Uykusuzluk İnsanı Nasıl Etkiler?

Uykusuzum Ne Yapabilirim?

Uykusuzluk Çekiyorum Diyorsanız…

Günlük kaç saat uyuyoruz?  Günlük altı saatten az uyuduğunuz bir hafta boyunca bile 700’ün üzerinde gen değişimi dahil  ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya gelebilirsiniz.
İnsan metabolizmasının işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için günlük 7-9 saat arası uykuya ihtiyacı vardır.  2013’te Gallup adlı Amerikan sitesinde yapılan bir araştırma sonuçlarına göre yetişkin Amerikanların sadece %59’u yeterli uyuyabiliyor. Katılımcıların %14’ü ise gecede 5 saat ya da daha az uyuyabildiklerini ifade ettiler.
Acenta tarafından yürütülen bir ankette ise , insanların %35,3’ü geceleri ortalama 7 saatten az uyuyor.  Katılımcıların %37,9’luk kısmı  gün ortasında uyuklayacak kadar kendilerini  yorgun hissettiklerini belirttiler. Öyle ki % 4,7 si direksiyon başında uyuduklarını itiraf ettiler.

Geceleri Az Uyuyanlar Obeziteye Daha Yatgın: Uykusuzluk ve Obezite

WebDM ise az uykunun konsantrasyon eksikliğine, kaza riskinin artmasına, zeka eksikliğine, cinsel isteksizliğe, hafıza zayıflığına, depresyona neden olduğunu ve kilo alımına sebep olduğunu iddia ediyor. 2005 yılında 32-49 yaş grubu arasındaki 10.000 kişi ile yapılan ankette geceleri 7 saatten az uyuyan insanların  obeziteye daha yatkın oldukları tespit edildi. Journal of Neuroscience’da yayınlanan bir araştırmada çeşitli stres ve uyarıcı faktörlerle uyanık tutulan farelerin,  uyanık ve tetikte tutmakla sorumlu beyin köklerinin bir parçası olan “locus cerelius” hücrelerinin kalıcı olarak zarar gördüğü belirlendi.
Araştırmanın baş yazarı Pensilvanya Üniversitesi’nden Tıp Doktoru olan Sigrid Veassey ise şöyle söylüyor:
“Uyku kaybının telafisi imkansız hasara yol açabileceği konusunda şimdi çeşitli kanıtlara sahibiz. Bu deney basit yapılı bir hayvan üzerinde yapılmış olmasının sonuçları bu ise, biz insanlar olarak buna daha fazla dikkat göstermeliyiz şeklinde konuştu.

Uzun Vadede Az Uyumanın Vereceği Zararlar

İnme ve Kalp Krizi riski 4 katına çıkıyor. Obezite riski artıyor ve bazı kanser türlerinin riski artabiliyor. Ayrıca uzun süre uykusuzluk durumlarında yine diyabet riski, genç ölüm riski artıyor. Sperm kalitesi ve sayısı düşüyor. Erken yaşlanma belirtileri başlıyor.

Erken yaşlanma veya yaşlı gösterme

Özellikle uyku ile geçmeyen gece saatlerinde alınan sigara, alkol yada yemek yeme gibi alışkanlıklardan bir tanesi dahi olsa bu etkiler katlanarak zarar verecektir.

Gece Rahat Uyumak İçin Öneriler

Başkaca bir rahatsızlığınız yoksa melisa çayı ve sarı kantaron çayı uykusuzluk için iyi gelebilir. Uykusuzluk probleminiz varsa akşamlar çay, kahve ve kola içmekten uzak durun. Ayrıca gece geç saatlerde yemek, tatlı ve meyve türü yiyecekleri tüketmemeye çalışın. Bu arada uyuyacağınız odanın tam karanlık ve havalandırmasının iyi yapılmış olmasına dikkat etmeniz gerekmektedir.

