Taşyünü-İzocam Nedir, İzocam Nerelerde Kullanılır?

taşyünü, kayayünü

Taşyünü (İzocam) Nedir,  İzocam Nerelerde Kullanılır?

Taşyünü elyafı yada özdeşleşen adıyla izocam; volkanik kayaçların 1600 derece gibi bir ısıda eritilip elyaflaştırılması ile elde edilen bir materyaldir. Kaya yünü veya cam yünü olarak da bilinmektedir. İngilizce’de rockwool veya mineral wool olarak adlandırılır.

Her türlü ısı ve ses yalıtımının yanı sıra organik tarım alanında toprak yerine de kullanılabiliyor. Yün gibi yumuşak olması ve inorganik malzemeden yapılması cam yününe benzersiz fiziksel özellikler kazandırmıştır.

Doğada bulunan volkanik kayaçlardan elde edilen mineralce çok zengin olan inorganik taşların 1500-1600 derecelerde eritilip, elyaf haline getirilmesiyle oluşan bir doğal yalıtım malzemesidir. Çatılarda, çeşitli bölme duvarlarda, dış cephelerin yalıtımlarında, fırın izolasyonlarında, çelik kapıların yalıtımlarında, gemi inşaatlarında, elektrikli ev gereçlerinde, daha pek çok alanda ısı, ses, rutubet yalıtımı olarak ve ayrıca yangın güvenliğini gerektiren her yerde üst düzeyde koruyucu özelliğe sahiptir.

Taşyününün Özellikleri Nelerdir?

İnorganik yapısı sayesinde çürüme olmaz, bakteri ve mikro organizmalar üreyemez. Doğal ham maddeden imal edildiği için ekolojik ve çevre dostu bir üründür. Taş yünü, doymuş yapısından dolayı su itici özelliğe sahiptir. Buhar geçirgenliğine de sahip olduğundan taşyünü nem barındırmaz.

Bunların yanı sıra taşyünü kullanımı ile elde edilen yalıtım sayesinde fosil yakıtlara duyulan ihtiyaç azalmaktadır. Bu sebeplerle CO ve CO2 salınımının azalmasına yardımcı olarak iklim değişikliği gibi ekolojik olayları da hafiflemektedir. Ayrıca, binalalarda yazın klima amaçlı tüketilen enerji miktarını da önemli ölçülerde azaltmaktadır. Taşyünü 1000 °C’ ye kadar olan sıcaklığa dayanması nedeni ile mükemmel bir yangın güvenliği sağlar. Kayayünü elyafları ses, gürültü gibi olumsuz çevresel faktörlere karşı mükemmel bir akustik yalıtım sağlar.

Taşyünü, boru, levha, şilte ve dökme şeklinde kullanılabilir. Ortamlarda akustik düzenlemeyi sağlama amacıyla da kullanılır. Nemden zarar görmeyen, çürümeyen, küf tutmayan ve bozulmayan bir yapısı vardır. Ayrıca; böcekler ve diğer zararlıların etkilerine karşı oldukça dayanıklıdır. Her bakımdan çevre dostu, ekonomik bir üründür.

Topraksız Tarım’da İzocam kullanımı

Bunun yanı sıra taş yünü son yıllarda organik tarımda ve seracılıkta kullanılmaktadır. Mükemmel su tutucu özelliği ve köklere sağladığı hava akımı sebebiyle tercih edilmektedir.

Pelte Nedir? Ayva Peltesi (Membrillo) ve Limon Peltesi Nasıl Yapılır?

pelte, ayva jolesi, ayva peltesi, membrillo

Pelte Nedir, Çeşitleri Nelerdir?

Pelte; nişasta içerisine şeker ve su veya herhangi bir meyve özü katılarak elde edilen bir tür tatlıdır. Modern tariflerde nişasta katmadan sadece meyve özü ve şeker kullanarak da bu tatlıyı yapmak mümkündür.. Eski zamanlardan beri özellikle göğüs yumuşatmak, öksürük kesmek amacıyla tüketilse de günümüzde hafif bir tatlı olması nedeniyle tercih edilir. Ayrıca; yeni doğmuş bebeklere; sade pelte mama olarak da yedirilir.

Pelte Çeşitleri Nelerdir?

