Siyah Altın: Organik Tarımda kullanılan Solucanlar

siyah altın, organik gübre

Organik Tarımda çalışan işçiler: Solucanlar

Evsel atıkları yiyen solucanların bunu çok verimli organik tarım gübresine dönüştürdüğünü biliyor musunuz? İşte Girişimcilere İş Fırsatı…

Son yıllarda giderek organik tarım alanında yaygınlaşan “siyah altın” diye bilinen gübre, aslında toprak altında evsel atıklarla dahi beslenebilen solucanlardan elde ediliyor. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde solucan yetiştiriciliği ve gübresi üretimi işiyle uğraşan Reşat Kara; yaklaşık 9 ay önce evsel atıkları bilinen en verimli organik gübreye dönüştüren solucanları yetiştirmeye başladığını söyledi. Gübrenin, solucanın “Kırmızı Kaliforniya” çeşidinden elde edildiğini belirten Kara, şöyle devam etti:
“Solucanlar, çağın en büyük sorunu olan çeşitli atıkların geri dönüşümünde bir arıtma tesisi gibi çalışması Reşat Kara’yı etkilemiş. Bir müddet süren araştırmaları sonucu  uygun solucan çeşitlerinden 50 çeşit  almışve küçük bir tesis kurmuş kendisine. 9 ayda 1 milyona yakın siyah altın yani solucan üretmiş. Yaklaşık 1 milyon solucan, 1 kamyon evsel atığı 40 günde 850 kilogram organik gübreye dönüştürdüğünü belirtiyor Reşat Kara.

“Hastalıklı fideler bile bu siyah altın olan solucan gübresi ile can buluyor”

Reşat Kara, Simav ilçesindeki domates seralarında kimyasal gübrelerden dolayı meyudana gelen bitki hastalıklarıyla ilgili araştırma yapıyor ve solucan gübresini bu seralarda denediğini  söylüyor. Solucan gübresinin, domateste kimyasal gübrelerin yol açtığı sorunları önlediğini ve  bitkinin daha iyi geliştiğini söylüyor. İşte bu çalışmadan sonra domates seraları üzerinde görülen başarının etkisiyle bir talep patlaması yaşıyor. Organik Solucan Gübresine yoğun talepler gelmöeye başlıyor. Daha sonra tutku ve gelir haline gelen bu işi geliştirmek için kendi tesisini kurmaya karar veriyor Reşat Kara.

“Siyah altın” diye bilinen solucan gübresinin, tarımsal arazileri canlandıracağını bildiren Kara, şunları kaydetti:
“Solucanlar atıkları tüketerek onları çok değerli olan bu gübreye dönüştürüyor, evsel atıkları, yiyecek artıklarını yani çöp dediğimiz çoğu şeyi tüketebiliyor ve verimi biten topraklara yeniden hayat veriyor. Bu gübreyle hem toprak yeniden canlanıyor hem de pek çok kimyasal kaynaklı ürün hastalıkları bitiyor. Bu yüzden bunlara ’toprağın askerleri’ deniliyor.”

Kırmızı Acı Biber Epilepsiyi Tetikler mi?

kırmızı acı biber-epilepsi

 

Isparta SDÜ Tıp Fakülyesi Biyofizik Bölümü, kırmızı acı biberle ilgili yeni bir keşif yaptı. Hücredeki iyon kanalları üzerine yaptığı araştırmayla Uluslararası Harezmi Ödülü’ne sahip ilk Türk bilim adamı olan Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu,  ekibiyle sekiz yıl süren çalışma sonunda sara ( epilepsi ) hastaları için önemli bir keşif yaptılar.

KIRMIZI ACI BİBER SARA HASTALIĞINI ( EPİLEPSİYİ ) TETİKLİYOR

Prof. Dr. Nazıroğlu,  Kırmızı acı biberde çok fazla bulunan ve bibere acı tadını veren kapsain maddesini incelemek üzere Sıçanlardan 5 grup oluşturduk ve bir kısmında epilepsi oluşmasını sağladık.