Sağlıcakla Kalın…

Eşek Sütü Nedir, Faydaları Nelerdir?

eşek sütünün faydaları

Eşek Sütü ve Eşek Sütünün Faydaları

Eşek sütü son zamanlarda oldukça popüler olan bir besin maddesidir özellikle astım hastaları için çok faydalı olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Eşek Sütü biyokimyasal bileşimi ve Ph değeri anne sütüne en yakın özelliğe sahip süttür. İnek sütüne oranla daha az yağ içerir ve Omega-3 içeren bir süttür. İçeriğinde Cassein ( kazein, kas yapıcı bir protein ), Albümin, Yağ, Laktoz, Tuz ve Su içerir. Bileşiminde  A, B1, B2, B6, D, C ve E vitaminleri gibi vitaminlerin yanı sıra zengin mineraller ve elementlerle (kalsiyum, magnezyum, fosfor, sodyum, demir, çinko  ) biostimulines (immünoglobülinler) ve Gliserol alkil içermektedir.  Anti-aging, rejeneratif ve iyileştirici özellikleri içeren esansiyel yağ asitlerine sahiptir. Bu süt çok etkili bir nemlendiricidir.

Kanserden, astıma, bronşite ve siroz dahil birçok hastalığa iyi geldiği iddia ediliyor. Eşek Sütü ayrıca çiğ olarak tüketiliyor. Bunların yanı sıra şek sütünün kolon kanseri, sedef ve egzama gibi hastalıklara karşıda faydalı olduğu ileri sürülüyor.

  • Eşek sütü ile vücudunuzu yıkadığınızda yada bir bez pamuk yardımıyla sildiğinizde cilt hastalıklarına çare olabilir
  • Balgam söktürür. Sigara içenler kullanabilir.
  • Ateş düşürür.
  • İçerisinde bulunan yüksek kaliteli omega-3 kalbi korur
  • İçerisinde bulunan yüksek kalsiyum sayesinde kemik gelişimini arttırıyor ve kemik erimesini engeller.
  • Yağ yakımını hızlandırabilir ve vücudu formda tutabilir.

Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın 700 tane eşeğin sütü ile güzellik banyosu yaptığı rivayet edilmektedir.

Yakın yüzyılda ise inek sütüne alerjisi olan çocuklar için alternatif süt kaynağı olarak tüketilmiştir.

Alerjik ciltlerin nemlendirilmesi ve temizlenmesi için eşek sütü oldukça faydalıdır. Ayrıca cilt kırışıklıklarının önlenmesinde ve genç görünmesinde oldukça etkilidir. Eşek sütü içerikli kremler yavaş yavaş piyasada yaygınlaşmaktadır.

Avrupa piyasasında eşek sütünden yapılmış krem, sabun ve şampuan gibi pek çok kozmetik ürün piyasaya sürülmüş durumdadır.

 Eşek Sütü Nerede Satılır ? Türkiye’de Eşek Sütü Fiyatı?

Araştırdığımız kadarı ile; Muğla-Fethiye’de ( Enver Yalçın isimli bir girişimci ), İstanbul-Bayrampaşa’da Köyüm At Çiftliği isimli bir üretim merkezinde; Kırklareli’nde Doç. Dr. Ufuk Usta’ya ait bir çiftlikte, yine İzmir Tire’De bir çiftlikte eşek sütünün üretildiğini öğrendik. Eşek Sütünün üretimi gelen fazla talepler karşısında yıldan yılda hızla artmaktadır. Bu sebeple; güzel bir yatırım alanı oluşturabilir.

Türkiye’de eşek sütü fiyatı 1 kilosu 60-100 TL arasında satılmaktadır. Avrupa’da ise 1 kilo eşek sütü 60 avroya kadar satılabiliyor.

İlginizi Çekebilecek Yazılar :

Manda Yoğurdu ve Manda Sütü Faydaları

İlaca Göre Beslenme

hangi ilaç hangi besinle etkileşir

Besin-İlaç Etkileşimi ve İlaca Göre Beslenme 

Hem besinler ve hem de ilaçlar biyokimyasal veya kimyasal bileşenlere sahiptir ve bu maddelerin belirli şart ve ortamlarda birleşme-ayrışma-etkileşme ihtimalleri vardır. Vücudumuza aldığımız çeşitli maddelerin etkileşimleri için üç ana kategori vardı. Bunlardan birincisi birbirinin etkileşimini arttırması, ikincisi birbirinin etkileşimini yok etmesi üçüncüsü ise birbirine etki etmemesi şeklinde tanımlanabilir. Bazen bu etkileşimlerin sonucunda toksik maddeler açığa çıkabilir. Yahut bir madde düşük dozlarda faydalı olabilecek bir maddenin etkisini arttırarak onu toksik etkili bir madde haline getirebileceği gibi daha faydalı bir madde haline de getirebilir. Bazende alınan maddeler birbirinin etkisini yok ederek yine şartlara göre olumlu veya olumsuz durumlar doğurabilirler.