En çok bilinen pelte çeşitleri; ayva peltesi, limon peltesi ve portakal peltesidir. Ayrıca pekmezden de yapmak mümkündür. Sulu pelte, vişneli pelte gibi çeşitleri de bulunur. Artvin yöresinde ise mısır unu ve kara üzümden yapılmakta olan bir çeşidi bulunur ve bu tatlıya papa adı verilir. Burdur yöresinde ise pelize olarak bilinen çeşitleri vardır. Pekmezli veya gül suyu ile hazırlanan pelteler misafirlere ikram edilmektedir.

Ayva peltesi; membrillo olarak da bilinir. Ayva peyniri, ayva jolesi veya ayva ezmesi olarak da adlandırılır. Yüzlerce yıldır dünya üzerinde en çok bilinen ve tüketilen pelte çeşitlerinden birisidir.

Sade Pelte; basit bir tatlı veya mama olarak yapılan bir üründür. Üç çay bardağı su ile bir çay bardağı nişasta bir tencere içerisine alınır ve iyice karıştırılır. İçerisine 1.5-2 çay bardağı şeker eklenir. Kısık ateşte rengi sarı oluncaya kadar pişirilir. Sakız kıvamını alınca işleme son verilir. Soğutulur ve tüketilir. Bu şekilde hazırlanan pelte sadece peltedir.

Ayva Peltesi Nasıl Yapılır? (Nişastasız)

Ayva Peltesi için Malzemeler:

1 kg ayva
1 adet vanilya çubuğu (isteğe göre)
Yarım çay kaşığı tarçın
3-4 su bardağı toz şeker
1 adet limonun kabukları ve suyu

Ayva Peltesi Yapımı

  • Ayvalar yıkanır, çekirdekleri ayıklanır ve 4-5 parçaya bölünerek bir tencere içine alınır.
  • Limonun kabuğu ayvalara eklenir.
  • Ayvaların üzerini 1-2 parmak geçene kadar su eklenir.
  • 1 adet vanilya çubuğu eklenir.
  • Ayvalar orta ateşte haşlanır.
  • İyice yumuşayınca ayvalar blendere alınır ve püre haline getirilir.
  • Çıkan püre miktarına bağlı olarak şeker eklenir. Ortalama 3-4 su bardağı şeker 1 kg ayva için yeterli olmaktadır.
  • Şeker eklendikten sonra 45 dakika kadar orta ateşte ara ara karıştırılarak püre pişirilir.
  • Renk dönmeye başladıktan sonra limon suyu eklenir ve biraz daha pişirilir.
  • Artık jole kıvamı almaya başlamıştır ve soğuyunca tam jole şeklinde olacaktır.
  • Ayva jolesi bir tepsiye veya yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye konarak kalıp şekli verilir.
  • Soğuduktan sonra dilimlenerek tüketilebilir.

Ayva Peltesi Nasıl Yenir? 

Özellikle peynir ile çok güzel giden bir tatlıdır. Membrillo adı ile Avrupa’da çok yaygın tüketilir. İspanyol Manchego peyniri ile birlikte tüketilmesi efsanevi bir lezzet birlikteliğine yol açar. Bunlar dışında; kaşar peyniri ve gravyer ile tüketilebilir. Kuruyemişler ve kaymak ile de güzel bir beraberliği vardır.

Limon Peltesi Nasıl Yapılır?

Limon peltesi oldukça ferahlatıcı ve hafif bir tatlıdır. Yapılışı ise oldukça basittir.

Limon peltesi tarifi için malzemeler:

2 adet limonun suyu
2 adet rendelenmiş limon kabuğu
4 su bardağı su
1 çay bardağı şeker
2 yemek kaşığı nişasta

Limon Peltesi Yapımı

  • 2 su bardağı su ve nişasta tencere içerisine alınır ve hızla çırpılarak karıştırılır.
  • İyice karıştırıldıktan sonra içerisine 2 su bardağı su, 2 adet limonun suyu, şeker ve 2
  • adet rendelenmiş limon kabuğu eklenir.
  • Orta ateşte iyice karıştırarak koyulaşana kadar pişilir.
  • Ardından uygun muhallebi kaplarına alınır ve soğuması beklenir.
  • Buzdolabında bir süre soğutulduktan sonra servis edilir.

Dikenli İncir, Eşek İnciri Nedir? Dikenli İncir Nasıl Yenir?

dikenli incir, hint inciri, kaynanadili

Dikenli İncir Nedir? Dikenli İncirin Faydaları Nelerdir?

