tutmak İçin Neler Yapabiliriz? Damar Temizliği Nedir?

damar temizliği

Damarlarımızı Nasıl Temiz Tutabiliriz? Damar Temizliği için Öneriler

Damar sistemi, içinden sıvı geçişi olan tahliye tesisatına benzetilebilir. Bazen mutfak lavabolarında bulunan hortumların tıkandığını görebiliriz. Bu tıkanıklık incelendiğinde bazı organik ve inorganik maddelerin tıkanıklığa neden olduğu görülür. Damar sistemi de benzer şekilde kolesterol, enflamatuar atıklar ve yağ partiküllerinden zarar görebilir. Bu maddeler damar çeperine yapışarak damar sertliği neden soruna yol açar. Bu maddeler bir kere damar çeperine yapıştığında sonradan gelen partiküllerin yapışması kolay hale gelebilir. Zamanla ileri düzeydeki damar sertliği yani iç çeperdeki atıkların kalınlaşması nedeniyle damar tıkanıklığı görülür. Bu nedenle beslenme sistemine dikkat etmek ve egzersiz ile damar temizliği mümkündür.

Damar sertliği önemli bir problemdir ve mutlaka bir hekim tanısı ile konmalıdır. Tıbbi tedavi dışında bir tanı veya tedavi aranmamalıdır. Ancak hayatımızda bazı küçük noktalara dikkat ederek damar sağlığımızı daha iyi hale getirebiliriz.

Damarlarımızı sağlıklı tutmak için öncelikle yapmamız gereken; aşırı tuz, şekerli tatlı ve içecek, hamur işi, alkol, sigara tüketimine dikkat etmekte bunları mümkün olduğunda sınırlamakta fayda vardır. Özellikle aşırı yağlı besinler, kalitesiz yağlarla yapılan yemekler, kızartmalar, fastfood ürünlerden uzak durmak gerekir.

Damarları Temizliği için Neler Yapılabilir?

1-) İbrahim Saraçoğlu’nun Lahana Çayı Tarifi 

lahana çayı ile yağ eritme

Bir adet lahananın en dışında bulunan iki yaprak iyice yıkanarak bir kaç parçaya bölünüp yarım litreden biraz fazla suyun içine atılır. Kısık ateşte 15 dakika kaynatılır. Ilıdıktan sonra süzülür ve içileceği zaman içerisine 7-8 damla limon damlatılır ve içilir. 15 gün boyunca bu kür yapılır. Bu kür, yağ yakıcı etkileri olabilen bir kürdür. Hem damarlardaki yağlanmaya hem de karaciğer yağlanması gibi organ yağlanmalarında kullanılabilir. Haşlanmış lahanayı çeşitli yemeklerde kullanmak da iyi gelebilir.

2-) Limon sarımsak kürü damar tıkanıklığına iyi gelir mi?

limon sarımsak kürü

Damar temizliği için oldukça olumlu yorumlar alınan bir yöntemdir. Ancak; kesinlikle doktorumuz uygulanmasında sakınca görmüyorsa yapılmalıdır. Çünkü ilaç kullananlar açısından bazı riskler olabilir. Tansiyon dengelemek, yağ yakımını hızlandırmak için çok etkili olduğu söylenmektedir. Tarif için: Limon sarımsak kürü nasıl yapılır?

3-) Balık ve Diğer Omega-3 Kaynakları Damar Sistemine Faydalıdır.

balığın damarlara faydaları

Deniz ürünleri omega-3 alımı açısından tek geçerli ve yeterli kaynak. Bazı yağlı bitkilerde ve semizotunda da bulunmakta ancak bitkisel kaynaklarda omega-3 miktarı hem az hem de bitkisel kaynaklı omega-3’lerin çok çok azı vücut tarafından emilebiliyor. Omega-3, damar sertleşmesine ve tıkanmasına karşı engelleyici ve LDL kolesterolü düşürücü, damarların yapısını ve esnekliğini koruyucu özellikleri bulunmaktadır. Balık gibi deniz ürünlerine ulaşma imkanının olmadığı zamanlarda omega-3 tabletler kullanılabilir.

4-) Damar Temizliği için Alıç Meyvesi

damarlar için alıç

Yüzlerce yıldır kalbe iyi geldiği bilinen doğal bir meyvedir. Hem meyvesi, hem yapraklarından yapılan çay kullanılabilir. Sonbaharda sıkça temin edilebilecek olan bu meyveden mevsiminde 10-25 gün boyunca her gün bir avuç yenmesi tavsiye edilir. Kurutulup çayı da yapılabilir. Damar genişletici etkisi bulunur. Ayrıca; ekstrelerini de piyasada bulmak mümkün. Sonbahar aylarında ülkemizin her yerinde bulmak mümkün.