AĞRI KESİCİLERİN YEMEKLERDEN SONRA ALIN

Aksi söylenmediği sürece ağrı kesicilerin besinlerle alınması DOĞRUDUR. Çünkü besinlerle birlikle alınan ağrı kesicilerin sindirim sisteminde iritasyon yani tahriş yapma riski azalır. Ağrı kesicileri sık kullanmamız durumunda oluşabilecek C vitamini kaybını önlemek için C vitamini içeren besinleri diyet listemize sokmakta fayda vardır. Ancak örneğin; greyfurt gibi meyvelerin bazı ilaçların etkilerini yüzlerce kat arttırdığı bilinmektedir. Bu nedenle her hangi bir ilaç kullanıyorsak greyfurt tüketmemekte fayda var.

ANTİBİYOTİKLER VE SÜT BİRLİKTE TÜKETİLMEMELİ

Antibiyotiklerin süt ve süt ürünleriyle birlikte tüketilmemelidir.

ANTİDİYABETİKLER (ŞEKER HASTALIĞI İLAÇLARI) VE B12 EKSİKLİĞİ

Anti-diyabetik ilaçların B12 ve fosfat emilimini azaltabileceği yönünde bulgular olabilir. Bunun için B12 ve folik asit takviyesine ihtiyaç olabilir.

TANSİYON İLAÇLARI

Hipertansiyon ilaçlarının kullanımında dikkat edilecek hususlardan birisi kesinlikle tuz kısıtlamasının yapılmasıdır. Bu süreçte meyan kökü şerbeti ve greyfurt suyu gibi sıvılar ALINMAMALIDIR.  Diğer ihtimallere karşı ise mutlaka doktor tavsiyesinde ve denetiminde gereken tedbirler alınmalıdır. Ayrıca süt  kullanımında dikkatli olunmalıdır. Özellikle süt eşliğinde kesinlikle ilaç alınmamalıdır.

PSİKİYATRİK HASTALIKLARDA KULLANILAN İLAÇLAR

Bütün ilaçlarda olduğu gibi özellikle bu hastalıklarda Alkol ile beraber kullanılmamalıdır. Ayrıca hiç bir şekilde hiç bir zaman Enerji İçeceği adı verilen içecek tüketilmemelidir. Ayrıca Kafein içerikli besinler ilaçların etkinliğini azaltır ve stres, sıkıntı hissini artırabilir. Bu tür ilaçların kullanımında yaşanacak iştah artışı ve kilo artışı sorunlarıyla birlikte tansiyon sorunları da yaşanabileceğinden diyetisyen önerileriyle özel diyetler uygulanabilir.

Özet olarak; Alkol, Kafein, Süt, Meyan Şerbeti ve Greyfurt suyu gibi besinleri ilaç kullanımı sırasında kullanmamak en iyisidir. Ayrıca yine özellikle  Sarımsak gerek tansiyon, gerekse kolesterol düşürücü etkileri nedeniyle duruma göre faydalı bir besindir. Fakat sarımsak aşırı tüketilip yanında aspirin veya pıhtılaşmayı geciktirici bazı ilaçlar içildiğinde mide ve beyinde kanama riskini artırabildiği bilinmektedir. Yine idrar söktürücü ilaçlar, vücutta su ve tuz kaybına yol açabilmektedir. İlaca Göre Beslenme kavramı tedavi sürecinde oldukça önemli bir kavramdır ve bu durum doktor kontrolünde tayin edilmelidir.

Not: Yazılanlar kesinlikle tıbbi tavsiye niteliğinde değildir ve sadece bilgilendirme amaçlıdır. Farmokoloji bildiğimizden daha karmaşık bir alandır. Yukarıda yazılanlar eksik veya eski-geçerliliğini yitirmiş bilgiler olabilmektedir.

Sağlıcakla Kalın…

Diş Macununun Faydaları

Her gün kullandığımız ve kullanmamız gereken diş macununun faydaları bakımından aslında iyi bir temizleyici olduğunu biliyor musunuz?

Hafif derecede sivrisinek ısırıklarında bir parça diş macunu ısırığın neden olduğu şişliğe konulup ve 2-3 dakika bekletilebilir. ( Isırıklara alerjiniz varsa mutlaka doktora gidiniz )

Döküm tavalarınızda zamanla meydana gelen ve deterjanla çıkmayan lekeleri kolayca temizleyebilirsiniz. Bir miktar diş macununu sürmeden önce tavanızı ılık suyla yıkayın ve diş macununu sürün 15 dakika sonra güzelce yıkayın. Lekelerden eser kalmayacaktır.