Grupların bir kısmına kırmızı acı biberde bulunan kapsaisin maddesini iğneyle enjekte ederken, geri kalanına ise bunun etkisini bloke eden kapsazepin adlı madde verdik. Sonuçta kırmızı biberin acı olmasını sağlayan kapsaisin verilen sıçanlarda epileptik atakların arttığı gözlemlenirken, kapsazepin verilen diğer sıçanlarda ise bu atakların neredeyse sıfıra yakın düzeyde azaldığını gözlemledik.

Bu çalışma sonuçlarına göre  şunu söyleyebiliriz ki epileptik hastaların kırmızı acı biber yemesi, epileptik atakları artırıyor” dedi.

Prof. Dr. Nazıroğlu ve ekibinin konuyla ilgili makalesi dünyaca ünlü Amerikan Neuroscience Dergisi’nde bu ayki sayısında yayınlanarak tıp dünyasına sunuldu.

EPİLEPTİK  İLAÇLAR GELİŞTİRİLEBİLECEK

Prof. Dr. Nazıroğlu, çalışmanın finalinin ise kapsain maddesinden yola çıkarak  antiepileptik bir ilaç geliştirmek olduğunu vurguladı.

Not: Kırmızı Acı Biberde bulunan Kapsain maddesi metabolizmamız için çok faydalı bir maddedir. Yukarıda aktardığımız açıklamaların tam bilimsellik kazanması ve insanlarda da aynı etkiyi gösterip göstermeyeceğinin araştırılması gerekmektedir. Aslında haber içeriğinde farelere ne kadar kapsain verildiği belirtilmemiş. Yani her şeyin aşırı dozu zararlıdır. Azı karardır. Biber aşırı tükettiğimiz, elma armut gibi yediğimiz bir yiyecek değildir.  Pek tabi fazla su içtiğinizde kalp krizi geçirme, böbreklerin iflas etmesi gibi sonuçlar oluşabiliyor. Bu suyun zararlı olduğu anlamına gelmiyor. Aynı kural tüm besinler için geçerlidir.

Organik Şampuan ve No Poo Akımı

organik şampuan ve no poo

Organik Şampuan ve No Poo Akımı Nedir?

Organik Şampuan ürünleri yavaş yavaş kimyasal içerikli şampuanların yerini alıyor. Saçlarımızın sağlığı aynı zamanda kafa derimizin sağlığı anlamına geldiği için bu konu es geçilmemesi gereken bir konu. Peki Organik Şampuanların bileşiminde neler var? Organik Şampuan bileşiminde doğal bitki özleri, çeşitli yağ asitleri, doğal vitamin ve mineral içeren meyve özütleri, esansiyel yağlar, doğal alkaliler vs. var. Her saç ve deri tipine uygun organik şampuan bulmak mümkün. Tipik şampuanlar, sodium laurent sulphate, paraben gibi bazı kimyasallar içerebilirler. Uzun vadede, bu kimyasalların bir takım yan etkileri doğabilmektedir. Organik şampuan’lar; özlerinde ısırgan otu, çörek otu yağı, biberiye yağı, defne, portakal özleri gibi doğal bileşenleri barındırmaktadırlar.

Unutulmaması gereken bir husus ise, saç yıkamanın esas mantığının saçlardaki yağları ve kirleri temizlemek olduğu düşünüldüğünde, saç derisinin karmaşık yapısı nedeniyle bazen saç yağlarının bilinçsizce ve aşırı derecede temizlenmesi saç derisinin yağ üretimini aşırı derecede tetiklemekte ve kısır bir döngü oluşturmaktadır. Yani aşırı temizleme bir anlamda aşırı yağ üretimini de beraberinde getirmektedir.

Organik şampuan‘lar, gerek Ph dengesi gerekse içerdikleri organik bileşikler saç dengesi ile uyum içinde olduklarından; aşırı saç yağlanmasının ve dolayısı ile saç dökülmesinin önüne geçmiş olmaktadırlar.

Yapılan bilimsel araştırmalara göre, saç yağlanması, saç dökülmesi sorununun en önemli nedenleri arasındadır. Saçlardaki aşırı yağlanmanın bir diğer nedeni ise hormonaldir ( DHT hormonu ). Eğer saçlarınızda aşırı yağlanma ve dökülme varsa, bilinen en iyi doğal DHT baskılayıcılarından olan ÇÖREK OTU YAĞI  kullanabilirsiniz.