Bu sayılanlar dışında; zerdeçal, karabiber, kırmızı biber, yeşil yapraklı sebzeler, antioksidan açısından zengin meyveler (kara dut, dut, böğürtlen, erik, kara üzüm), limon, doğal domates, çay gibi besinler damarlar için sağlıklı besinlerdir.

Yukarıda bahsedildiği gibi damar tıkanıklığı sorunu olanların yapması gereken ilk şey tıbbi destek almaktadır. Bünyeye iyi gelmeyecek zararlı alışkanlıklardan kurtulmak ikinci önemli şeydir. Ayrıca; hafif egzersiz ve hareket miktarının arttırılması da çok önemlidir.

Sağlıklı Günler Sizlerin Olsun….

Porselen Gibi Güzel Cilt İçin Neler Yapılmalıdır? Cilt Güzelleştirme Yolları

Güzel Cilt İçin Neler Yenmelidir? Cildi Yıpratan Şeyler Nelerdir?

Güzel cilt demek; pürüzsüz, siyah noktasız, yaşına göre daha genç görünen sağlıklı bir cilt demektir. Cildimizin estetik açıdan göze hitap etmemesi belirli süreçlerin sonucunda oluşan bir durumdur. Genel olarak cilt temizliğinin dışında cildin sağlıklı görünmesi iç organların düzgün çalışması ile bağlantılıdır. Özellikle karaciğer, böbrek, bağırsak ve sindirim sisteminin iyi çalışması sağlıklı bir cilt için çok önemlidir.

Bazı hastalıklar dışında cilt sağlığı için en önemli faktör beslenme alışkanlarıdır.

Güzel Bir Cilt İçin Neler Yapılmalı?

1-) Sebzeler ve Meyveler Sağlıklı Cilt İçin Çok Önemlidir.

güzel cilt için beslenme

Her türlü yenilebilir yeşil yapraklı sebzeler içerdikleri vitaminler ve antioksidan içerikli fitobileşikler sayesinde cildi korur. Özellikle; maydanoz, dere otu, lahana, karnabahar, brokoli, marul, semizotu, karahindiba gibi bitkiler cilt sağlığı için faydalıdır. Bu besinler cilt güzelliği kadar vücut sağlığı için de gerekli besinlerdir. Sivilce ve akne sorununa karşı da oldukça etkilidirler. Pırıl pırıl bir cilt için faydalı besinler arasında taze kırmızı biberde tercih edilebilir.

Meyveler özellikle küçük meyveler olarak bilinen böğürtlen, yabanmersini, karadut, dut, üzüm, alıç gibi meyveler ile limon ve diğer turunçgiller, doğal elma ve armut gibi meyveler sağlığımız için gerekli meyvelerden. Olması gerekenden fazla büyük meyvelerden ziyade küçük, ilaçsız meyveleri makul ölçülerde tüketmek önemlidir. Yemeklerden hemen önce veya hemen sonra meyve yenmemelidir daha çok iki öğünün ortasında meyve yenebilir. Doğal meyve bulmak zorsa keçiboynuzu, kuru incir, kutu dut, kuru üzüm gibi meyveler yenebilir.

2-) Yeterli Su Alımı Demek Dolgun Cilt Demektir

suyun cilde faydalari

Vücudun susuz kalması cilt hücrelerinin de susuz kalması demektedir. Hücresel düzeyde tüm biyokimyasal olaylar suyun varlığında gerçekleşir. Susuz kalan hücreler küçülür bu durumda cilt kırışıkları, geri dönüşü olmayan doku hasarları meydana gelebilir. Bu durumu susuz kalan çiçeklerin renklerinin solması ve büzülmeleri sırasında gözlemleyebiliriz.

Kişiden kişiye vücudun ihtiyaç duyacağı su miktarı değişebilir ancak yetişkin bir bireyde 1 litrenin altında günlük su tüketimi bazı istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Ancak su tüketimini her şeyde olması gerektiği gibi abartmamak gerekir. Çünkü çok su içmek veya sağlığa faydaları olan besinleri çok tüketmek bazı sorunlara iyi geliyor denemez sadece bu besinlerin eksikliğinde bazı sorunlar ortaya çıkıyor denebilir.

3-) Baharatlar Güzel Cilt İçin Destekleyici Olabilir.