Diş macununun faydaları bu kadarla bitmiyor. Ayakkabılarınız üzerinde ve özellikle yan taraflarında zamanla oluşacak toz ve kir lekeleri üzerine bir miktar diş macunu sürüp nemli bir bezle güzelce ovalıyoruz.

Gümüş takılarınızda kararma yani oksitlenme meydana gelmişse bu takılarınıza diş macununu güzelce yedirerek sürün ve yaklaşık 12 saat bekletin. Bu iş için en uygun zaman gece yapmanızdır.

Soğan ve Sarımsak kokusu oldukça rahatsız edicidir. Özellikle bir kaç saat sonra vücudunuza sinen bu koku molekülleri bozulmaya başlayarak daha da katlanılmaz hale gelir. Eğer bu kokular ellerinize sinmişse elinizi diş macunu ile yıkayınız.

Duvara kalemle veya boyayla çizilmiş resimleri diş macunu kullanarak kolayca çıkarabilirsiniz.

Sigaradan dolayı pek çok sigara tiryakisinin parmak uçlarında, tırnaklarında bazende bıyık bölgelerinde sararmalar meydana gelir. İşte bunun için diş macunu bu kötü görüntüden kurtulmanız için imdadınıza yetişir. Bir miktar diş macunun sararan tırnaklarınıza sürün ve eski bir fırça ile fırçalayın. Sonuçtan memnun kalacaksınız.

Not: Diş Macunu kimyasal bileşiklerden oluşmaktadır. İhtiva ettiği maddeler nedeniyle tıbbi bir kanıt ve doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle açık yaralara sürülmemeli, arı sokmalarında kullanılmamalı, yanıklarda yanık bölgelerine sürülmemelidir.

Yumurta Kabuğunun Faydaları ve 6 Parlak Kullanım Yeri

yumurta kabuğu zarı, yumurta kabuğu faydaları

Yumurta Kabuğunun Faydaları Neler? Kuş yemi mi lazım, bahçenizdeki böcekleri kovmak mı istiyorsunuz? Eklem ağrınız mı var? İşte yumurta kabuğu zarı ve yumurta kabuğunun faydaları..

Yumurta içerisindeki proteinin muhteşem etkilerini hepimiz biliyoruz. Protein içeriğinin harika etkiler yarattığı yumurtanın kabuğunu atarken artık 2 kere düşünmenizde fayda var. Yumurtanın yükselişi başlasın!

Unutmayın yumurta kabuğunun faydaları kadar yumurta kabuğu zarının da bir çok yararı var. Mesela, yaşadığınız basit yanıklar ve kesikler için yumurta zarı kullanarak faydasından yararlanabilirsiniz.

Yumurta Kabuğu Zarı ve Yumurta Kabuğunun Faydaları

1- Bahçenizde ki bitkileri Haşerelerden Koruyun! Haşere geçirmez bahçeniz olsun.

Artık baharın gelmesinden korkmayın.Yumurta kabuğu ve yumurta zarı, sümüklü böcek, salyangoz ve diğer böcekleri bahçenizde ki bitkilerden uzak tutar. Çiçeklerinizin solmasını önler. Yapmanız gereken yumurta kabuğunu ve kabuk kırıntılarını çiçeklerinizin üzerine ve bahçe kenarlarınıza serpiştirmek. Salyangozlar ve türevi sürüngen canlılar güvenli olmayan bir güzergah kendilerine seçmezler. Yumurta kabukları onlar için bir nevi dikenli tel etkisi yapacak ve bahçenize girmeyeceklerdir. Ayrıca bir çok haşere ve hayvan yumurta kokusundan nefret eder. Burunları bizden hassas olduğu için onları rahatsız edecek olan koku nedeniyle bahçenizden uzak duracaklardır.

2-Eklem Ağrılarını azaltın ve Boğazınızı yatıştırın.

