Yanardağ Patlamaları ile Oluşup Evimize Giren Ponza Taşı

Ponza Taşı Nedir?

Ponza taşı(topuk taşı); yanardağ patlamaları sonucu oluşan lavların en üstünde oluşup bu şekilde katılaşan çok değişik renklerde bulunabilen doğal bir camdır. Kızgın haldeki magmanın ihtiva ettiği gazların aniden soğuması esnasında ana kütleden ayrılması sonucu oluşan bir maddedir. Dünya Pomza rezervinin % 15.8i (2.8 milyar ton) ülkemizdedir. Bu Türkiye için önemli bir avantajdır. Aynı zamanda ülkemiz ponza taşı üreten en önemli iki ülkeden biridir. Diğer ülkeler ABD ve İtalya’dır. Ülkemizde en çok Doğu Anadolu ve İç Anadolu’da bulunmaktadır. Ülkemizde çıkan ponza taşının büyük çoğunluğu; Bitlis, Kayseri, Van ve Nevşehir’den çıkarılmaktadır. Ayrıca; Ankara, Iğdır ve Kars gibi illerimizde de pomza yatakları bulunur.
Dilimizde; topuk taşı, nasır taşı,pomza taşı, sünger taşı, köpük taşı gibi isimleri bulunur.

Ponza Taşı Nerelerde Kullanılır-Özellikleri Nelerdir?

Ülkemizden çıkan ponza taşları inşaat sektöründe değerlendirilmektedir. Ayrıca topuk bakımı için herkesin bildiği ve kolaya ulaşabildiği bir taştır. Ağırlıklı olarak silis minerali (%75) içermektedir. İçerdiği Siliysum dioksit taşa, aşındırıcı bir özellik kazandırmıştır. Bileşenlerinden biri olan Al2O3 ise taşın yüksek ısıya ve ateşe dayanmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda içerdiği diğer bileşimler malzemeye üstün özellikler kazandırmıştır. Yaklaşık 2 bin yıldır inşaat alanında kullanıldığı görülmektedir.

Pomza taşının inşaat sektöründe bu denli kullanımının nedeni; hafif olması, ısıya ve ateşe karşı dirençli olması, mükemmel bir ısı ve ses izolasyonu sağlayabilmesi, yangına karşı dayanıklı olması, depremlerde binanın esnekliğini arttırması, soğuğa karşı etkili olması sayılabilir.

Bunların dışında pomza taşı; tekstilde kotların ağartılması ve yumuşatılmasında, tarım ilaçlarında, gübrelerde, diş tozlarında, diş parlatıcı olarak, diş macunlarında, deterjanlarda katkı maddesi olarak, boyacılık gibi sektörlerde kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca gözenekli yapısı nedeniyle su tutucu özelliği bulunur. Kurak arazilerde ponza taşı arazinin su oranını korumak için kullanolmaktadır

Evlerde Pomza Taşı Nasıl Kullanılır?

* Tüylenmiş kazaklar ve diğer elbiseler üzerinde biriken tüyleri almak için kullanılır
* Saksı topraklarına ponza karıştırmak nem seven bitkiler için çok iyi gelecektir.
* Ponza taşı bahçe için kullanımlarda daha çok küçük parçalar halinde satılmaktadır. Kurak topraklarda toprağın su tutma kapasitesini arttırmakta killi topraklarda ise drenajı arttırmakta ve köklerin büyümesini sağlamaktadır.
* Evde kotlara desen ve yırtık yapmak için kullanılabilir.
* Sert topukları eski haline getirmek için zaten topuk taşı olarak satılıyor.
* Ciltteki ölü hücreleri temizlemek için kullanılır. Cilt için kullanımlarda mutlaka ıslatılmalıdır. Ayrıca; cilt için kullanımlarda yumuşak özellikli ponza taşı daha iyi ve sağlıklı sonuç verir. Kullanmadan önce cilt ve taş ıslatılmalıdır.
* Emici özelliği nedeniyle evlerde koku taşları olarak kullanılabilir. Taşa bir miktar sevilen yağlar emdirilir ve öylece bırakılır.

Sağlıcakla Kalınız…

Kuşburnu Marmelatı Nasıl Yapılır?

kuşburnu marmelatı nasıl yapılır, kuşburnu marmelatı tarifi

Kuşburnu Marmelatı Nasıl Yapılır?

Tarife geçmeden önce mümkünse kuşburnu marmelatı şekersiz yapılmalıdır. Bu şekilde şeker hastalığı sorunu bulunanlar için harika bir lezzet ortaya çıkacaktır. Şekersiz marmelat bu hali ile oldukça lezzetli olacaktır.  Şekersiz kuşburnu marmelatı çok faydalı bir besindir ancak tek kusuru çabuk bozuluyor olmasıdır. Sizlere tavsiyemiz şeker koyacaksanız şeker miktarını oldukça az tutmanızdır. Şekersiz marmelatın tarifi de aşağıdaki tarif ile aynıdır.