Şampuansız Saç Yıkama ( No Poo ) -Evde Doğal Şampuan Yapmak..

Şampuansız saç yıkamak çok basit bir uygulama. Karbonat, su ve elma sirkesi uygulamasından oluşuyor. Öncelikle karbonat % 100 karbonat olacak, bunun için eczanelerden İngiliz Karbonatı bu iş için uygundur. Karbonat bazik bir madde olduğundan dolayı yağla bileşiminde sabunlaşma etkisi gösterecektir. Saçınız az yağlı ise az miktarda karbonat çok yağlı ise biraz daha fazla karbonat kullanacaksınız. Bir bardak suya bir çorba kaşığı karbonat karıştırıp eriyoruz. Bir kısmı ile saç diplerimizi masaj şeklinde hafifçe ovalıyoruz. Durulayıp kalan kısımla tekrar aynı işlemi uygulayıp saçımızı bir miktar doğal Elma sirkesi ve su karışımı ile duruluyoruz.

No Poo Akımı uygulamasıyla insanlar belli bir süre sonra saçlarını sadece saf su ile temizleyebiliyorlarmış. Ancak bu ne kadar gerçekçi tartışılır. Fakat şu bir gerçek ki kullandığımız şampuanlardaki kimyasallar saç derimizin sağlığını bozarak saçlarımızın daha fazla yağlanmasına ve kirlenmesine neden olabilmektedir. Size bir önerimiz ise saçlarınızı karbonatla yıkamadan evvel bir miktar zeytinyağı ile masaj yapıp ardından karbonatla temizleyip sirke ile son durulamanızı yapmanız. No Poo Akımı saç dökülmesi uygulamalarında bile başarılı sonuçlar verebiliyor. Ama dediğimizi unutmayın! Saç tipinizi en iyi siz biliyorsunuz. Saçlarınızda bir hastalık veya deri  rahatsızlığı, mantar vs. bulunabilir. Yahut saçlarınız aşırı yağlı veya saç deriniz aşırı hassas olabilir. Bunun için bu yöntemleri denerken çok dikkatli olmalısınız.

Sağlıcakla Kalınız…

Zayıflamak için ve Sivilceler için Elma Sirkesi

zayıflamak için elma sirkesi

Bel İnceltmek, Göbek Çevresinde bulunan Yağları Eritmek için Elma Sirkesi

Lütfen bu yazımızı okuyun ve mümkün olduğunca uygulamaya çalışın.

Binlerce yıldır hem doğal bir besin hem de bir ilaç olarak tüm dünyada kullanılan bir mucizedir sirke. Peki nedir sirkenin faydaları?

Sirkenin içeriğinde  kalsiyum, flor, sodyum, fosfor,potasyum potasyum, magnezyum, sodyum, silisyum, A vitamini, B1, B2, ve B6 vitaminleri, C vitamini, sirke asitleri (asetik asit ), meyve asitleri, pektin vardır. İşte sağlığımız için hayati önemi olan bu kadar bileşiklerin bu kadar ilahi bir oranda doğal bir şekilde bir araya getirilmiş mucizesidir sirke.

Diğer tür sirkeler ve özellikle Elma Sirkesinin faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

Elma Sirkesi Sivilcelere de iyi gelir

Elme Sirkesi; Ateş düşürür, astıma iyi gelir. Ayrıca sivilce üzerine bir kaç damla elma sirkesi pamuğa yedirilerek çok hafif sürülürse 1 gecede eser bırakmaz. Önemli nokta şudur, yatmadan pamuğu sivilcenin üzerine bırakıp bir kaç dakika bekletmek yeterli olacaktır. Her gün yüzünüzdeki başka bir sivilceye bunu uygulamanız gerekecektir.

Baş ağrılarına iyi gelir. Böcek sokmasına, gribe, nezleye iyi gelmektedir. Peki Elma Sirkesi zayıflatıyor mu?

Cevap: Evet. Elma Sirkesinin zayıflatıcı etkisi bilinmektedir. Peki nasıl tüketirsek zayıflamamız için etkili olacaktır.