Zerdeçal, kekik, biberiye gibi baharatlar da vücudu toksinlerden arındırıcı maddeleri içermektedir. Zerdeçalin karaciğeri yenileyici özelliği bulunur. Ancak baharat alırken güvenilir ve taze olması önemlidir. En iyi baharat elde etme yöntemi küçük baharat değirmenleri ile bu işin evde yapılmasıdır. Cilt bakımına yönelik baharat seçimlerinde, aşırı acı baharatlardan uzak durmakta fayda var. Baharatlardan fayda görmek için et yemeklerinde onları kullanmak ve C vitamini içeren limon ile birlikte almak daha hızlı sonuç verebilir.

4-) Bazı Hayvansal Ürünler Güzel Bir Cilt İçin Gerekli Olabilir.

Cildin esas yapısı vücudun diğer yapılarında olduğu gibi proteinlerdir. Yumurta, yoğurt, kefir, doğal süt, kemik suyu çorbası, paça çorbası gibi besinler hem protein hem de cildin esnekliğini koruyan maddeler yönünden zengindir. Deniz ürünleri ise bambaşka etkilere sahip kusursuz cilt dostu besinlerdir. Omega-3 açısından en zengin besinler olan balıklar ulaşabileceğimiz en ekonomik besinler arasındadır.

5-) Yağlar, Cilt Güzelleştirmede Yüzlerce Yıldır Kullanılıyor

cilde iyi gelen yaglar

Yeteri miktarda kaliteli yağ tüketmek hem beynin sağlıklı çalışması hem de vücut organ ve dokularının işleyişini devam ettirmesi açısından önemlidir. Özellikle deniz ürünlerinden alınan yağlar, keten tohumu, fındık, ceviz gibi kuru yemişlerden alınan yağlar sağlıklı yağlardır. Zeytin yağı ve tereyağı gibi yağlar sofralara şans verilmesi gereken yağlardır. Bunlar dışında kozmetik amaçlı kullanılan yağlarda vardır. Örneğin hindistan cevizi yağı insan cilti ile  uyumlu bir yağdır ve sıklıkla saç-cilt bakımında kullanılır. Çörek otu yağı gibi yağlar zeytinyağı ile seyreltilerek saç bakımı için kullanılır.

6-) Güzel Cilt İçin Yiyecekler Kadar Önemli Olan Uyku 

En pahalı kremler dahi uykusuz kalmış bir insanın cildini güzelleştirmeye yetmemektedir. Öyle ki uykusuz bir bünye ne kadar iyi beslenirse beslensin cilt güzelliği bozulmaya devam edecektir. Bu nedenle yeterli uyku almak çok önemlidir. Vücudun tüm sistemlerine etki eden melatonin hormonunun salgılanması diğer hormonlarında sağlıklı salgılanmasına, hücrelerin kendisini yenilemesine, kilo vermeden genç görünmeye kadar her noktaya etki etmektedir.

Hücrelerimizin büyük bir kısmı sudan oluşur. Dokulara yeterli su gitmezse dokular şeklini koruyamaz ve yaşlılık belirtileri erken ortaya çıkabilir.

Güzel Cilt İçin Egzersiz 

Gerek dolaşım sistemi gerekse yağ yakımı açısından spor veya egzersiz çok önemlidir. Her gün 30 dakikalık egzersiz yapmak genel sağlığın korunması açısından oldukça önemlidir. Hareket esnasında vücudun kalori yakmasının yanı sıra kandaki trigliserit denen küçük yağ parçacıkları da yok olmaktadır. Cilt ve saç hücreleri artan kan akışı ile beslenmektedir. Günlük tempolu yürüyüşler dahi yeterli egzersizi sağlayabilmektedir.

Cilt Güzelliği için Cilt Temizliği ve Cilt Bakımı

Cilt bakımı, sağlıklı bir cilt için gerekli bir eylem olsa da aşırıya kaçmamakta fayda var. Cildimizi temizlerken aşırı alkali ürünler kullanmamalıyız. Su en iyi temizleyicidir. Cilt temizliği için  cilt tipimize uygun ve ortalama Ph değerine ( PH: 5.5)  sahip bir temizlik ürünü seçmeliyiz. Ayrıca meyve özleri içeren ve doğal içeriğe sahip temizleyiciler cildimiz için daha sağlıklıdır.  Ayrıca cilt temizlendikten sonra tonik ile temizlik işlemi sonlandırılabilir. Gül suyu doğal bir tonik olarak kullanılabilir. Cildimizi doğal yollardan nemlendirmek de daha sağlıklı bir davranış.  Aşırı krem kullanımı cilt gözeneklerini tıkayabilir ve uzun vadede siyah noktalarda artışa neden olabilir. Bu nedenle krem kullanırken kaliteli, pudra içeriği yüksek olmayan, doğal içerikli ve cilt tipine uygun olması önemli.

