Bazı Gıdalar Depresyonu Tetikliyor-Beslenme ve Depresyon İlişkisi

0

Beslenme ve Depresyon Arasındaki İlişki

Fazla Şekerli ve yağlı gıdaları uzun tüketmek  kendimize yapabileceğimiz en kötü şey. Öyle ki şeker-yağ ve hamur işi karışımlarının kızartılması sonucu elde edilen tatlılar ve diğer besinler kısa zamanda hem bedensel hemde ruhsal çeşitli hastalıkları tetikliyor. Beslenme ve Depresyon arasındaki ilişki düşündüğümüzden çok daha derin olabilir!

Beslenme ve depresyon arasındaki bağlantı tam olarak ispatlanmamış  olsa da bu alanda bazı ülkeler önemli araştırmalar yapmaktadır.  ABD Savunma Bakanlığı, intihar oranlarını azaltmak için besin bakımından zengin gıda paketlerini askerlerin tüketmesi için gönderiyor.

Avrupa Birliği ise farklı besinlerin ruhsal sağlık üzerindeki etkisini araştırmak için MoodFood adlı 9 milyon euroluk bir proje başlattığı çeşitli haberlere konu oldu.  

Avustralya’da Deakin Üniversitesi’nden Felice Jacka ve ekibi de beslenme ve depresyon üzerinde başlattıkları çalışmada, bu hastaların mevcut tedavilerine ek olarak ruh sağlığına iyi geldiği bilinen besinler veriliyor.

Depresyon Enfeksiyonları-Enfeksiyonlar Depresyonu Arttırıyor 

Yine Deakin Üniversitesi’nden Michael Maes, depresyonun biyolojik sebepleriyle alakalı yaptığı çalışmalarla öne çıkıyor. Depresyon hastalarının immün (bağışıklık) sistemlerinin aşırı çalıştığını ve kanlarında sitokin adı verilen proteinlerin aşırı miktarda olduğunu göstermişti. Bu tür proteinler kanda çeşitli iltihap oranının artmasına sebep olur.

Yapılan çeşitli araştırmalar depresyon ve iltihap arasındaki ilişkinin çift yönlü olduğu yani depresyonun iltihaba yol açması gibi iltihabın da  depresyona yol açtığını gösterdi.  Maes, artrit ve kanser gibi hastalıkların vücuda aşırı miktarda sitokin proteinini pompaladığı ve bu hastalıkların teşhis edilmesinden önce dahi sitokinin neden olduğu depresyon belirtilerinin kişide patlak verebileceğini belirtiyor.

California Üniversitesi’nden Naomi Eisenberger,  iltihabın uzun süreler vücutta dolaşım sisteminde varlığı halinde, halsizlik-bunalım gibi sorunların yanı sıra beyinde oksidatif strese de yol açacağını söylüyor. Oksidatif Strese vücutta meydana gelen oksidasyon reaksiyonlarından sonra açığa çıkan serbest radikallerin neden olduğu bir durum olup, sinir hücrelerine zarar verip beynin kimyasal sinyal sistemini kesintiye uğratarak depresyona neden olabilir. Oksidatif stresi önleyebilmek için beslenmede alınan antioksidanların büyük önemi vardır.

Depresyonu Tetikleyen Besinler

depresyona neden olan besinler

Ruh ve beden sağlığını bir bütün olarak düşünmek gerekir. Vücut binlerce sistemin bir araya gelmesiyle oluşmuş kompleks bir yapıdır. Bir sistemde meydana gelen arıza diğer sistemlerde de sorunlara yol açabilmektedir. Her zaman önerdiğimiz gibi hayatımızdan şeker- kalitesiz yağ-beyaz un ve işlenmiş gıdaları çıkarmadığımız sürece ne yediğimizin hangi şifalı besinleri tükettiğimizin pek bir önemi yoktur. Öncelikle bu saydıklarımızın tüketimini en aza indirmemiz gerekiyor. Stres dışında sigara ve alkol alışkanlıkları da iltihabi hastalıklara yol açmaktadır. Ayrıca çinko, selenyum minerallerinin ve omega 3ün vücutta bu serbest radikalleri temizlediği bilinmektedir.

Bütün bunlardan yola çıkarak depresyonun ruh sağlığı kadar beden sağlığıyla da ilgili olduğunu düşünmek gerekebilir. Yani stres, sigara ve alkolün yanı sıra beslenme alışkanlıklarını da iltihaplı hastalıklara davetiye çıkaran etkenler olarak görebiliriz. Vücuttaki yağ ve şeker oranının enfeksiyonları ve oksidatif stresi artırdığı, buna karşılık omega 3 içeren balık yağının, çinko ve selenyum gibi minerallerin ise zehirli kimyasalları temizlediği ve beyne ve iyileşme sürecine yardımcı olduğu biliniyor. Ayrıca depresyon hastalarında çinko eksikliğinin bulunduğuna dair çeşitli bulgular mevcuttur ama tam olarak ispatlanamamıştır.

Ancak tüm hastalıklarda olduğu gibi hem depresyondan uzak kalmak hem de vücuttaki iltihap oranını azalatmak için yapmamız gereken ilk iş işlenmiş gıdaları ve şeker-kızarmış ürün-hamur işi besinlerinin tüketimini mümkün olduğunda azaltmaktır.  Bu besinleri azaltmak sindirim sistemi sağlığını yeniden kazanmak için çok önemlidir çünkü bağırsak sistemi ile beyin sistemi arasında birebir bağlantı ve iletişim söz konusudur. Sağlıksız bir bağırsak sistemi depresyonu tetiklemektedir. Bunun en güzel örneği; reflü, gastrit, baş ağrısı, baş dönmesi gibi daha yaygın hastalıklardır.

Depresyonu Azaltmaya Yardımcı Besinler Nelerdir?

Bazı besinler depresyonu azaltmaya yardımcı olabilir. Melisa otuçayı, sarı kantaron çayı, papatya,kedi otu çayı, meyan kökü şerbeti, kefir, yoğurt, sarımsak, soğan, balık ve balık yağı, acı biber, zerdeçal, haşlanmış yada buğulanmış kırmızı et veya tavuk eti, haşlanmış yumurta gibi besinler sayılabilir.

Bu besinlerden bazıları sindirim sistemini düzenleyerek bağırsak florasını sağlıklı hale getirdiklerinden depresyonu azaltmaktadırlar (kefir, meyan kökü şerbeti ve yoğurt). Bazı besinler ise mutluluk hormonu seviyesini yükselttiklerinden (meyan kökü şerbeti, et, kefir) bir diğer kısmı ise uyku sorunlarına iyi geldiğinden (meyan kökü şerbeti, kefir ve melisa otu çayı vs.) depresyon karşıtı etki göstermektedirler.

İlginizi Çekebilecek Yazılar:

Bağırsak ve Beyin İlişkisi

Sağlıcakla kalın…..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here