Elma Sirkesiyle Zayıflama

Sabahları kahvaltıdan önce 1 bardak ılık  ( kaynatıldıktan sonra 10 dakika bekletilmiş  ) suya beş damla elma sirkesi ekleyip güzelce içiyoruz. Bunu içtikten sonra elma sirkesi adeta vücudunuzdaki yağlar yanmaya başlayacaktır. Bir ay süre ile bunu her gün uygulamanız gerekecek.  Bununla bitmedi eğer elma sirkesinin faydasını görmek istiyorsanız yapmanız gereken şey, ılık suyu içtikten sonra 10 dakika dışarda veya havalandıracağınız evinizin içinde çok hafif tempo ile yürümeniz gerekecek. Akşam yemeklerinizde ise salatalarınıza ve çorbalarınıza tuz yerine, elma sirkesi ve limon koyacaksınız. Bu çok önemli bir noktadır. Ayrıca yine bu bir aylık süre boyunca beyaz ekmek, tuz ve beyaz şekeri  keseceksiniz. Özellikle hamur ve şekerin bir araya geldiği tatlı ve pastaları kesinlikle yemeyeceksiniz. Bunlar dışında yeme alışkanlığınızda bir kısıtlama olmayacak. Bu dönemde her gün yiyeceğiniz iki tane keçiboynuzu eriyen yağlardan dolayı açığa çıkacak serbest radikallerin zararlı etkisini yok edecektir. Ancak kızarma türü yine yememeniz gereken yemek çeşitlerinden. Akşamları ise yatmadan önce yine 1 bardak suya 2-3 damla elma sirkesi katıp içiyoruz. Yukarıda açıkladığımız sivilce tedavisi yanında sivilceli arkadaşlar bu kürüde deneyip iç organlarının temizlenmesini sağlayarak daha hızlı bir şekilde aknelerinden kurtulabilir.Eğer sürekli kullanmakta olduğunuz bir ilaç varsa veya bir hastalığınız mevcutsa doktorunuza danışıp uygulamakta fayda var.

Sağlıcakla Kalınız….

Uykusuzluk İnsanı Nasıl Etkiler?

Uykusuzum Ne Yapabilirim?

Uykusuzluk Çekiyorum Diyorsanız…

Günlük kaç saat uyuyoruz?  Günlük altı saatten az uyuduğunuz bir hafta boyunca bile 700’ün üzerinde gen değişimi dahil  ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya gelebilirsiniz.
İnsan metabolizmasının işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için günlük 7-9 saat arası uykuya ihtiyacı vardır.  2013’te Gallup adlı Amerikan sitesinde yapılan bir araştırma sonuçlarına göre yetişkin Amerikanların sadece %59’u yeterli uyuyabiliyor. Katılımcıların %14’ü ise gecede 5 saat ya da daha az uyuyabildiklerini ifade ettiler.
Acenta tarafından yürütülen bir ankette ise , insanların %35,3’ü geceleri ortalama 7 saatten az uyuyor.  Katılımcıların %37,9’luk kısmı  gün ortasında uyuklayacak kadar kendilerini  yorgun hissettiklerini belirttiler. Öyle ki % 4,7 si direksiyon başında uyuduklarını itiraf ettiler.

Geceleri Az Uyuyanlar Obeziteye Daha Yatgın: Uykusuzluk ve Obezite

WebDM ise az uykunun konsantrasyon eksikliğine, kaza riskinin artmasına, zeka eksikliğine, cinsel isteksizliğe, hafıza zayıflığına, depresyona neden olduğunu ve kilo alımına sebep olduğunu iddia ediyor. 2005 yılında 32-49 yaş grubu arasındaki 10.000 kişi ile yapılan ankette geceleri 7 saatten az uyuyan insanların  obeziteye daha yatkın oldukları tespit edildi. Journal of Neuroscience’da yayınlanan bir araştırmada çeşitli stres ve uyarıcı faktörlerle uyanık tutulan farelerin,  uyanık ve tetikte tutmakla sorumlu beyin köklerinin bir parçası olan “locus cerelius” hücrelerinin kalıcı olarak zarar gördüğü belirlendi.
Araştırmanın baş yazarı Pensilvanya Üniversitesi’nden Tıp Doktoru olan Sigrid Veassey ise şöyle söylüyor:
“Uyku kaybının telafisi imkansız hasara yol açabileceği konusunda şimdi çeşitli kanıtlara sahibiz. Bu deney basit yapılı bir hayvan üzerinde yapılmış olmasının sonuçları bu ise, biz insanlar olarak buna daha fazla dikkat göstermeliyiz şeklinde konuştu.