Güzel Bir Cilt için Nelerden Uzak Durmak Gerekir

Sağlıksız Beslenme ve Zararlı Alışkanlıklar 

Şekerli gıdalar, kızartmalar, hamur işi gıdalar, sigara, alkol, aşırı tuzlu besinler, işlenmiş gıdalar, aşırı kafein, karaciğere ve böbreklere zarar verecek cildin yağlanmasına, gözeneklerin büyümesine, göz altı morluklarının oluşmasına neden oluyor. Özellikle bunların bir kaçının alışkanlık haline gelmesi kısa sürede cildimin bozulmasına neden olabilir. Şekerli gıdaların, kızartma ve hamur işi besinlerin, işlenmiş et ürünlerinin vücutta serbest radikalleri arttırdığı, şeker dengesini bozduğu, vücutta ve kanda yağlanmayı arttırdığını belirtmek gerekir. Bu gıdaların vücuda verdiği zararlar tek yönlü olmayıp karaciğerden kalbe, beyinden böbreklere kadar pek çok organa zarar verir.

Stres başlı başına insan vücudunun her noktasına zarar verebilecek bir sorundur. Strese ilaveten sağlıksız beslenme ve uyku problemlerinin ilk etkileneceği yerler cilt olmaktadır. Hatta saç problemleri de bu gibi durumlarda sıklıkla görülebilir.

Mevsim Geçişleri Cilt Problemleri için Ayrı Bir Sorundur

Her yıl mevsim geçişlerinde çoğu insan pek çok problem yaşamaktadır. Özellikle kış bitiminden yaz aylarının başlangıcına bazen de yaz bitiminden kış aylarının başlangıcına kadar geçen sürede bazı problemler ortaya çıkmaktadır. Gözden kaçan bir nokta olmasına rağmen belki de pek çok problemin en önemli nedenleri arasında mevsim geçişleri sayılabilir.

Eğer vücut, bu geçiş dönemine hazırlıksız yakalandı ise insandan insana değişmekle birlikte saç dökülmesi, egzama, depresyon, alerji, baş ağrısı, cilt problemleri gibi sorunlar görülebilir. Bu sorunu kısmen de olsa önlemek için mevsim geçişlerinin başlamadığı yaz ve kış aylarında detoks etkisi olan yukarıda saydığımız besinler tüketilebilir. Özellikle keçiboynuzu, yulaf, kırmızı renkli meyveler, yoğurt ve özellikle kefir, yeşil yapraklı mevsim sebzeleri ve mevsim meyvelerini  tüketmek, zararlı besinlerden mümkün olduğunda uzak durmak, yeterli uyku hem stresin azaltılmasında hem de  mevsim geçişlerini daha az zararla atlatmakta büyük fayda sağlayabilmektedir.

Sağlıcakla Kalınız…

 

Diş Macununun Hiç Bilmediğiniz Faydaları

Her gün kullandığımız ve kullanmamız gereken diş macununun faydaları bakımından aslında iyi bir temizleyici olduğunu biliyor musunuz?

Hafif derecede sivrisinek ısırıklarında bir parça diş macunu ısırığın neden olduğu şişliğe konulup ve 2-3 dakika bekletilebilir. ( Isırıklara alerjiniz varsa mutlaka doktora gidiniz )

Döküm tavalarınızda zamanla meydana gelen ve deterjanla çıkmayan lekeleri kolayca temizleyebilirsiniz. Bir miktar diş macununu sürmeden önce tavanızı ılık suyla yıkayın ve diş macununu sürün 15 dakika sonra güzelce yıkayın. Lekelerden eser kalmayacaktır.

Diş macununun faydaları bu kadarla bitmiyor. Ayakkabılarınız üzerinde ve özellikle yan taraflarında zamanla oluşacak toz ve kir lekeleri üzerine bir miktar diş macunu sürüp nemli bir bezle güzelce ovalıyoruz.

Gümüş takılarınızda kararma yani oksitlenme meydana gelmişse bu takılarınıza diş macununu güzelce yedirerek sürün ve yaklaşık 12 saat bekletin. Bu iş için en uygun zaman gece yapmanızdır.

Soğan ve Sarımsak kokusu oldukça rahatsız edicidir. Özellikle bir kaç saat sonra vücudunuza sinen bu koku molekülleri bozulmaya başlayarak daha da katlanılmaz hale gelir. Eğer bu kokular ellerinize sinmişse elinizi diş macunu ile yıkayınız.

Duvara kalemle veya boyayla çizilmiş resimleri diş macunu kullanarak kolayca çıkarabilirsiniz.