Haftasonlarını dinlenmek için kullanmaktan gezmeye zaman ayıramıyoruz bir çoğumuz. Hafta içi iş yoğunluğumuz ya da yorgunluğumuz nedeniyle eklem ağrılarımız oluyor. Hele ki konuşmaya dayalı bir işiniz varsa faranjit ya da diğer boğaz rahatsızlıklarından siz de müzdaripsinizdir. Yumurta kabuklarının bir faydası da eklemlere iyi gelmesi. Peki nasıl? Bir cam kavanoza yumurta kabuklarını koyun, sonra elma sirkesi ekleyin üzerine ve kavanozun kapağını kapatıp yumurta kabukları eriyene kadar yaklaşık 2 gün kadar bekletin. Yumurta kabukları, kolajen, kondroitin, glukozamin ve hyaluronik asit gibi, sağlıklı eklemleri teşvik eden besinleri içerir. Bu karışımı ağrıyan eklem bölgelerinize ya da boğaz bölgenizde ovalayarak kullandığınızda ağrılarınıza iyi gelir ve hızlı etki eder.(Karışımı kilerinizde aylarca saklayabilirsiniz.)

3- Kuru tırnaklara ve kenarındaki tırnak derisine iyi gelir.

Tırnaklarınızın çevresindeki deri kuru ve soyulmuş mu? Çare: Bir kaç adet yumurta zarı ve kabuğunu kırarak karıştırın.Kabukların kurumaya başladığını hissetmeye başlayana kadar tırnaklarınıza sürün (zarlı kısmın sorunlu bölgeye geldiğinden emin olun) ve bantlayın. Yumurta zarı hiyaluronan gibi faydalı besinleri içerir, böylece kurumuş, soyulmuş tırnak etleri ertesi gün sağlıklı ve yumuşak olacaktır.

4. Saniyeler içinde bebek gibi yumuşak bir cilde sahip olun.

Bu ucuz maske ile cildinizi tazeleyin. Bir ya da iki yumurta kabuğunu ezerek, bir yumurta beyazıyla karıştırın, ince bir katman oluşturarak tüm yüzünüze uygulayın. Daha sonra ılık su ile yıkayarak, cildinizi kurulayın. Aşındırıcı kabukları hafifçe cildinize uyguladığınızda ölü deriyi ciltten atar ve doğal bir parlaklık sağlar. Ayrıca, yumurta kabuğu ‘kalsiyum’ içeriğiyle hücre yenilenmesini teşvik  eder. Sonuç: Tek bir kullanımdan sonra yumuşak, parlak bir cilt!

5- Evinizdeki Tesisat hakkında size ipuçları verir.

Yumurta kabuklarının küçük parçalar halinde lavabonuzdan içeriye bırakın ve tazyikli su uygulayın. Tesisatınızın tıkalı olup olmadığını kabukların çıkaracağı tıkırtı seslerinden anlayabilirsiniz.

6- Kuşlar için Besin Takviyesi sağlayabilirsiniz.

kus yuvasıBu sene kuşlar için iyi besleyici bir kaynak yaratabilirsiniz. Nasıl? Yumurta kabuğunun faydaları arasında bu da var. Beş yumurta kabuğunu (kuru ama kahverengi olmayanları) yaklaşık 20 dakika kadar 120 derecelik fırında pişirin. Daha sonra küçük parçalar halinde onları parçalayın ve onları serpin, soğumasını bekleyin. Kalsiyum açısından zengin kabukları dişi kuşlar (yaklaşık% 95 kalsiyum vardır) güçlü yumurtalarına yardımcı ve kemik sağlığını korumak için doğal bir ek olarak kullanacaktır.

Yumurta kabuğunun faydaları hakkında birikimlerinizi bizimle paylaşabilir, görüş ve önerilerinizi yorum olarak yazabilirsiniz.

 

Kolon Kanseri ve Vejeteryan Diyet Araştırması

kolon kanseri, vejeteryan diyet

Kolon Kanserine Karşı Vejeteryan Diyet

Kolon kanseri , kolon veya rektumda  başlayan bir kanserdir. Kolon ve rektum, sindirim sisteminin kalın bağırsak denen kısmını oluşturur.

Kolorektal kanser ölüm oranı hala yüksek iken, son 20 yılda gelşmiş olan ülkelerde bir miktar düştü. Sebebi ise daha önce tespit edilmesini sağlayan ve tedavi etmek için daha kolay hale gelen erken tanı yöntemleridir.