Dikenli incir; bilimsel adı Opuntia ficus-indica olan, kaktüsgiller (Cactaceae) familyasına ait meyveleri yenebilen bir bitkidir. Türkçede; frenk inciri, frenk yemişi, dikenli incir, eşek inciri, kaynanadili, pabuç indiri, babutsa, sabbara ve kürek yemişi olarak da bilinir. İngilizce’de prickly pear (dikenli armut) olarak adlandırılmıştır.

Kırmızı, sarı veya turuncu renklerde kabuğa sahip, meyvelerinin dış yüzeyi oldukça dikenli içi çekirdekli ve tatlı bir meyvedir.

Özellikle sindirim sistemi rahatsızlıklarında faydalı olan ana vatanı Güney Afrika olan Dikenli İncir, Hint İnciri yada diğer adıyla Frenk İnciri ülkemizde en çok Akdeniz ve Egede rastlanan bir yabani kaktüs türüdür. Anavatanı Amerika ve Afrika olabileceği tahmin edilen bu meyve kıraç ve kurak, kireçli alanları sever. Bu güzel meyvenin kendisi kadar yaprakları da pek çok alanda kullanılıyor. Son yıllarda bu bitkinin yaprakları doğal kozmetik alanında; cilt, vücut ve saç bakımı ürünlerinde kullanılıyor.

Dikenli İncir Nasıl Yenir?

Soğuk tüketilmesi daha ferahlatıcı olmasından dolayı yaz aylarında satıcılar tarafından buz parçalarının için konur. İçi çekirdeklidir ve daha çok bu çekirdekler ile birlikte tüketilir. Antalya ve çevre illerinde sahil kenarlarında veya dağlık alanlarda bolca karşılaşılabilecek bir meyvedir. Bu meyveler rahatlıkla toplanabilir ve dikkatlice kesilerek tüketilebilir. Hint inciri susuz yerlerde kendiliğinden yetişse de meyvesi oldukça suludur.

Jölesi, reçeli, marmeladı yapılabilir. Çiğ ve kurutulmuş olarak tüketileceği gibi pişirilikte tüketilmektedir.

Dikenli İncirin Faydaları Neler?

Dikenli incir yaprağı, nem oranının yüksek ve ayrıca su tutucu özelliği olmasından dolayı cilt için bir nem dengeleyicisi olarak kullanılabiliyor. Cilt nemini koruyor ve kırışıklıklarla mücadele ediyor. Ayrıca bu bitki C vitamini açısından çok zengin ve içerdiği zengin lifler sayesinde bağırsakları düzenliyor,temizliyor. Kabızlık sorunu olanlar için oldukça faydalı bir meyvedir. Ayrıca uzmanlara göre bu meyve bir polivitamin yerine geçmektedir.

Dikenli İncir ayrıca tok tutma özelliği yanında kalorisi az olduğundan rahatlıkla diyet yapanlar tarafından kullanılabilir. İçinde şeker olmasına rağmen zengin lifleri nedeniyle kan şekerini aniden yükseltmemektedir.  Günde üç yada dört tane yemenin bir sakıncası yoktur.

Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. Tek bir hint inciri, günlük C vitamini ihtiyacının 1/3’ünü karşılamaktadır. Magnezyum, fosfor, kalsiyum ve potasyum açısından çok zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi bulunur.

Sağlıcakla Kalınız…

Kavut Tatlısı Nedir? Kavut Tatlısı Nasıl Yapılır?

kavut nasıl yapılır, kavut nedir

Kavut Tatlısı Nedir?

Kavut; bir tahılın önce kavrulup daha sonra un haline getirilip içerisine tatlandırıcı eklenerek elde edilen tatlıya verilen isimdir. Eski bir Türk tatlısıdır. Divan-i Lugati’t Türk’de bahsi geçen tatlılardan birisidir. Ayrıca; kavutun tarihinin Van ve çevresinde Urartu’lara kadar gittiği tescillenmiştir. Kagut, dovurcuk ve pohin gibi isimleri vardır. Van Kavut tatlısı aynı zamanda patenti alınmış bir üründür.

Günümüzde bu geleneksel tatlı ülkemizde sadece Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerimizin bazı yerlerinde yapılmaktadır. Orta Asya’da pek çok Türk ülkesinde ve Moğolistan gibi ülkelerde tüketimi yaygın olan bir tatlıdır.

Tunceli ilinde; kavut tatlısı genel olarak Hızır Orucu zamanlarında yapılan geleneksel bir tatlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizin değişik yörelerinde örneğin Mersin ve çevresinde kavut lokması dağıtmak bir gelenek haline gelmiştir. Burada yapılan lokma yağlı hamurun lokma şeklinde pişirilmesi şeklindedir.