Sigaradan dolayı pek çok sigara tiryakisinin parmak uçlarında, tırnaklarında bazende bıyık bölgelerinde sararmalar meydana gelir. İşte bunun için diş macunu bu kötü görüntüden kurtulmanız için imdadınıza yetişir. Bir miktar diş macunun sararan tırnaklarınıza sürün ve eski bir fırça ile fırçalayın. Sonuçtan memnun kalacaksınız.

Not: Diş Macunu kimyasal bileşiklerden oluşmaktadır. İhtiva ettiği maddeler nedeniyle tıbbi bir kanıt ve doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle açık yaralara sürülmemeli, arı sokmalarında kullanılmamalı, yanıklarda yanık bölgelerine sürülmemelidir.

Manchego Peyniri Nedir? Manchego Peynirinin Yanında Neler Tüketilir?

manchego peyniri nedir

Manchego Peyniri Nedir?

Manchego peyniri; yağlı koyun sütünden elde edilen ve İspanya’nın La Mancha bölgesine has lezzetli bir peynir türüdür. İspanyol parmesanı olarak da bilinir. Peynir; taze olarak veya olgunlaştıktan sonra tüketilebilir.

Manchego peyniri; olgunlaşma aşamasına göre değişil lezzetlere sahiptir. Bu nedenle farklı sürelerde bekleyen peynir için farklı isimler verilmiştir.

1-) Fresco Manchego: Manchago peynirinin taze haline verilen isimdir. İki haftalık bir olgunlaştırma sürecinden sonra elde edilir. Beyaz renkli, taze, hafif, tereyağlı ve sütlü bir lezzete sahiptir. Bulunması zor bir peynirdir.

2-) Curado Manchego: Semi curado ve curado olmak üzere iki çeşittir. Semi curado; 3 aylık bir olgunlaşma sonucu ortaya çıkar. Otsu, samansı ve hafif keskin bir lezzete sahiptir. Curado ise 6 aylık bir olgunlaşma sonucu ortaya çıkar. Ceviz tadına benzer bir lezzeti vardır.

3-) Veijo Manchego: Olgunlaşma süresi bir yıldan iki yıla kadar sürebilir. İçi karamelize bir renktedir ve keskin, biberimsi bir lezzete sahiptir.

Manchego Peyniri Nasıl Yenir?

Manchego peyniri ile gidebilecek en güzel şey ayva tatlısıdır. Orjinalinde; ayva jolesi veya ayva peltesi tatlısı ile tüketmek İspanya’da bir gelenek haline gelmiştir. Bu iki lezzetin birleşimi oldukça harika bir deneyimdir.  Ancak; ayva peltesi bulamayanlar için bu lezzeti  ayva reçeli veya ayva tatlısı ile deneyimleyebilir.

Şarapla çok uyumludur. Özellikle fresco olan türü sherry şaraplarla iyi gitmektedir. Et yemeklerine de uygundur. Eritilerek tüketilebilir. Eşsiz tostlar ve sandövicler yapmak mümkündür. Makarnalarda ve soslarda kullanılabilir. Sebze gratenlerle birlikte yenebilir. Pizza yapımında da kullanılır.

Manchego Peynirinin Fiyatı Ne Kadar 

Amazon gibi sitelerde yaklaşık yarım kilogramı (1 lb) 19 euro’dan satıştadır. Ülkemizde ise güvenilir sitelerden 200 gramı 50 TL ile 60 TL’den kilogram fiyatı ise 250 TL ile 750 TL’den bulmak mümkündür.

Havuç Helvası Nedir? Havuç Helvası Nasıl Yapılır?

havuç helvası tarifi

Havuç Helvası Nasıl Yapılır?

Havuç helvası; Hindistan bölgesine özgü bir tatlı türüdür. Orjinal adı gajar ka halwa’dır. Değişik şekilleri ile farklı coğrafyalarda da bazı tariflere rastlanmaktadır. Ana malzemeler; havuç, süt, yağ ve tatlandırıcıdır.

Havuç Helvası Tarifi için Malzemeler

2 kilo havuç
4 su bardağı süt
1 yemek kaşığı tereyağı
3 yemek kaşığı pekmez
1 su bardağı toz şeker
2 tepeleme yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı nişasta

Havuç Helvasının Yapılışı

Bir tencereye 4 su bardağı süt ve rendelenmiş havuçlar alınır. 25-30 dakika kadar ara ara karıştırarak kısık ateşte pişirilir. Üzerine şeker, yağ ve pekmez eklenip 10-15 dakika daha pişirilir. Bu süreden sonra nişasta ve un ekleme işlemine geçirilir.