Kuşburnu Marmelatı Tarifi için Malzemeler: 

Kuşburnu
Toz şeker (İsteğe göre)
Su

Evde kuşburnu marmelatı yapılışı

Kuşburnunun uç kısımları bıçak yardımı ile kesilip temizlenir. Daha sonra yıkanır ve bir düdüklü tencere içerisine alınır, tencere içerisine kuşburnuların üzerini bir parmak geçecek seviyede temiz-klorsuz su eklenir. Bu şekilde 1 saat kadar pişirilmelidir. Pişme işlemi tamamlandıktan sonra püre haline getirilir. Püre haline gelen kuşburnu önce bir makarna süzgeci tarzı bir süzgeçten daha sonra daha ince bir süzgeçten geçirilir. En son aşamada ise daha iyi sonuç almak için daha ince telli bir süzgeç veya un süzgeci tarzı bir süzgeçten geçirilebilir. Son süzgeçten geçen püre marmelat için kullanılacaktır.

Elde kalan püre geniş bir tencereye alınır 2-3  saat kadar kısık ateşte karıştırılarak kaynatılır. Koyulaşmaya başlayınca şeker ilavesi yapılır. Şeker ilavesi yapıldıktan sonra 15-20 dakika kadar kaynatılır. İşlem bittikten sonra 5 dakika dinlendirilir ve ardından sıcak sıcak kavanozlara doldurulur. Kavanozların ağzı sıkıca kapatılır ve ters çevrilerek soğutulur. Ardından buzdolabına kaldırılır.

Not: Pişirme süresi su miktarına göre değişebilir. İstediğiniz kıvamı alınca 2 yada 3 saat kaynatmanıza gerek yoktur. Kıvam oluşunca şeker ekleyip 15-20 dakika daha kaynatmanız yeterlidir.

Afiyet Olsun….

İlginizi Çekebilecek Yazılar: 

Kızılcık Marmelatı ve Şerbeti Tarifi

Ançuez Nedir – Ançuez Nasıl Yapılır?

ançuez nedir, ançuez ezmesi

Ançuez Nedir? Evde Ançuez Nasıl Yapılır?

Ançuez sardalya balığı veya hamsi balığından yapılan bir balık ezmesidir. Kökeni İtalyan mutfağına dayanır. Hamsi veya sardalyanın teneke kap veya kavanozlarda tuzlanarak saklanması ile elde edilir. Pizza ve salatalarda kullanılarak tüketilir. Ayrıca ezmesi ve sosu yapılabilir.

Evde Ançuez Tarifi için Malzemeler

1 kilogram hamsi veya sardalya
Yarım kilogram kaya tuzu
10 adet tane karabiber
Zeytinyağı

Ançuezin Yapılışı

Hamsilerin baş kısımları kesilir ve iç organları, bağırsakları çıkarılır. Çok iyi yıkanması gerekmektedir. 5-6 kez iyice yıkanır. Yıkama işlemi bittikten sonra bir – iki saat bir süzgeçte tüm suyu çıkana bekletilir. Daha sonra bir teneke veya kavanoz içerisine bir kat rafine edilmemiş tuz (turşu tuzu)  bir kat ise hamsi balığı istif edilir. Bu işlem böyle devam eder ve son kat hamsiden sonra kalan tuz bolca son tabakanın üstüne eklenir. Açık tenekenin veya kavanozun üzerine 300-500 gramlık bir ağırlık konur ve kapağı kapatılır. Bu şekilde 45 gün bekletilir. Yeneceği zaman istenilen miktarda çıkarılır ve yıkandıktan sonra bir kaç saat suda tuzunu salması için bekletilir. Üzerine zeytinyağı eklenir ve limon ile servis yapılır.

Başka uygulamalarda, ançuez 3 hafta bekletilir ve 3 hafta sonra çıkarılır, tuzu alınır (tuz el ile rahatça alınabilir  ve bir kavanoz içine sıkıca bastırılır üzerine 10 adet tane karabiber atılır. Kavanoz, zeytin yağı ile doldurulur.

Ançuez Ezmesi Nasıl Yapılır?

Malzemeler:
Bir miktar kapari
1 yemek kaşığı zeytinyağına yatırılmış 6 adet ancuez
1 kahve fincanı kıyılmış maydanoz
2 çay kaşığı limon suyu
3 adet yumurta
100 gr tereyağ
karabiber-tuz

Ançuez Ezmesi Tarifi

Yumurtalar haşlanır ve yumurta sarıları alınıp iyice ezilir. ( Yumurta beyazı kullanılmıyor ) Ançuezler kılçıkları ayrıldıktan sonra blenderla veya bir çatalla macun kıvamına getirilir.Aynı şekilde tereyağı iyice ezilir ve kapariler de iyice dövülür. Krema haline getirilmiş tereyağı üzerine, tüm malzeme eklenir ve iyice karıştırılır daha sonra bir kaç damla limon suyu eklenerek hazır hale getirilir. Ekmek yada kanepe ekmekleri üzerine sürülüp yenebilir.

Bu ezme ile ançuez ezmeli sandviç yapılabilir. Bunun için sandviç ekmekleri yanlamasına kesilir ve iç yüzeylerine tereyağı sürülür, tereyağı üstüne ise yaptığımız ezme sürülür. Dilenirse zeytin ve maydanozda konularak yenilir.

Ançuez Salçası Tarifi: ( Miktarı oranlar ölçüsünde arttırabilirsiniz )

3 adet yumurta haşlanır, beyazı ve sarısı ayrı ayrı çok ince doğranarak ezilir. Daha sonra hepsi birden 1 yemek kaşığı ançuez ezmesi ile karıştırılır ve birbirine yedirilir. Karışıma karabiber, tuz ve 1 yemek kaşığı sirke eklenip çırpılır. Üzerine hafif hafifi zeytinyağı gezdirilerek karıştırılır. Koyu muhallabi kıvamını alınca artık hazırdır. Deniz mahsülleri ile servis yapılabilir.