Kolorektal kanser tedavisin de  son yıllarda önemli bir gelişme kaydetmiştir.  Tarama, düzenli kontroller, erken tanı gibi yöntemler  kolorektal ve kolon kanserinin önlenmesi ve erken tedavisi için önemlidir . Amerika’da Dr. Orlich ve arkadaşları hastalığın önlenmesi için risk faktörlerinin belirlenmesi söylüyorlar. Yaptıkları çalışmada, ekip kolon kanseri ve çeşitli diyetler arasındaki bağlantıları araştırmışlardır. Buldukları sonuca göre ise Vejetaryen diyet ile kolorektal kanser riskinin % 22 daha düşük çıktığını görmüşlerdir.

Çeşitli çalışmalar meyve, sebze ve tam tahıllar yapılan bir diyetle Kolon Kanserine yakalanma riskinde azalma bulmuştu. Kırmızı ve işlenmiş etleri içeren bir beslenme düzeninin kolorektal kanser riskini artırabileceği düşünülmektedir. Araştırmacılar bunu görmek için bir araştırma başlattılar. Araştırmacılar, 2002 ve 2007 yılları arasında Adventist Sağlık Çalışması 2 (AHS-1) kapsamında  ​​77.659 kadın ve erkek üzerinde araştırma yaptılar. Tüm katılımcılardan başlangıçta bir gıda tüketim sıklığı anketi ve tıbbi anket doldurmaları istendi ve 2014 yılına kadar çeşitli değerlendirmeler yapıldı. Ortalama 7.3 yıl süren çalışmada, toplamda 490 katılımcı olmak üzere  380 kişide kolon kanseri ve 110  kişide rektum kanseri tanısına rastlandı.” Çalışmanın sonuçları katılımcıların diyet alışkanlıkları karşılaştırıldığında; vejeteryan diyhet yapanlarda kolon kanseri riskinde % 19 , rektal kanser riskinde% 29, kolorektal kanser riskinde ise% 22 azalma gözlenmiştir.

Araştırmacıların bulgularına göre  daha önceki çalışmalarda kolorektal kanser riski ile kırmızı ve işlenmiş et tüketimini arasında görülen ilişkinin tutarlı olduğu görülüyor.

Zerdeçal Kolon Sağlığınızın Korunmasında Faydalı olabilir.

Her zaman sitemizde dile getirdiğimiz gibi, aklın yolu bir olduğu gibi sağlıklı yaşamın yoluda birdir. Hazır, işlenmiş gıdaları hayatımızdan çıkaralım. Her şeyin doğal olanını araştırıp bulup bir araya getirerek gerektiği kadar tüketelim. Öğünümüzde doğal ve temiz yeşil yapraklı sebzelerle yaptığımız et-balık yemekleri olsun. Yine zerdeçalla ilgili yapılan bir araçtırmada zerdeçalın kolon kanserini önleyebileceği yönünde bulgular vardır. Bu sebeple her zaman önerdiğimiz gibi yemeklerinizde, çorbalarınızda ve salatalarınızda tuz yerine çok az miktar zerdeçalı kullanmanızda fayda var.  Ayrıca yine her zaman önerdiğimiz yüksek lif içerikli Gallik Asit deposu olan Keçiboynuzundan yemenizi tavsiye ediyoruz.  İşlenmiş et, sucuk, pastırma gibi ürünlerden uzak duralım ve Kırmızı eti çok aşırı tüketmemeye dikkat edelim. Organik olsun olmasın her besinin fazlası aslında bir zehirdir.

Sağlıcakla Kalın…

Kaynak: Medical News

Bazı Gıdalar Depresyonu Tetikliyor

depresyona neden olan gıdalar

Beslenme ve Depresyon Arasındaki İlişki

Fazla Şekerli ve yağlı gıdaları uzun tüketmek  kendimize yapabileceğimiz en kötü şey. Öyle ki şeker-yağ ve hamur işi karışımlarının kızartılması sonucu elde edilen tatlılar ve diğer besinler kısa zamanda hem bedensel hemde ruhsal çeşitli hastalıkları tetikliyor.

Beslenme ve depresyon arasındaki bağlantı tam olarak ispatlanmamış  olsa da bu alanda bazı ülkeler önemli araştırmalar yapmaktadır.  ABD Savunma Bakanlığı, intihar oranlarını azaltmak için besin bakımından zengin gıda paketleri askerlerin tüketmesi için gönderiyor . Avrupa Birliği ise farklı besinlerin ruhsal sağlık üzerindeki etkisini araştırmak için MoodFood adlı 9 milyon euroluk bir proje başlattığı çeşitli haberlere konu oldu.  