Topaklanma olmaması için azar azar ilave edilmelidir veya öncesinde nişasta ve un bir miktar su veya süt içinde inceltildikten sonra eklenmelidir. Nişasta ve un eklendikten sonra 10 dakika kadar kısık ateşte pişirme işlemine devam edilir. En son servis kaplarına alınır; sıcak veya soğuk servis edilebilir. Üzerine dövülmüş ceviz, badem veya fındık eklenebilir.

Bıldırcın Yumurtası Nedir, Bıldırcın Yumurtası Nasıl Yenir?

bıldırcın yumurtası faydaları

Bıldırcın Yumurtası Nedir?  

Bıldırcın yumurtası; içeriğinde zengin maddeler bulunan bir yumurtadır. Protein açısından oldukça zengin olan bu yumurta; yapı, bileşim ve yoğunluk olarak tavuk yumurtasından farklıdır.

Bıldırcın Yumurtası ile Tavuk Yumurtası Arasındaki Farklar 

Bıldırcın Yumurtası, diğer yumurtalara göre daha fazla türde aminoasit içerir.  Bıldırcın yumurtası; tavuk yumurtasına oranla daha fazla protein, vitamin ve mineral içermektedir. Ancak; tavuk yumurtasına oranla daha fazla kalori ve özellikle kolesterol içermektedir. Kolesterol içermesi nedeniyle dikkatli tüketilmesi gerekir.

Bıldırcın Yumurtasının Çocuklara Nasıl ve Ne Kadar Verilmeli

Bıldırcın yumurtasının rafadan tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Özellikle çocukların bıldırcın yumurtasını rafadan tüketmeleri önerilir. 3 yaş altı çocuklara verilmemesi tavsiye edilir. 3 yaş üstü çocuklara ise haftada iki yada üç kere rafadan verilmesi önerilir.

Bıldırcın Yumurtası-Süt-Bal Karşımı Kürü

Bu karışım yetişkinler için hazırlanmakta olup, öksürük ve alerji gibi sorunlar için tüketimi yaygın olarak görülmelidir.  Aynı zamanda vücuda dinçlik vermek, bağışıklık sistemini düzenlemek, hafızayı kuvvetlendirmek gibi genel vücut düzenini korumaya ve geliştirmeye yönelik uygulanmakta olan bir kürdür.

Genel tariflerde yumurta çiğ olarak bal ve süt ile karıştırılmaktadır. Ancak bu durum bazı riskler içerebilir. Bu nedenle yetişkinler için de yumurtanın rafadan hazırlanması daha sağlıklı sonuç verir. 1 adet rafadan haşlanmış bıldırcın yumurtası, bir kaşık hakiki bal ve bir su bardağı sıcak süt birbirine karıştırılır ve içilir. 15 gün süre ile her gün veya iki günde bir yapılıp içilebilir. Daha sonra ayda 3-4 keze düşürülür. 3 aydan sonra kür bırakılır.

Bıldırcın Yumurtasının Mutfaklarda Kullanımı 

Normal yumurta ile yapılabilecek hemen her şey bıldırcın yumurtasıyla da yapılabilir. Ancak boyutunun küçük olmasına aldanmamak gerekir. Yetişkinlerde; kişi başı bir veya iki taneyi geçmeyecek şekilde tüketimi yapılmalıdır. Yoğun miktarda kolesterol ve kalori içerdiği unutulmamalıdır.

Bıldırcın Yumurtasının Besin Değeri

1 adet bıldırcın yumurtasının besin değeri;

1 adet bıldırcın yumurtası yaklaşık 8-10 gram arasındadır ve 14 kaloridir.
1.17 gram protein içerir.
1 gram yağ içerir
76 mg kolesterol içerir. (Aynı ağırlıkta tavuk yumurtasına oranla iki katından fazla kolesterol içermektedir.)
12.7 mg sodyum
11.9 mg potasyum içerir.

Ayrıca; kalsiyum, A vitamini ve demir de içermektedir.