Afiyet Olsun….

Misvak Ağacı Nedir? Misvağın Faydaları Nelerdir?

Misvak Ağacı Nedir? 

Misvak ağacı; Latince Salvadora persica olarak anlandırılmış Salvadoraceae familyasından bitki türüdür. İngilizce’de miswak veya kharijal olarak bilinir. Bir step bitkisi olan bu bitki; Afrika’dan Asya’ya kadar olan coğrafyada yetişmektedir. Dalları diş temizliğinde kullanılırken meyveleri ise yenebilmektedir.

Tarihi M.Ö 5000’li yıllara kadar gider ve en eski uygarlıklarca kullanılmış bir ağaçtır ve Erak ağacı (Arak Ağacı) olarak da bilinir.

Misvağın Faydaları Nelerdir?

Özellikle İslam Dininde önem verilmiş bir ağaç olup geçmişte ve günümüzde misvak ağacının dalları diş temizliği amacıyla kullanılmıştır. Gerçekten de diş sağlığı açısından faydalı pek çok bileşeni içerisinde doğal olarak barındırır. İçerisinde leke giderici ve diş beyazlaştırıcı silisyum, mikrop öldürücü antiseptikler, diş üzerinde ince katman oluşturarak diş ile bakteriler arasına duvar ören reçinemsi maddeler ve taş oluşumu önleyen klorür gibi maddeleri ihtiva etmektedir. Tükürük salgısını arttırıcı etkisi bulunur.

Günümüzde bazı diş macunu markaları misvak özlü diş macunları üretmektedirler.

Yapılan pek çok bilimsel araştırma ile gerçekten de misvak kullanmanın, diş sağlığı için en az diş macunları kadar faydalı olduklarını ortaya koymuştur. Hatta bazı durumlarda diş macunlarının ciddi zararları olabilecek iken misvağın hiç bir yan etkisinin bulunmaması ve diş eti sorunları içinde fayda sağlamasının yanı sıra tükürük salgısını arttırması bu konuda misvağın ne derecede etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Misvak Nasıl Kullanılır-Misvak Nasıl Saklanır?

Küçük bir çubuk şeklinde satın alınan misvağı kullanmak için fırça olarak kullanılacak ağızda biraz ezilerek veya suda bekletilerek liflerinin çıkması sağlanır. Bu şekilde kullanılabilir. Misvağın temizlenmesi ve kullanıldıktan sonra saklanması normal diş fırçalarında olduğu gibidir. Kullanıldıktan sonra yıkanıp diş fırçası konumunda saklanabilir. Ayrıca misvak kabı misvağı saklamak için kullanılabilir. Bunun için bir diş fırçası saklama kabı da kullanılabilir. Günlük düzenli kullanımlarda haftada bir misvağın fırça kısmı kesilip atılmalı ve bir alt kısım fırça şekline getirilerek kullanılmalıdır.

Ayrıca; öğütülmüş misvaklardan elde edilen misvak tozu doğal diş macunu olarak su ile ıslatılarak kullanılabilir. Bu toz aynı zamanda çeşitli güzellik maskelerinin yapımında da kullanılır.

Misvakta Bulunan Dişlere Faydalı Maddeler

Alkaloitler (Salvadorin, Trimetilamin) antibakteriyel etkiye sahiptir
Silika – doğal aşındırıcı, lekeleri giderir
Kalsiyum, Kloritler, Florürler: Dişler için en önemli minerallerdir. Diş taşlarının önlenmesinde ve dişlerin kuvvetlenmesinde rol oynarlar.
Sülfür
C vitamini
Reçineler – Çürük oluşumunu önlemek için diş minesi üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturur.
Tanenler – Doğal bir büzücü işlevi görür, tükürük üretimini uyarır
Saponinler, Flavonoidler ve Steroller
Esansiyel yağlar — hafif bir tat ve koku verir, tükürük üretimini uyarır ve şişkinliği giderir

Bu ağacın sadece dalları değil, olgunlaşmış meyveleri de tüketilebilir. Misvak yağı çeşitli eklem ağrılarına ve romatizmal sorunlara uygulanabilir.

Misvak Meyvesi (Kebas) Nedir? 

Misvak ağacının meyvesi Kebas olarak bilinir. Daha çok frenk üzümünü andıran bir görüntüsü bulunmaktadır. Meyvesi frenk üzümü boyutlarında olup içerisinde küçük ve sert bir çekirdeği bulunur. Yeşil meyveler yaz ayı boyunca olgunlaşarak önce kırmızı sonra siyahlaşır. Siyah meyveler oldukça lezzetlidir. Kebas meyvesi, böbreklere ve mideye karşı faydalı bir meyvedir.

Sağlıcakla Kalınız…

Salçanın Küflenmemesi ve Uzun Süre Saklanması İçin Ne Yapmalı?

salçanın küflenmemesi için salça nasıl saklanır

Salçanın Küflenmemesi için Ne Yapılmalı? Salça Nasıl Saklanır?