Bozyazı Kavutu Nedir?

Yine bu geleneksel tatlı; Yörük kültüründe karşımıza çıkıyor. Mersin’in Bozyazı ve Anamur çevrelerinde Çoban helvası veya Bozyazı kavutu olarak bilinen tatlı bir atıştırmalık olarak tüketiliyor. Özellikle çobanların uzun yürüyüşlerinde gereksinim duydukları kaloriyi sağlayacak kadar zengin bir içeriğe sahiptir Bozyazı kavutu. Yöre insanın gavut dediği bu tatlı keçiboynuzu, susam, fıstık ve ak darının dibeklerde dövülmesi ile elde ediliyor. Bozyazı kavutu içerisinde gluten bulunmuyor ve besin zenginliği açısından benzersiz.

Yöreden yöreye değişik tariflere rastlanmaktadır. Genel malzemeler; buğday, mısır ve susamdır. Karadeniz bölgesinde ve Tunceli ilinde arpa ile yapılmaktadır. Tatlandırıcı olarak şeker veya eski zamanlardaki gibi pekmez, reçel, bal veya tatlı yemişler kullanılabilir.

Kavut Nasıl Yapılır?

Aşağıdaki tarif Iğdır usulüne yakın bir tariftir. Dilenirse aşağıdaki tahıllardan sadece birisi ile de yapılabilir. Van usulü tarifte sadece buğday kullanılmaktadır.

Kavut Tarifi için Malzemeler: 

1 su bardağı buğday
1 su bardağı mısır
1 su bardağı susam
2 su bardağı şeker
3 su bardağı su
4 yemek kaşığı tereyağı

Iğdır Kavutu Tarifi

Buğday, mısır ve susam 4 yemek kaşığı tereyağı ile kavrulur. Kavrulduktan sonra malzeme un haline getirilmek üzere dövülür veya blenderdan geçirilir. Başka bir tencere içerisine su ve şeker eklenerek kaynatılır ve hafif sulu şerbet yapılır. Şerbet ılıdıktan sonra elde edilen unla birlikte karıştırılır. Un şerbeti çekene kadar iyice yoğrulur. Daha sonra elde edilen şerbetli hamur toplar halinde servis tabağına eklenir. Arzuya göre; üzerine ceviz, fındık gibi kuruyemişlerle süslenerek servis edilir.

Murabba-Mareçba Nedir? Erik ve Ayva Murabbası Nasıl Yapılır?

erik murabbası, ayva murabbası tarifi

Murabba Nedir?

Murabba, mareçba olarak da bilinen koyu reçel çeşitlerine verilen isimdir. Erik, vişne, frenk üzümü, ayva, dağ armudu (ahlat armudu), elma, böğürtlen ve kızılcık gibi meyvelerden murabba yapılabilmektedir. Kültürümüzde en çok ayva, erik ve elma murabblaları meşhurdur. Türk usulü murabba yapımında meyve kaynatılır ve bir bez torba içine alınarak özü çıkana kadar süzülür. Süzülen bu tatlı meyve suyu kaynatılarak özleştirilir. Ayva murabbası yapılacaksa çekirdekleri de kullanılır bu sayede yoğun bir kıvam elde edilir. Eski zamanlarda yapılan murabbalar şekersiz yapılmaktaydı. Bu nedenle tariflerimizde şeker kullanmamayı tercih ettik.

Murabba Nasıl Yenir?

Esasında bir tatlıdır. Reçel gibi tüketilebileceği gibi tatlılara eklenebilir. Ayrıca; kaymak ve kuruyemişler ile çok güzel gitmektedir. Pelte ve parfe gibi çeşitli tatlıların yapımında kullanılabilir. Evde pestil, şerbet ve şurup yapımında rahatlıkla kullanılabilir.

Murabba Tarifi

1-Şekersiz Ayva Murabbası Nasıl Yapılır?

Malzemeler:

7-8 adet ayva
1.5-2 su büyük su bardağı su

Ayva Murabbası Yapılışı

Ayvalar doğranır ve çekirdekleri ile birlikte bir tencereye alınır. Tercihen 1 gece bekletilerek suyunu salması sağlanır. Üzerine su eklenerek yumuşayıncaya kadar pişirilir. Ardından elde edilen pişmiş ayvalar suyu ile birlikte bir tülbent içine konur ve özü çıkana karar iyice tülbent sıkılarak çıkarılır. İki kat tülbent kullanmak daha iyi sonuç verir. Elde edilen öz bir tencereye alınır ve reçel kıvamına gelene kadar pişirilir. Eğer şeker konacaksa bu aşamada eklenmelidir. Ardından kavanoza doldurularak, soğuması için bekletilir ve ağzı kapatılarak buzdolabına kaldırılır. Kaymak ve kuru yemişlerle birlikte tüketilebilir.