Bıldırcın Yumurtasının Faydaları

  • Gastrit, mide ülseri ve duodenal ülserin düzelmesine etki gösterir.
  • Hemoglobin düzeyini arttırarak ve toksinleri ve ağır metalleri kandan uzaklaştırarak anemi (kansızlık) tedavisine yardım edebilir.
  • Tüberküloz (verem), bronşiyal astım, diyabet ve damarsal gerginliğin tedavisine yardımcıdır.
  • Güçlü bir anti kanser etkiye sahiptir ve kanserojen gelişmeyi durdurmaya yardım eder.
  • Karaciğer, böbrekler ve safra kesesindeki taşların atılıp yok edilmesine yardım eder.
  • Kalp kasının güçlenmesine ve kan dolaşımının hızlanmasına yardım eder.
  • Hafızayı güçlendirir, beyin aktivitesini yükseltir ve sinir sistemini düzenleyebilir.
  • İmmun sistemi güçlendirerek, organların yaşlanmasını yavaşlatır.
  • Deri rengini düzeltip saçların gür ve parlak olmasını sağlar.
  • Çocukların gelişimine oldukça faydalıdır.
  • Ameliyat sonrasında hızlıca iyileşmek için kullanılır.
  • Dinçleştirici etkisi vardır.
  • Erlik gücünü arttırıcı etkisi bulunur.
  • Alerjik hastalıklara karşı faydalıdır.
  • D vitamini içermektedir.
  • Yoğun miktarda A vitamini içerdiğinden gözler için faydalıdır.
  • Kan değeri düşüklüğü sorununa karşı faydalıdır.

Sağlıcakla Kalınız…

Safran Nedir? Safran Nerelerde Kullanılır?

safran nerelerde kullanılır

Safran Nedir? Safranın Özellikleri Nelerdir?

Safran; süsengiller (iridaceae) familyasına ait; bilimsel adı crocus sativus olan bir bitkidir. Çiğdem çiçeği ile akraba olan soğanlı bir bitkidir. Baharatlar arasında fiyatı en pahalı baharat safrandır. 1 gramının fiyatı 5-6 Euro (30-40 TL) arasındadır. Türkiye’de Safranbolu’da yetiştirilir. Anavatanı; Hindistan ve İran (Güneybatı Asya) bölgesidir. Dünya’nın safranın üreticisi ülkeler; İran, İspanya, Fransa ve İtalya’dır. İspanya’dır. Tarım ürünü olarak ilk yetiştirilmesi Yunanistan’da olmuştur.

Keskin ve hafif acı bir tada sahiptir. İçine girdiği yemeklere altın sarısı bir renk katmaktadır.

Safranın temin edilmesi ve fiyatının pahalı olması nedeniyle; aspir ve zerdeçal gibi bitkiler yemeklere altın sarısı renk vermesi için kullanılır.

Safran Nerelerde Kullanılır?

  • Hindistan’da; pirinç yemekleri, şekerlemeler ve dondurma tariflerinde kullanılır.
  • Arap ülkelerinde; gerçek bir Arap kahvesi safran ve kakule içermelidir.
  • İtalya’nın kuzeyinde ünlü Risotto’nun hazırlanmasında olmazsa olmazdır.
  • İsveç’te St. Lucile gününde safran ekmeği pişirmek gelenekseldir.
  • İspanya’da; Paella gibi ünlü yemeklerin vazgeçilmez bir bileşenidir.
  • Balık yahnisi yapımında kullanılır.
  • Pek çok çeşit tatlı, turta ve kek yapımında kullanılır.
  • Bir kaç gramı 100 bin litre suyu sarıya boyamaya yetmektedir. Bu nedenle sarı boya elde etmek için kullanılmaktadır.
  • Eski zamanlarda ve modern tıpta çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır.

Safranın Tarihçesi

Tunç çağında Yunanistan’da kullanıldığına dair bilgiler mevcuttur. Eski Mısır’da Kleopatra’nın safranla demlenmiş kısrak sütünde yıkandığı söylenmektedir. Eski Girit kadınları tarafından giyilen bolero isimli yün ceketlerin boyanmasında kullanılmıştır. Ayrıca; eski tarihlerde ruj yapmak için; balmumu, safran, kırmızı hardal ve donyağı kullanılmıştır.  Ortaçağ rahiplerinin; safran ve yumurta akı ile yaptıkları bir çeşit tutkal, el yazmalarında altın renginde durabilecek sarı bir sır yaptıkları bilinmektedir.

Safranın Yemeklerde Kullanımı

safran yemekleri, safranlı pilav
safranlı pilav

Safran; kullanılmadan önce tadını ve rengini serbest bırakması için kullanım amacına göre sıcak suya, sıcak et suyuna veya alkole batırılır. Bu ön ıslatma işlemi rengin ve tadın dağılmasını sağlar.

Tercih edilen yöntem:  Her 1 çay kaşığı safran için 3 çay kaşığı su eklenir; bir kaşık kullanarak safran iplikleri düzgün bir şekilde ıslatılır ve 2 saat ile 12 saat arasında bekletilebilir. Bu aşamada ezilmemelidir sadece ıslatılmadır.

Eğer; daha hızlı ıslatma isteniyorsa 1 çay kaşığı safrana 5 çay kaşığı su eklenir ve 20 dakika beklenir. 20 dakikadan sonra biraz ezilir.

Kızartma Yöntemi: Bir tavada çok kısık ateşte safran iplikleri kavrulur. Daha sonra toz haline getirilerek kullanılır.