Marketten aldığımız biber veya domates salçası kısa sürede küflenmektedir. Bunun temel nedeni salça içinde bulunan su miktarıdır. Market salçalarında su oranı yüksek olduğu için ağzı açıldığı andan itibaren küflenmeye başlar. Salçalara kimyasal koruyucu katılmaması da salçanın küflenmesini hızlandırır.

Ağzını ne kadar sıkı kapatırsanız kapatın her kullanımdan sonra hava ile temas etmesi, nem ve bazı bakteriler nedeniyle kısa sürede salçanın üst bölümü küf ile kaplanmaktadır. Bu durumu çözmek için bir takım yöntemler geliştirilmiştir. Salçanın bozulmasını ve küflenmesini önlemek için aşağıdaki yöntemler denenebilir.

Salça Nasıl Saklanmalı? Salçanın Bozulmaması için Neler Yapılır?

1-) Salçanın sıcaklığını düşürmek: Resimde gördüğünüz gibi salçayı derin dondurucu yada buzlukta saklarsanız hem kullanım süresi uzamış olur hem de bakterilerin metabolizmaları durarak çoğalmaları ve küflenmeleri engellenmiş olur. En etkili ve basit çözümdür. Buzdolabı poşetleri için kullacağınız ölçüye göre paylaştırabilir yada buz kaplarına salçayı pay ederek dondurabilirsiniz.

2-) Salça içine bazı katkı maddeleri eklemek: Genel olarak salçaya ne kadar tuz eklenirse o kadar dayanıklı salça elde edilir. Ancak atılan fazla tuzun bir takım sakıncaları olabilir ayrıca salçanın tadının kaybolmasına neden olabilir. Salça içerisine daha az tuz ve bir miktarda zerdeçal ekleyerek uzun ömürlü salça elde etmek mümkündür. Eğer daha değişik tatlar elde etmek istiyorsanız salçayı bir miktar tuz, zeytinyağı, zerdeçal ve kekikle yoğurduktan sonra saklamak salçanın ömrünü arttıracaktır. Zerdeçal, kekik, nane, adaçayı gibi baharatlar besinlerin saklanma sürelerini arttıran bitkilerdir.

3-) Salça içinde bulunan suyu uzaklaştırmak: Hazır salçalarda su oranı çok fazladır. Bu nedenle salçayı bir süre güneş ışığı alan bir yerde bir kap içine koyup üzerini bir tülbentle örtüp ara ara karıştırarak bekletmek veya bir süre fırınlamak içindeki suyu uzaklaştıracaktır. Fırınlamak için yöntem şudur. Fırın 70 dereceye kadar ısıtılıp salça bir fırın kabına alınarak fırına konur. Fırının kapağı biraz açık kalmalıdır. Ara ara karıştırılarak en az yarım saat en fazla bir saat bu işlem yapılabilir. 2 ve 3 numaralı yöntem bir arada kullanılırsa salça çok uzun süreler bozunmadan saklanabilir.

4-) Salçanın hava ile temasını kesmek: Bunun için klasik yöntemler, salça yüzeyini yağ ile kaplamaktadır. Ancak pratikte her kullanımdan sonra salçanın üzeri yağla kaplanması gerektiğinden bu iş biraz zahmetli görünebilir. Bazı kullanıcılar ise salçayı küçük kavanozlar içine koyup ağızlarını kapatarak saklama yoluna gitmişlerdir. Bu yöntem genel olarak oldukça işe yarar ancak yine zahmetli ve külfetli bir iştir.

Salçayı biraz yağlayarak veya içerisine 2 numaradaki işlemi uygulayarak buzdolabı poşetine koymak en mantıklı yöntem olarak görülüyor. Salçayı bir kaç tane poşet içerisine koyup saklamak işe yarayan bir yöntem olabilir.

Asma Yaprağı Kullanarak Salçanın Saklanması

Bir takipçimizin yorumu şu şekilde: Asma yaprağı çiğ olacak taze asma yaprağı toplayın iyice yıkayın ve üzerindeki nemi silin. Salçanızı cam kavanoza koyun üzerine asma yapraklarını dizin kavonoz kapağını kapatın salçanız lazım oldukça içinden alın tekrar aynı yaprakları üzerine koyun salçanız bitene kadar ayni işlemi yapın (Yapraklar salçanın suyunu çekecek ıslanacak sakın atmayın aynı yaprakları devam ettirin.) salçanızın küflenmediğini görüceksiniz ben beşer kg salça alıyorum böyle yapıyorum hiç küflenmiyor denemenizi tavsiye ederim.

İlginizi Çekebilecek Yazılar: Evde Biber ve Domates Salçası Nasıl Yapılır?

Sağlıcakla Kalınız…

Bira Mayası-Ekmek Mayası Nedir? Ekmek Mayası Nasıl Kullanılır?

bira mayası, ekmek mayası

Bira Mayası – Ekmek Mayası Nedir?