2- Erik Murabbası Nasıl Yapılır?

Yarım kg olgunlaşmış erik

Birkaç tane karanfil

Üç su bardağı su

Yarım limon

Erik Murabbası Yapılışı

Eriklerin çekirdekleri çıkarılır ve su ilave edilerek pişirilir. İsteğe göre bu aşamada bir miktar şeker ilavesi yapılabilir. İyice piştikten sonra yarım limon ilave edilir. Artından elde edilen pişmiş erikler suyu ile birlikte bir tülbentten geçirilir. İyice özleri akana kadar tülbent sıkılır. Ardından kısık ateşte koyulaştırma işlemine geçilir. Reçel kıvamını alınca işleme son verilir. Kavanoza doldurulur ve soğuduktan sonra ağzı kapatılarak buzdolabına kaldırılır.

Karadeniz’in Siyah İncisi; Yusufeli Zeytini Namı Diğer Kuzine Zeytini Nedir?

Yusufeli Zeytini

Yusufeli Zeytini-Butko Zeytini Nedir?

Ülkemizin en uç kuzeydoğu noktası olan Artvin’in Yusufeli ilçesinde yöreye özgü yetişen tescillenmiş zeytinidir Yusufeli Zeytini. Bu bölgede bulunan yaklaşık 500 dekar alandan maksimum 300 ton civarı zeytin elde edilebiliyor. Yusufeli zeytini; kahvaltılık zeytin olarak tüketildiği gibi yağ üretiminde de kullanılıyor. Çıkan zeytinyağları yüksek kalitededir. Kullanım amacına göre butko zeytini ve kuzine zeytini olarak da bilinir.

Yusufeli Zeytininin Özellikleri Nelerdir? Kuzine Zeytini Nedir?

  • Türkiye’nin en kuzey noktasında ve denizden oldukça yüksek rakım yetişen bir zeytin türüdür.
  • Tamamen doğal ortamda yetişir.
  • Geleneksel hasat şekli zeytin ağacını silkme değil tek tek toplama şeklindedir. Bunun nedeni Yusufeli zeytininin kabuğunun ince olması nedeniyle silkme işlemine uygun olmamasıdır. Yöre halkı zeytinleri tek tek toplamaktadır.
  • Yusufeli zeytininden elde edilen zeytinyağının asit oranının diğer yörelere ait yağlara göre düşük olduğu tespit edilmiştir.
  • Büyük oranda tuzsuz tüketildiği için revaçta olan bir zeytin türüdür. Geleneksel olarak bölgede zeytin kavrularak tuz katılmadan tüketilir. Bu şekilde kavrulmuş Yusufeli zeytinine kuzine zeytini adı verilir. Kuzine zeytini sağlıklı bir kahvaltılık ve çerez olarak tüketilmektedir. Bunun dışında yeşil zeytin, çamış zeytini, küplük zeytin gibi kategorileri vardır.
  • Butko zeytini olarak da bilinen bu zeytin türü soğuk havalara ve rüzgara karşı diğer zeytinlere nazaran daha dayanıklıdır.

Yusufeli-Butko Zeytini Fiyatları

İnternet ortamında 30 TL gibi bir fiyata bu ender zeytini tatmak mümkündür. Yusufeli Zeytinyağı fiyatı oldukça makuldür. Litre fiyatı 30 TL civarında satıştadır.

Unutmabeni Çiçeği Ne Anlama Gelir? Unutmabeni Çiçeğin Hiyakesi

unutmabeni çiçeğinin hikayesi

Unutmabeni çiçeği: (Boncuk otu, Kuş gözü çiçeği ): Bir Alman efsanesine göre; Tanrı tüm çiçeklere isim verdiğinde, kendisine isim verilmeyen bu küçük çiçek bağırır: “Ey Tanrım! Unutma beni, ” Tanrı yanıtlar ” Senin adın bu olacak. Bir başka efsaneye göre ise Adem ile Havva cenneti terk ettiklerinde bu çiçek arkalarından haykırır: Beni Unutma!