Uzun Vadede Az Uyumanın Vereceği Zararlar

İnme ve Kalp Krizi riski 4 katına çıkıyor. Obezite riski artıyor ve bazı kanser türlerinin riski artabiliyor. Ayrıca uzun süre uykusuzluk durumlarında yine diyabet riski, genç ölüm riski artıyor. Sperm kalitesi ve sayısı düşüyor. Erken yaşlanma belirtileri başlıyor.

Erken yaşlanma veya yaşlı gösterme

Özellikle uyku ile geçmeyen gece saatlerinde alınan sigara, alkol yada yemek yeme gibi alışkanlıklardan bir tanesi dahi olsa bu etkiler katlanarak zarar verecektir.

Gece Rahat Uyumak İçin Öneriler

Başkaca bir rahatsızlığınız yoksa melisa çayı ve sarı kantaron çayı uykusuzluk için iyi gelebilir. Uykusuzluk probleminiz varsa akşamlar çay, kahve ve kola içmekten uzak durun. Ayrıca gece geç saatlerde yemek, tatlı ve meyve türü yiyecekleri tüketmemeye çalışın. Bu arada uyuyacağınız odanın tam karanlık ve havalandırmasının iyi yapılmış olmasına dikkat etmeniz gerekmektedir.

Sağlıcakla Kalın…

Eşek Sütü Nedir, Faydaları Nelerdir?

eşek sütünün faydaları

Eşek Sütü ve Eşek Sütünün Faydaları

Eşek sütü son zamanlarda oldukça popüler olan bir besin maddesidir özellikle astım hastaları için çok faydalı olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Eşek Sütü biyokimyasal bileşimi ve Ph değeri anne sütüne en yakın özelliğe sahip süttür. İnek sütüne oranla daha az yağ içerir ve Omega-3 içeren bir süttür. İçeriğinde Cassein ( kazein, kas yapıcı bir protein ), Albümin, Yağ, Laktoz, Tuz ve Su içerir. Bileşiminde  A, B1, B2, B6, D, C ve E vitaminleri gibi vitaminlerin yanı sıra zengin mineraller ve elementlerle (kalsiyum, magnezyum, fosfor, sodyum, demir, çinko  ) biostimulines (immünoglobülinler) ve Gliserol alkil içermektedir.  Anti-aging, rejeneratif ve iyileştirici özellikleri içeren esansiyel yağ asitlerine sahiptir. Bu süt çok etkili bir nemlendiricidir.

Kanserden, astıma, bronşite ve siroz dahil birçok hastalığa iyi geldiği iddia ediliyor. Eşek Sütü ayrıca çiğ olarak tüketiliyor. Bunların yanı sıra şek sütünün kolon kanseri, sedef ve egzama gibi hastalıklara karşıda faydalı olduğu ileri sürülüyor.

  • Eşek sütü ile vücudunuzu yıkadığınızda yada bir bez pamuk yardımıyla sildiğinizde cilt hastalıklarına çare olabilir
  • Balgam söktürür. Sigara içenler kullanabilir.
  • Ateş düşürür.
  • İçerisinde bulunan yüksek kaliteli omega-3 kalbi korur
  • İçerisinde bulunan yüksek kalsiyum sayesinde kemik gelişimini arttırıyor ve kemik erimesini engeller.
  • Yağ yakımını hızlandırabilir ve vücudu formda tutabilir.

Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın 700 tane eşeğin sütü ile güzellik banyosu yaptığı rivayet edilmektedir.

Yakın yüzyılda ise inek sütüne alerjisi olan çocuklar için alternatif süt kaynağı olarak tüketilmiştir.