Bira Mayası ( İngilizce: Brewer’s yeast ) aynı zamanda ekmek mayası olarak da bilinir ve aslında Saccharomyces cerevsiiae mantar kültüründen başka bir şey değildir. Bu kültür, hamur içerisinde mayalandığında, mayalanma ve pişme işlemi bitiminde bitiminde alkol kalıntısı bırakmaz. Bu mayanın bira veya şarap yapımında kullanılması ve alkol oluşumu uzunca bir fermantasyon gerektirmektedir.
Bira mayası (ekmek mayası) B grubu vitaminleri yönünden çok zengindir aynı zamanda; protein, krom ve selenyum, potasyum, kükürt, manganez, magnezyum açısından da zengindir. B vitaminlerden, tiamin (B1 vitamini), riboflavin (B2), niasin (B3) ve B6 ile B9(folik asit) vitaminlerini içerir. Aynı zamanda ekmek mayası zengin bir protein kaynağıdır.

Ekmek mayası bazı besinlerde doğal olarak bulunmaktadır. Özellikle koyu kabuklu meyvelerde ( siyah üzüm, siyah erik gibi ) zamanla meydana gelen beyaz tabaka içerisinde doğal olarak bulunmaktadır. Bu maya ayrıca bilimsel araştırmalarda da kullanılan bir mayadır ve bira mayasının gen dizilimi ile insan genomu dizilimi arasında %23 ortak yönü olduğu bilinmektedir.

Ekmek Mayası Çeşitleri Nelerdir?

Eski zamanlarda; ekmek hamurunu mayalamak için meşe palamudu, nohut gibi malzemeler kullanılmaktaydı. Aynı zamanda üzümlerde meydana gelen beyaz tabaka kullanılarak da ekmek mayalanmıştır. Ayrıca; ekmek hamurundan alınan bir parçanın bekletilmesi ile de ekşi maya elde edilmektedir. Ekşi maya en eski ekmek mayası türüdür ve binlerce yıl insanlar tarafından kullanılmıştır.

Ekmek mayası genel itibari ile iki çeşide ayrılır. Bunlar; yaş maya ve kuru mayadır. Yaş maya, taze ( sıvı ) maya, ve yaş press maya olarak ikiye ayrılır. Kuru maya ise; aktif kuru maya ve instant kuru maya olarak ikiye ayrılır. İnstant kuru maya diğer çeşitlere göre daha dayanıklıdır. Gününüzde kullanılan ekmek mayası çeşitleri arasında en uzun süre dayanan maya instant kuru mayadır. Su oranı düşük (%4) olduğundan uzun süre dayanabilir. Yaş maya ise ortalama raf ömrü bir kaç ayı geçmeyen bir üründür. %70 oranında sudan oluştuğu için bozulma süresi kısadır. Tüm maya çeşitleri elde edilen ekmekler aynı niteliktedir. Ekşi maya gibi mayalardan elde edilen ekmekler daha kendine özgü bir lezzete sahiptir.

Maya, Ekmeği Nasıl Mayalamaktadır?

Maya; canlı bir organizmadır. Mayalanma sürecinde mayanın da etkisi ile hamurda bulunan karbonhidrat parçalanmaya başlar bu sürece karbondioksit ve alkol oluşur. Yani mayalanmış bir hamurda alkol var mıdır veya hamurun mayalanmasında alkol oluşur mu gibi soruların cevabı evettir. Mayalanma sonucunda alkol oluşur. Ancak ekmeğin pişmesi esnasında bu alkol buharlaşarak kaybolur. Hamurun mayalanması işlemi  kimyasal bir işlemdir.

Ekmek Mayasının Faydaları Nelerdir?

Bira Mayası , makul ölçülerde diyet içerisine alındığında karaciğeri temizlemektedir. Ayrıca sporcular ve anne adayları için mükemmel bir vitamin-mineral ve protein kaynağıdır. Bu amaçla ekmek mayası süte karıştırılmakta veya belli ölçüde hamura katılarak mayalı ekmek şeklinde tüketilmektedir. Folik asit bakımından zengin olduğundan anne adayları ve anne karnında gelişmekte olan bebekler için önemlidir. Bilindiği gibi folik asit, demir emilimini arttırdığından kansızlık için önemli bir bileşendir. Hamilelik döneminde folik asitin yeterli miktarda alınması önemlidir.

Bira mayası, sinir sisteminin sağlığı için önemli olan B kompleks vitaminlerini içerdiğinden sinir sisteminin sağlığı açısından bazı faydaları vardır. Özellikle strese karşı bir takım olumlu etkilerinden söz edilebilmektedir.

Ekmek mayası içerisinde şeker ve Na (Sodyum) bulunmamaktadır. Ayrıca; kan şekerini dengeleyecek ve insulin üretimini teşvik edecek krom ve çinko gibi bazı bileşikleri içermektedir. Bunların dışında, bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırıyor.

Ekmek mayasının faydaları arasında, karaciğere olan etkileri sayılabilir. Öyle ki hem karaciğeri temizliyor hem de karaciğerde yağ birikmesinin önüne geçiyor.

Bira mayası aynı zamanda cilt bakımı ve saç bakımı için de kullanılıyor. İçeriğindeki kompleks bileşikler ile saçların ve cildin ihtiyacı olan mineralleri ve vitaminleri cilde sunuyor. Bunun için bir miktar maya su içinde eritilerek saçlara maske uygulaması yapılabilir veya süt içerisinde eritilerek cilde bir tabaka halinde sürülebilir. Cilt ve saçlara maya uygulamanın başka avantajları da var. Zengin bir protein kaynağı olan bira mayası ile cilt ve saçların beslenmesi sağlanabilir ve saç dökülmesi, cilt kırışıklıkları gibi sorunlara fayda gösterebilir.