Unutmabeni Çiçeği Nedir

Unutmabeni çiçeği; hodangiller familyasından olup anayurdu Amerika ve Avrupa kıtaları olan Myosotis cinsi  otsu bitkilere verilen isimdir. Bunlardan bazı türlerin süs bitkisi olarak kültürü yapılmaktadır ve bu türlere unutmabeni çiçeği adı verilmektedir. 20-30 cm. kadar boyu olabilen çok yıllık unutmabeni (M.scorpioides- ing: do not forget me flowers) bitkisinin yeşil renkli ve mızrak biçiminde yaprakları, bitkinin gövde kısmına sapsız olarak bağlanmıştır. Mayıs – Ağustos ayları arasında açan unutmabeni çiçekleri, beş taç yapraklı ve genellikle mavi veya beyaz yada pembe renkli olur. Çiçeklerin ortası kuş gözünü andıracak biçimde sarı lekelidir. Unutma beni çiçeği, bir süs bitkisi olarak yetiştirilmesi kolaydır ve bakımı zahmetsizdir.

Günümüzde ise dahan anlamlı bir simge haline gelmiştir. Alzheimer Derneği tarafından farkındalık oluşturmak için bir simge olarak kullanılmaktadır.

Unutmabeni Çiçeği Nasıl Yetiştirilir?

Unutmabeni bitkisi, güneşli veya yarı gölge ortamlarda, nemli ve organik maddece zengin olmak koşulu ile her tür toprak tipin iyi gelişir ve serin yerleri çok sever. Bitkinin üretimi tohumları ya da bitkinin kökten bölünmesi yoluyla yapılır. Fakat, unutmabeni bitkisi, döktüğü tohumlarla ertesi yıla bırakarak kendiliğinden çoğalabilir. Bitkinin tohumları bahçedeki yerlerine sonraki yıl ilkbaharda gelişmesi için belirli aralıklarla sonbahar mevsimine doğru ekilir. Bitkinin kökten bölünmesiyle çoğaltılması da sonbahar mevsiminde yapılır. Ama, kışları sert geçen bölgelerde bu şekilde bölünmüş bitkilerin köklerinin, malçlama yapılmak suretiyle soğuğa karşı korunması gerekir. Unutmabeni çiçeği tohum fiyatı 3-5 TL kadardır.

Tarihte Unutmabeni Çiçeğinin Hikayesi

Bir Alman efsanesine göre; Tanrı tüm çiçeklere isim verdiğinde, kendisine isim verilmeyen bu küçük çiçek bağırır: “Ey Tanrım! Unutma beni, ” Tanrı yanıtlar ” Senin adın bu olacak. Bir başka efsaneye göre ise Adem ile Havva cenneti terk ettiklerinde bu çiçek arkalarından haykırır: “Beni unutmayın!” Bunların dışında anlatılagelen bir başka efsane ise Orta Çağ’da geçmektedir. Yine bir Alman efsanesi olan bu efsaneye göre Tuna Nehri kıyısında yürüyüşe çıkan bir şövalye ve sevgilisi, nehir kenarında su üzerinde akıp gitmekte olan bir mavi çiçek görürler. Sevgilisinin çiçeği çok beğenmesi ve istemesi üzerine, şövalye çiçeği almaya çalışır ama bu sırada nehrin sularına kapılarak son bir hamle yaparak çiçeği sevgilisine doğru atar ve “Vergissmeinnicht!”  ( Unutma beni! ) ” diye haykırır.

beyaz beni unutma cicegi

Türk Mutfağında Kullanılan Baharatlar

türk mutfağında kullanılan baharatlar

BaharatlarBaharatlar’ın Kullanıldığı Yerler. Türk mutfağının damak tadını oluşturan tüm baharatlar hakkında bilgi. 

Türk Mutfağında Kullanılan Baharat Çeşitleri

Acı Kırmızı Biber : Acı veya tatlı taze biberlerin kurutulup, dövülmesiyle birlikte kavrularak yada kavrulmadan yapılır. En popüler baharatlar arasındadır. Acı kırmızı biber C vitamini açısından zengindir.

Adaçayı : Ballıbabagiller ailesinden kokulu bir bitkidir. Adaçayı çayı uyarıcıdır. Baharat olarak özellikle Avrupa ülkelerinde kızarmış patateslerin ve hamurlara eklenen yağların kokulandırılmasında, salamuralarda, etlerin terbiyelenerek dinlendirilmesinde kullanılır. Kokusu böcekleri ve parazitleri rahatsız ederek uzaklaştırmaktadır. Adaçayı eski tarihlerde zirai ilaç yerine kullanılmıştır. Adaçayı doğal bir böcek kovucudur.