Avustralya’da Deakin Üniversitesi’nden Felice Jacka ve ekibi de beslenme ve depresyon  üzerinde başlattıkları çalışmada, bu hastaların mevcut tedavilerine ek olarak ruh sağlığına iyi geldiği bilinen besinler veriliyor.

Yine Deakin Üniversitesi’nden Michael Maes, depresyonun biyolojiksebepleriyle alakalı yaptığı çalışmalarla öne çıkıyor. Depresyon hastalarının immün ( bağışıklık ) sistemlerinin aşırı çalıştığını ve kanlarında sitokin adı verilen proteinlerin aşırı miktarda olduğunu göstermişti. Bu tür proteinler kanda çeşitli iltihap oranının artmasına sebep olur.

Yapılan çeşitli araştırmalar depresyon ve iltihap arasındaki ilişkinin çift yönlü olduğu yani depresyonun iltihaba yol açması gibi iltihabın da  depresyona yol açtığını gösterdi.  Maes, artrit ve kanser gibi hastalıkların vücuda aşırı miktarda sitokin proteinini pompaladığı ve bu hastalıkların teşhis edilmesinden önce dahi sitokinin neden olduğu depresyon belirtilerinin kişide patlak verebileceğini belirtiyor.

California Üniversitesi’nden Naomi Eisenberger,  iltihabın uzun süreler vücutta dolaşım sisteminde varlığı halinde, halsizlik-bunalım gibi sorunların yanı sıra beyinde oksidatif strese de yol açacağını söylüyor. Oksidatif Strese vücutta meydana gelen oksidasyon reaksiyonlarından sonra açığa çıkan serbest radikallerin neden olduğu bişr durum olup,  Sinir hücrelerine zarar verip beynin kimyasal sinyal sistemini kesintiye uğratarak depresyona neden olabilir. Oksidatif Stresi önleyebilmek için beslenmede alınan antioksidanların büyük önemi vardır. 

Depresyonu Tetikleyen Besinler

Ruh sağlığı ve Beden sağlığın bir bütün olarak düşünmek gerekir. Vücut binlerce sistemin bir araya gelmesiyle oluşmuş kompleks bir sistemdir. Bir sistemde meydana gelen arıza diğer sistemlerde de sorunlara yol açabilmektedir. Her zaman öneridiğimiz gibi hayatımızdan şeker- kalitesiz yağ-beyaz un-tuz gibi gıdaları çıkarmadığımız sürece ne yediğimizin hangi şifalı besinleri tükettiğimizin pek bir önemi yoktur. Öncelikle bu saydıklarımızın tütekimini en aza indirmen,iz gerekiyor. Stres, sigara ve alkol alışkanlıklarının da iltihabi hastalıklara yol açmaktadır. Ayrıca çinko, selenyum minerallerinin ve omega 3ün vücutta bu serbest radikalleri temizlediği bilinmektedir.

Bütün bunlardan yola çıkarak depresyonun ruh sağlığı kadar beden sağlığıyla da ilgili olduğunu düşünmek gerekebilir. Yani stres, sigara ve alkolün yanı sıra beslenme alışkanlıklarını da iltihaplı hastalıklara davetiye çıkaran etkenler olarak görebiliriz. Vücuttaki yağ ve şeker oranının iltihabı ve oksidatif stresi artırdığı, buna karşılık omega 3 içeren balık yağının, çinko ve selenyum gibi minerallerin ise zehirli kimyasalları temizlediği ve beyne ve iyileşme sürecine yardımcı olduğu biliniyor. Ayrıca depresyon hastalarında çinko eksikliğinin bulunduğuna dair çeşitli bulgular mevcuttur ama tam olarak ispatlanamamıştır.

Ancak tüm hastalıklarda olduğu gibi hem depresyondan uzak kalmak hem de vücuttaki iltihap oranını azalatmak için yapmamız gereken ilk iş işlenmiş gıdaları ve şeker-kızarmış ürün-hamur işi besinlerini tüketmemektir. Sizlere vücuttaki ağır metalleri ve serbest radikalleri  etkisiz hale getirmesi için tavsiye edeceğimiz meyve keçiboynuzudur. Özellikle sigaranın zararlı etkilerinden kurtulmak için birebirdir.  Ayrıca sabahları aç karnına içeceğiniz bir bardak ılık su-elma sirkesi ( 3-4 damla sirke yeterli ) veya ılık su-limon suyu karışımını güne başlarken bir bardak alın. Çorbalarınızdan ve yemeklerinizden tuzu kaldırın ve tuz yerine limon-zerdeçal-biberiye gibi sağlıklı baharatları az miktarda ama sürekli kullanın. Ayrıca sarı kantaron, melisa çayı yada kedi otu çayını hafif depresyon belirtilerinde doktorunuza danışarak tüketmenizi öneririz.