Bira Mayası Nasıl Kullanılır?

Mayanın en doğru kullanım şekli; mayalı tam tahıllı ekmek, turşu, sirke, yoğurt, ayran, kefir şeklinde tüketmektir. Evde kendi maya kültürünüzü de yapabilirsiniz. Bunun için en eski metotlardan birisi ekşi maya yapmaktır. Bunun dışında haftada bir kaç gün bir su bardağı süt içerisine katılacak çeyrek çay kaşığı maya’da tüketilebilir.

Ekmek mayası içerisinde bulunan bileşimlerin ortalama değerleri

Kuru madde min. %30
Protein/KM (azotx6,25) min. 40 – 58
Glusidler/DM min. 35 – 45
Lipidler/DM min. 40 – 60
Mineral maddeler/DM % 5.0 – 7.5
Thiamin (B1)
Riboflavin (B2)
Pridoxin (B6)

Niacin (PP)

Uyarı: Yazımız bilgilendirme yazısı olup, tüketim tavsiyesi değildir. Aşırı bira mayası tüketimi bazı sağlık sorunlarına neden olabilir. Sağlık sorunu bulunanların direk mayayı tüketmeleri tavsiye edilmez.

Sağlıcakla Kalınız…

İlginizi Çekebilecek Yazılar:

Ekşi Maya Nasıl Yapılır?

Değişik Etkilere Sahip İlginç Bal Çeşitleri

Türkiye’de ve Dünya’da Bilinen Değişik Bal Çeşitleri

Bir balın kaynağı arılar olsa da arıların bal yapmak için kullandıkları bitkiler yöreden yöreye farklılık gösterdiği için ilginç bal çeşitleri ortaya çıkmıştır. Ülkemiz bitki florası açısından zengin bir ülke olduğu için birbirinden farklı lezzette türlü türlü bal çeşitleri bulmak mümkündür. Yazımızda; balların kaynağını oluşturan bitkilere göre bal çeşitlerini derledik.

Türkiye’de Bilinen Balların İsimleri ve Bal Çeşitleri 

Sarıçayır Balı: 

Türkiye’nin en pahalı balı hatta Dünya’nın en pahalı balı nedir? sorusunun cevabı, sarıçayır balıdır. Adının pek bilinmemesinin nedeni üretim miktarının çok az olmasıdır. Fransa’da yapılan analizler sonucu sarıçayır balı; kaliteli bal standartlarına göre erişilmez bal kategorisine sokularak dünyanın en iyi balı ilan edilmiştir. Yapılan analizlerde; dünyada hiç bir bal bu kadar çiçek özü içermemektedir. Dünya’da ve Türkiye’de sadece Artvin ilimizin Şavşat ilçesi sınırlarında üretiliyor. Dünya’nın en pahalı balı olan sarıçayır balının fiyatı 5000 Avro yani 35000 TL civarındadır.

Keven Balı

Keven (geven) bitkisinden elde edilen baldır. Yüksek rakımlarda elde edilir. Keven yanında diğer dağ çiçeklerinin polenleri de bal içerisinde bulunur. Hakiki keven balının kilogram fiyatı 100 TL civarındadır. Ülkemizde özellikle Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Akdeniz’in yüksek kesimlerinde, seyrek ormanlık alanlarda ve açıklık alanlarda keven bitkisi bol bulunur.

Çam Balı

Çamda çiçek olmaz ama arılar ondan bal yapıyor. Ama nasıl? Çam ağaçlarının baş belası olan basra adı verilen çam pamuklu bitlerinin salgıladığı tatlı maddeyi toplayan arılardan elde edilen baldır. Tadı çam ağacı kokusunu andıran keskin bir tattadır. Dünya üretiminin büyük çoğunluğu ülkemizde yapılır. Ülkemizin en önemli salgı balı ürünüdür. Ege ve Akdeniz bölgelerinde üretimi yoğundur. Kilogram fiyat 70 TL civarındadır.

Hayıt Balı

Akdeniz’de yetişen beş parmak otu olarak da bilinen hayıt otundan elde edilen benzersiz bir baldır. Hayıt balı, oldukça faydalı, antioksidan açısından zengin bir bal çeşididir. 1 kg hayıt balı ortalama 140 TL’dir.

Kestane Balı

Hafif acı bir tada sahip koyu renkli, antioksidanlarca zengin bir baldır. Kestane ağaçları yılda sadece 40 gün çiçeklenir. Bu sürede arılar kestane çiçeklerindeki özleri toplayarak bal üretirler. Yara iyileştirici etkisi bulunur. Kas ağrıları ve titremesine karşı etkilidir. Kemikleri kuvvetlendirici etkisi vardır. 1 kilogram kestane balı internet ortamında 150 TL ile 400 TL arasında satılmaktadır.

Çiçek Balı

Yüksek rakımlı yerlerde yaz boyu açan türlü çiçeklerden elde edilen mix baldır. En meşhur örneği Anzer balıdır. Fiyatı bölgesine göre çok değişkenlik gösterir. Kilogram fiyatı 60 TL’den 1000 TL’ye kadar çıkmaktadır. Anzer balının fiyatı ise daha fazladır.