Anason : Anason, maydanozgillerden bir bitkinin küçük ve yeşilimsi tohumudur. Çöreklerde, gevreklerde, rakı gibi içeceklerde kullanılır.

Ardıç : Etlerin terbiye edilmesinde kullanılır.

Beyaz Toz Biber : Karabiberin dış kabuğu alınmış ve dövülmüş olanıdır. Karabiberden daha keskin kokusu vardır, tat olarak karabibere göre hafiftir.

Biberiye : Taze ve kurutulmuş olarak tüm yemeklerde kullanılır. Pek çok şifası vardır. Biberiye yağı kokusunun insanı rahatlattığı ve performansını arttırdığı bilinir. Baharatlar arasında önemli bir yere sahiptir. 

Çemenotu : Sert, kahverengi-sarımsı renkli bir tohumdur. Öğütülmüş halde çeşitli sos,turşu, çorba, pastırma ve yemeklerde kullanılır. Türkiye’de oldukça popüler baharatlar arasındadır.

Cevz-i Bevva :  Endonezya civarlarında yetişir ve Muskat cevizi yada Hint Cevizi olarak da bilinir. İçindeki çekirdeği rendelenebilir, beşamel sos ve çeşitli yemeklerde kullanılır. Mace Baharatı’da bu bitkiden elde edilir.

Çörekotu : Kullanım alanı çok geniştir ve geleneksel ilaç olarak kullanıldığı gibi çeşitli tuzlu pastaların ve ekmeklerin üzerine dökülür. Kahvesi yapılır.

Defne : Her tür et yemeklerinde, soslarda, konserve ve turşularda kullanılır. Eti marine etmede kullanılabilir. Ayrıca tütsü şeklinde de kullanılır.

Dereotu : Sindirimi kolaylaştıran bir bitkidir. Pek çok salata ve yemekte kullanılır. Ayrıca salamurası da yapılabilir. Tohumu ve yaprakları en çok kullanılan baharatlar arasındadır.

Dolmalık Fıstık ( Çam Fıstığı ):  Değerli bir bitkidir. Pastacılıkta ve yemek sanayisinde kullanılır. Güneriçi olarak da bilinir. Pilavlarda özellikle iç pilavda ve dolmalarda kullanılır.

Frenk fesleğeni : Nanegiller ailesinde tropik kökenli bir bitkidir. Domatesle uyumlu olup, patlıcanlı, biberli yemeklerle önerilir. Sarımsak ile pişirildiğinde biber lezzeti kazanır.

Hardal : Hardal bitkisinin tohumları övütülür ve sirkeyle karıştırılarak macunumsu bir kıvam bir kazanır. Izgara etlerde ve bazı soslarda kullanılır. Patates kızartması ile güzel bir uyumu vardır.

Haşhaş Tohumu : Haşhaş bitkisinin tohumu olup mavi, siyah veya beyaz renklerde olabilir. Hamur işi fırın ürünlerinde kullanılır.Aynı zamanda kavrulmuş haşhaş tohumları salata, meze ve sebze yemeklerine de katılır. Haşhaş ezmesi de çeşni ve kahvaltılık olarak kullanılır.

Karabiber : Kuru ve siyah renkli tane biçiminde baharlı ve acı bir tadı vardır. Genelde toz halinde, tüm yemeklerde kullanılabilir. Türkiye’de en çok kullanılan baharatlar arasındadır.

Kakule : Sıcak iklimlerde yetişir. Kakule tohumları küçük ve beyazımsı renge sahiptir. İştah açıcıdır ve mide sorunlarına iyi geldiği söylenir. Çay ve kahveye eklendiğinde harika bir lezzet katar. Artık pek çok kahvecide kakuleli kahve menülerde yerini almıştır.

Karanfil :  Kompostolarda, tatlılarda, şerbetlerde, çaylarda, keklerde, dondurmalarda, soğanla birlikte bazı yemeklerde kullanılır. Elma ile değişik bir tat kazanır.

Kerbel : Bir tür maydanozdur ve genelde salatalarda kullanılır.

Kereviz : Kökleri , sapı ve yaprakları yemeklerde kullanılır. Ayrıca kereviz tuzu baharat olarak Avrupa’da çok yaygındır.