Sağlıcakla kalın…..

Protein Tozlarının Zararları-Kas yapayım derken…

protein tozlarının zararları

Protein Tozlarının Zararları

Belirli yaştaki her erkeğin hayali, kaslı bir vücuda sahip olmaktır. Bu uğurda çeşitli sporlar yapılır ve daha kısa sürede kaslı bir vücuda sahip olmak için çeşitli ilaçlar, enerji içecekleri ve protein tozları kullanmayan başlarlar. Ayrıca kendisine uzman diyen bir takım insanlar ticari nedenlerden dolayı bu ölümcül tuzağı insanlara özendirir. Protein tozlarının zararları ile ilgili bu ürünü satanlar size asla zararlı demezler. Sağlığınız üzerinden pazarlığa girmeyin. Protein tozlarının zararları konusunda bilimsel çalışmalar devam ediyorken bu riski almayın.

Enerji İçecekleri Tüketmeyin!

Öncelikle vücut geliştirme gibi sporlara meraklı insanlara şunları söyleyelim, enerji içeceklerinin vücutta kas yapma gibi bir özellikleri veya potansiyelleri yoktur.İçeriklerinde bir kaç orantısız eklenmiş vitamin, bol miktarda kafein ve bunlarla olumsuz bir etkileşime girip girmeyeceği net analiz edilmemiş bir kaç kimyasal ve bitkisel bileşen içerir. Hazmı kolaydır fakat vücudun buna verdiği tepki kan basıncının aşırı derecede yükselip beyin kanaması oluşturma riski vardır. Hele ki spor yapıyorsanız ölümle dans ediyorsunuz anlamına gelir. Özellikle alkol veya ağrı kesici ve diğer tür ilaçlarla alınan enerji içeceklerinin ölümcül etkisi medyada bol bol haber olmaktadır.

Protein Tozlarıyla Hayatınızı Karartmayın! Protein Tozlarının Zararları çok ağır!

Öncelikle şunu belirtelim vücudun ihtiyacı olan bir madde çoğu kez tek başlarına istenen etkiyi vermezler. Bazende tek başlarına alındıklarında vücuda zarar verebilirler. Doğal olarak tükettiğimiz protein içeren bir gıdanın bileşiminde bulunan farklı maddeler, o proteinin vücutta emilimini kolaylaştırıyor olabilir veya varsa olumsuz bir etkisi onu azaltıyor olabilir. Bu sebeple saf Protein Tozlarının vücutta nasıl tahribata yol açacağınız tahmin etmek zor olmaz. Zaten karşılaşılan vakıalarda, aşırı Protein Tozu kullanımı yüksek tansiyona, kalp rahatsızlıklarına, iç organların yağlanmasına, böbrek fonksiyonlarının bozulmasına sebep oluyor.  Bu nedenle protein tozları kullanırken vücudun ihtiyaç duyduğu toplam protein miktarı ile günlük beslenmeden elde edilen protein miktarı arasındaki fark negatif ise yani vücudun proteine ihtiyacı varsa protein tozu kullanımı için uzman desteği aranabilir.

Doğal Yollardan Kas Yapmak İçin Nasıl Beslenmeli?

Kas yapan besinler genel olarak protein içerikli besinlerdir. Ancak bu besinleri tek başına tüketmek yerine proteinlerin zararlı etkisini en aza indirecek şekilde beslenmek gerekmektedir. Kas yapan besinler arasında; yumurta, kırmızı et, balık, kümes hayvanları, soya, süzme peynir gibi besinleri sayabiliriz. Bu besinlerden maksimum derecede faydalanmak için mutlak surette öğünlerimizede bu besinlerin yanında, yeşil yapraklı sebzeler tüketmeliyiz. Ayrıca; badem, kefir, ayçiçeği, kabak çekirdeği, karpuz çekirdeği, yulaf, ceviz, kinoa, sirke, boza gibi besinlerde kas yapımından yardımcı olacaktır.

 

Sağlıcakla kalın….