Akasya Balı

Artvin ilimizde yoğun olarak üretilen benzersiz bir baldır. Bu bölgede bulunan Akasya ormanlarından elde edilir. Amber renkli, akışkan bir baldır. Kristalize olmaz. Ağız yaralarına, sinir sistemine, akciğer sorunlarına iyi gelir. Cilt lekelerine faydalıdır kanı temizler ve hafızayı güçlendirir. Piyasa’da orjinal Akasya balı bulmak oldukça zor. Artvin ve çevresinden orjinal akasya bulmak mümkündür.

Deli Bal (Orman Gülü Balı)

Kendine özgü bir bal çeşididir. Adından anlaşılacağı üzere fazla tüketildiğinde ciddi sorunlara neden olur. Günlük 1 çay kaşığı tüketilmesi tavsiye edilir. Karadeniz bölgemize özgü bir baldır. Mor çiçekli orman güllerinin özlerinin toplanması ile elde edilir. Mor çiçekli orman gülünün yakınlarında dolaşmanın bile bayıltıcı, halisiyonejik etkileri vardır.

Püren Balı (Funda Çiçeği Balı)

Bir maki türü olan funda çiçeği olarak da bilinen püren bitkisinden elde edilen bir baldır. Hafif acımsı aromatik, vişne tadını andıran bir tada sahiptir. Karaciğer yağlanmasına, bağışıklık sistemine iyi gelir. Akdeniz ve Ege bölgeleri en çok püren balı üreten bölgelerdir. Üretimi çok fazla olmayan bir baldır.

Narenciye Balı

Limon, portakal ve turunç çiçekleri gibi narenciye çiçeklerinden elde edilen baldır. Tadı narenciye tadını andırır.

Keçiboynuzu Balı

Kırmızımsı renge sahip bir baldır. Çoğunlukla keçiboynuzu çiçeklerinden elde edilen bir baldır. Kilogram fiyatı ortalama 100 TL’dir.

Karabuğday Balı (Greçka Balı)

Ülkemizde henüz yeni yeni üretilen bir baldır. Karabuğdayın çiçekli kalma süresi uzundur ayrıca diğer bitkilerin çiçek açmadığı dönemlerde çiçek açtığı için bu bölgede yetiştirilen arılar sadece karabuğday çiçeklerinden öz toplar.

Lavanta Balı

Ülkemizde oldukça az bulunan polen içeriği yüksek bir baldır. Burdur ve Isparta’da bulunan lavanta tarlalarından elde edilir. Hakiki lavanta balı üretilirken lavantanın çiçekleme dönemi biter bitmez kovanlardaki ballar alınır böylece balın tek çiçek balı olması sağlanır. Böyle ballara monoflora ballar denir. Hakiki lavanta balı krema kıvamındadır ve beyaz renklidir. Lavanta balının kilogram fiyatı ortalama 170-180 TL civarındadır.

Meşe Balı

Tıpkı çam balı gibi bir salgı balıdır. Yani ağaçlarda yaprak emici böceklerin salgılarını arıların toplaması ile elde edilir. Trakya’da bulunan Istranca dağlarında üretimi yapılır. Koyu bir baldır ve antioksidanlar bakımından zengindir. Bulgaristan’ın önemli bir ihraç ürünüdür.

Karabaş Otu Balı

Aminoasitler bakımından en zengin bal türü denebilir. Hakiki karabaş otu balını bulmak diğer ballara göre zordur. Kilogram fiyatı 200 TL ve üzerindedir.

Ihlamur Balı

Ülkemizde daha çok Doğu Karadeniz ile Marmara’da Ihlamur çiçeklerinden elde edilir.

Gül Balı (Çayır Kraliçesi Balı)

Ağırlıklı olarak keçi sakalı olarak da bilinen gülgiller ailesinden bir bitkiden elde edilen bir baldır. Yüksek rakımlarda, tarım alanlarından ve şehirden uzak bölgelerde kafkas ırkı arıların, sadece yabani çiçekler ve yabani güllerden öz toplayarak ürettikleri baldır. Değerli bal çeşitlerinden biridir.

Çörek Otu Balı

Genel olarak Burdur’da bulunan çörek otu çiçeklerinden elde edilen güçlü antioksidan etkili bir baldır. Çok fazla elde edilemediğinden fiyatı biraz yüksektir.

Yonca Balı

Ülkemizde üretimi çok az olan lezzetli bir baldır. Çabuk kristallenir ve kremsi bir kıvam alır.

Kekik Balı

Buram buram kekik kokan oldukça faydalı bir baldır. Bolu, Çankırı ve Amasya gibi illerimizde üretimi yapılır. Mikrop öldürücü, hafıza arttırıcı bir baldır.

Pamuk Balı

Günümüzde neredeyse unutulmuş bir baldır. Nitelikleri bakımından çok özel bir baldır. Arılar, pamuk bitkisinin hem çiçeğinden hem de salgılarından öz toplayarak bu özel balı üretirler. Pamuk balı, bu özelliği ile hem çiçek balı hem de salgı balıdır. Kristalize olduğu zaman beyaz bir renk alır. Lezzeti çok üstündür.

Arap Sümbülü Balı

Genel olarak Osmaniye taraflarında rastlanan bir baldır. Kazara bulunmuş bir baldır. Bazı arı kovanlarından çıkan balın kan kırmızı renginde olduğu görülünce balın kaynağı olan çiçekler merak edilmiş. Ardından yapılan araştırmada balın kırmızı renkte olmasının nedeninin Arap sümbülü çiçekleri olduğu tespit edilmiştir.