Safran; yemeklere çok az katılarak tüketilmelidir. Çünkü yemek kaldıkça safranın tadı baskın gelmeye başlar ve bu tat rahatsız edici olabilir.

Yine bir tecrübe olarak; safranlı yemekler pişirilirken ahşap malzemeler kullanılmamalıdır. Safrandaki boya ahşap malzemeyi sarıya boyayacaktır.

Safran Nasıl Saklanmalıdır? 

Işığa ve neme çok duyarlıdır. Güneş ışığı almayacak bir yerde kapalı ve kuru ortamda muhafaza edilirse yıllarca saklanabilir.

Safran; diğer tatları ve kokuları çok kolay emebilir. Bu nedenle temiz ve kokusuz bir kapta saklanması önemlidir.

 

At Sütü Nedir? At Sütünün Özellikleri Nelerdir?

at sütünün faydaları

At Sütü (Kısrak Sütü) Nedir? 

At sütü, çok bilinmese de son zamanlarda duyulan kısraklardan (dişi at) elde edilen bir süt çeşididir. İngilizce’de horse milk veya mare milk olarak da adlandırılır. At sütünü inek sütünden ayıran nokta bileşiminin farklı olması ve sütün sindirimini zorlaştıran kazein isimli proteini daha az içermesi sayılabilir. Ancak kısrak sütü  inek sütüne oranla daha fazla laktoz içermektedir. Laktoz intoleransı olan kişilere uygun bir süt değildir.

At Sütü Nasıl Kullanılır?

  • Geleneksel olarak özellikle Orta Asya kültüründe at sütünün ayrı bir önemi vardır. At sütünden yapılan kımız isimli hafif alkollü içeceğin bu kültürdeki önemi büyüktür.
  • Özel teknikler kullanılarak peyniri yapılmaktadır. Normal teknikler ve maya ile at sütü ve eşek sütü gibi sütler gerekli pıhtılaşmayı sağlayamamaktadır.
  • Normal süt gibi içilebilir normal sütün kullanıldığı tatlı, pasta ve hamur işlerinde kullanılabilir.

At Sütünün Faydaları Nelerdir?

  • At sütü, inek sütüne oranla vitamin ve mineral açısından daha zengindir. İçerisinde A vitamini, B grubunu vitaminleri, C vitamini ve E vitamini içerir. Ayrıca potasyum, demir, kalsiyum ve magnezyumun da içerir.
  • Kısrak sütü inek sütüne oranla daha az kalori içerir. 100 gram inek sütü 65 kalori iken 100 gram at sütü, 44 kaloridir.
  • At sütünün yüz yıllardır bilinen en iyi etkisi, egzama problemlerine karşı iyi gelmesidir. Kemiklerin korunması ve vücuttaki iltihaplanmanın azaltılmasında da rol oynadığı iddia edilmiştir.
  • Geleneksel olarak kısrak sütü, egzama, sedef hastalığı, rozasea veya diğer tahriş nedeniyle ortaya çıkan iltihaplanmalara karşı uygulanmıştır. Kısrak sütü ile aloevera ya da hindistancevizi yağı karıştırılma şeklinde uygulamalar vardır.
  • At sütünün faydaları arasında bağırsak florasını dengeleyebilen ve kabızlık, şişme ve hazımsızlık semptomlarını azaltabilen bazı antikorlar yönünden zengin bir bileşime sahiptir.
  • İçerdiği potasyum nedeniyle de kalp sağlığı için faydalı etkileri sayılabilir.
  • Yapılan araştırmalarda, kısrak sütünün karaciğer üzerinde uyarıcı etkiye sahip olduğu keşfedilmiştir.
  • Vücut direncini arttırdığı için astım ve bronşit gibi sorunlar içinde faydalı olabilir.
  • Vücudun kendini onarma sürecinde bünyeyi destekleyici etkisi vardır.
  • Bütün bu sayılanların yanında at sütü daha az protein içermektedir. Yüz gram inek sütünde 3,7 gram protein varken 100 gram kısrak sütü içinde 0.8 gram protein bulunmaktadır. Ancak süt şekeri bakımından daha zengindir.
  • Kısrak sütü, içinde bulunan antibakteriyel bileşikler nedeniyle inek sütüne oranla saklanma süresi daha fazladır.
  • Son zamanlarda içeriğinde at sütü bulunan şampuan ve kremler  de piyasaya çıkmıştır.

Sağlıcakla Kalınız…

İlginizi Çekebilecek Yazılar:

Eşek Sütünün Faydaları

Kımız Nedir? Kımız Nasıl Yapılır?