Kekik : Et ve ızgara yemeklerinde, çorbalarda sıkça kullanılır. Antiseptik özelliği vardır. Besinleri uzun süre saklanmasında kullanılır.

Kimyon : Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Türk mutfağında, köftelerde, bazı et yemeklerinde ve sucuk yapımında kullanılır.

Kişniş : Kişniş genel olarak şuruplara ve likörler katılmaktadır. Kişniş pastalara ve et yemeklerinde kullanılır. Bitkinin yaprak ve filizleri ise çorba ve salatalara doğranır. Köfte baharı karışımının ağırlıklı oranı kişnişten oluşur.

Köri : Kimyon, kişniş, biber, kakule, zencefil, karanfil, hintcevizi, acı kırmızı biber ve demirhindi baharatlarından oluşan bir karışımdır. Soslarda ve et yemeklerinde kullanılır. Tavuk eti ile köri artık ikiz gibidir. Patatesli yemeklerde ve patates kızartması ile harika gider.

Kuşüzümü : Pilav, dolma içi ve bazı tür tatlılarda kullanılır.

Limon: Salata ve çorbaların olmazsa olmazı olan limon baharat olarak da kullanılıyor. Kurutulmuş kabukları yemeklere lezzet katıyor.

Maydanoz : Her türlü salata ve yemeğin vazgeçilmezi olan, dünyanın en çok tüketilen yeşilliği.

Melisotu, melisa otu : Salata veya taze meyvelerde kullanıldığı gibi çayı çok meşhurdur. Melisa Çayı, hafif bir antidepresan ve uyku verici çaydır.

Mercanköşk : Kekiğe çok benzer. Salatalarda, et yemeklerinde ve sebzelerle kullanılır. Yemeğin pişmesine az bir zaman kala eklenir. Genelde av etlerinin yumuşaması için kullanılır.

Miskotu : Av hayvanları, balık gibi yağlı yiyeceklerde ve yemeklerde kullanılır. Vermut tipi bir kısım şarapların yapımında kullanılır.

Nane : Nane, çorbalardan sebzelere ve et yemeklerine kadar birçok yemekte kullanılır. Salatalarda tüketilir ve çayı da yapılır.

Pembebiber : Özellikle soslarda, et ve balık yemeklerinde kullanılır.

Pimpinel : Bir anason türü olup genelde çorba, sebze ve balık yemeklerine eklenebilir.

Pul Kırmızı Biber : Acı taze biberlerin kurutulup pul görünümü kazandırılması ile yapılır.

Rezene : Anason kokulu bir ot. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır.

Roka :  Salata olarak veya ızgarada ve tavada pişirilmiş balık yemekleriyle yenir.

Safran : Safran, kullanıldığı yemeğe sarı renk verir. Keskin kokulu ve acımsı bir tada sahiptir. Safran pilavı meşhurdur. Bazı  deniz mahsulleri yahnilerinde ve balık yemeklerinde, çeşitli sütlü tatlılarda kullanılır. Zerde tatlısına safran konur. Hakiki safran pahalı baharatlar arasındadır. Safranın kilo fiyatı 20 Bin TL kadardır.

Sumak : Toz halinde kullanılmaktadır. Ekşimsi bir tada sahiptir. Kebaplarda ve bazı salatalarda limona alternatif veya limonla birlikte ekşilik vermek için kullanılır.

Susam : Simit gibi çeşitli hamurlu yiyeceklerde ve tahin yapımında kullanılır.

Tarçın : Bazı hamur işlerinde ve sütlü tatlılarda ayrıca salep ve boza gibi içeceklere serpilerek tatlandırıcı olarak kullanılır.

Tarhun : Bazı soslarda, et yemeklerinde ve salatalarda kullanılır.

Tere : Tere yaprakları genelde salata olarak yenir.

Vanilya : Meksika kökenli bir baharattır. Pastacılıkta ve çeşitli meyveli ve sütlü tatlılara kendine has lezzet vermesi için kullanılır. Sakinleştirici, mutluluk verici etkisi vardır. Ayrıca parfümlere konulmaktadır. Vanilya dünyanın en pahalı baharatlar arasında ilk sıralardadır.

Zencefil : Çeşitli şerbet, meşrubat, likör gibi içecek yapımında kullanılmaktadır.

Zerdeçal : Aroma arttırıcı olarak kullanılmaktadır. Genelde tozu kullanılır. Karaciğer hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. En popüler baharatlar arasındadır.