Dünya’da Bilinen Bal Çeşitleri

Yukarıdaki bal çeşitlerine ek olarak, ülkemizde pek bilinmeyen fakat dünyanın değişik yerlerinde bilinen bal çeşitleri aşağıdaki gibidir.

1-) Aster Balı (Yıldızpatı Balı)
2-) Yabanmersini Balı
3-) Mavi Okaliptus Balı (Blue Gum)
4-) Süpürge Otu Balı
5-) Iron Bark (Bir tür okaliptus)
6-) Okaliptus Balı
7-) Beyaz Bal (White Honey)
8-) Neem Balı
9-) Kabak Çiçeği Balı
10-) Yağmur Ormanı Balı

Hani bal türünü tüketiyor olursak olalım unutmamamız gereken en önemli noktalardan biri bal yüksek oranda şeker içeren bir besindir. Bir balın yaklaşık %95’i şekerden oluşur. Geri kalan kısmı kül, bazı mineral ve vitaminler ile çeşitli enzimlerdir. Bir balı değerli kılan içerdiği enzimlerin türü ve zenginliğidir.

Bu nedenlerle bal alırken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, balın orijinal bal olması, bal yapımı sırasında elde edilen şekerin tamamının çiçeklerden elde edilmesidir. Bal; üretimi teşvik edilmesi gereken bir ürün olması da ayrı bir noktadır. Çünkü çiçeklerin tozlaşması açısından bal arılarının işlevi çok önemlidir. Bu nedenle bal alırken orijinal markalara destek verilmesi bu markalardan bal alınması önemlidir.

Sağlıcakla Kalınız…

Deniz Marulu-Ulva Nedir? Deniz Marulu Nasıl Kullanılır?

Deniz Marulu Nedir?

Deniz marulu, Ulva olarak da bilinir. İngilizce’de Sea Lettuce olarak bilinir. Bir yeşil alg türü olan ulva yenebilir yosun türleri arasında bulunur. Deniz marulu uzak asya ve güneydoğu asya bölgelerinde yetişen ve tüketilen bir besindir. Genelde doğal ortamdan elde edilen ulva aynı zamanda insanlar tarafından da üretimi yapılabilmektedir. Bitki 45 cm uzunluğa ve 30 cm çapa kadar büyüyebilir. Sığ sularda daha sık rastlanabilir ancak okyanus derinlerine kadar yaşayabilme konusunda adapte olmuşlardır.

Denizlerimizde bazı zamanlarda oldukça sık görünen bir yosun türüdür. Kimi zamanlarda çevresel faktörler nedeniyle ülkemizde deniz yüzeyi bu yosun ile kaplanmaktadır. Çürüyen yosunların deniz altındaki canlılar üzerinde öldürücü etkisi bulunduğundan hemen temizlenmektedir. Kocaeli ve İzmir gibi illerimizde örnekleri görülmüştür. Şehir kenarlarında bulunan denizlerde yetişen yosunlarda ağır metal birikimi görüldüğünden, deniz marulu bitkisi kesinlikle uzmanı olmayan kişiler tarafından toplanmamalı ve tüketilmemelidir.

Deniz Marulunun Besin Değeri ve Faydaları

Taze ulva, % 9 oranında protein içerir. % 50 şeker ve nişasta içerir ve% 1’den daha az yağ içerir. Ayrıca; A, C, E, riboflavin, pantotenik asit, niasin, B12, kolin, biyotin, folik asit ve tiamin gibi vitaminleri de içerir. Deniz marulu % 31 oranında diyet lifi içerir. Ayrıca; vejetaryenler için önemli bir B12 kaynağıdırlar.

Yapılan son araştırmalarda deniz marulunun kuvvetli bir yağ yakıcı olduğu ayrıca vücuda sürülmek sureti ile selülit ve portakal kabuğu görünümlü deri sorunlarına çok iyi geldiği belirtilmiştir. Bölgesel yağların erimesinde kullanılan karışımların içinde bulunur ve bu konuda etkili olabileceği dile getirilmiştir. Bu nedenle zayıflatıcı, selülit giderici, yağ yakıcı bir besin olarak tüketilmektedir. Bu bitki; yiyecek olarak tüketiminin dışında kozmetik alanında da kullanılmaktadır. Deniz marulu yağı ve deniz marulu losyonu selülit giderici olarak kullanılmaktadır.

Ulva Nasıl Kullanılır?

Bu bitki, tüketildiği bölgelerde çorbalara, salatalara eklenir. Ayrıca suşi ile tüketilir. Dayanıksız bir besin olduğundan taze halinde buzdolabında 2 günden fazla saklanmamalıdır. Bu bitki çürüdükçe ciddi anlamda toksik maddeler oluşturur ve çürük deniz marulunun tüketimi zehirlenmelere yol açabilir. Bunlar dışında yiyecek imkanlarının kısıtlı olduğu yerlerde alternatif bir deniz ürünü olarak değerli besin öğelerine sahiptir.

Not: Yazımız bilgilendirme amaçlıdır tüketim tavsiyesi değildir. Ülkemiz; deniz maruluna alternatif veya daha üstün özellikte bitkiler açısından çok zengin bir ülkedir.

Sağlıcakla Kalınız…