Alerjik ciltlerin nemlendirilmesi ve temizlenmesi için eşek sütü oldukça faydalıdır. Ayrıca cilt kırışıklıklarının önlenmesinde ve genç görünmesinde oldukça etkilidir. Eşek sütü içerikli kremler yavaş yavaş piyasada yaygınlaşmaktadır.

Avrupa piyasasında eşek sütünden yapılmış krem, sabun ve şampuan gibi pek çok kozmetik ürün piyasaya sürülmüş durumdadır.

 Eşek Sütü Nerede Satılır ? Türkiye’de Eşek Sütü Fiyatı?

Araştırdığımız kadarı ile; Muğla-Fethiye’de ( Enver Yalçın isimli bir girişimci ), İstanbul-Bayrampaşa’da Köyüm At Çiftliği isimli bir üretim merkezinde; Kırklareli’nde Doç. Dr. Ufuk Usta’ya ait bir çiftlikte, yine İzmir Tire’De bir çiftlikte eşek sütünün üretildiğini öğrendik. Eşek Sütünün üretimi gelen fazla talepler karşısında yıldan yılda hızla artmaktadır. Bu sebeple; güzel bir yatırım alanı oluşturabilir.

Türkiye’de eşek sütü fiyatı 1 kilosu 60-100 TL arasında satılmaktadır. Avrupa’da ise 1 kilo eşek sütü 60 avroya kadar satılabiliyor.

İlginizi Çekebilecek Yazılar :

Manda Yoğurdu ve Manda Sütü Faydaları

İlaca Göre Beslenme

hangi ilaç hangi besinle etkileşir

Besin-İlaç Etkileşimi ve İlaca Göre Beslenme 

Hem besinler ve hem de ilaçlar biyokimyasal veya kimyasal bileşenlere sahiptir ve bu maddelerin belirli şart ve ortamlarda birleşme-ayrışma-etkileşme ihtimalleri vardır. Vücudumuza aldığımız çeşitli maddelerin etkileşimleri için üç ana kategori vardı. Bunlardan birincisi birbirinin etkileşimini arttırması, ikincisi birbirinin etkileşimini yok etmesi üçüncüsü ise birbirine etki etmemesi şeklinde tanımlanabilir. Bazen bu etkileşimlerin sonucunda toksik maddeler açığa çıkabilir. Yahut bir madde düşük dozlarda faydalı olabilecek bir maddenin etkisini arttırarak onu toksik etkili bir madde haline getirebileceği gibi daha faydalı bir madde haline de getirebilir. Bazende alınan maddeler birbirinin etkisini yok ederek yine şartlara göre olumlu veya olumsuz durumlar doğurabilirler.

AĞRI KESİCİLERİN YEMEKLERDEN SONRA ALIN

Aksi söylenmediği sürece ağrı kesicilerin besinlerle alınması DOĞRUDUR. Çünkü besinlerle birlikle alınan ağrı kesicilerin sindirim sisteminde iritasyon yani tahriş yapma riski azalır. Ağrı kesicileri sık kullanmamız durumunda oluşabilecek C vitamini kaybını önlemek için C vitamini içeren besinleri diyet listemize sokmakta fayda vardır. Ancak örneğin; greyfurt gibi meyvelerin bazı ilaçların etkilerini yüzlerce kat arttırdığı bilinmektedir. Bu nedenle her hangi bir ilaç kullanıyorsak greyfurt tüketmemekte fayda var.

ANTİBİYOTİKLER VE SÜT BİRLİKTE TÜKETİLMEMELİ

Antibiyotiklerin süt ve süt ürünleriyle birlikte tüketilmemelidir.

ANTİDİYABETİKLER (ŞEKER HASTALIĞI İLAÇLARI) VE B12 EKSİKLİĞİ

Anti-diyabetik ilaçların B12 ve fosfat emilimini azaltabileceği yönünde bulgular olabilir. Bunun için B12 ve folik asit takviyesine ihtiyaç olabilir.

TANSİYON İLAÇLARI

Hipertansiyon ilaçlarının kullanımında dikkat edilecek hususlardan birisi kesinlikle tuz kısıtlamasının yapılmasıdır. Bu süreçte meyan kökü şerbeti ve greyfurt suyu gibi sıvılar ALINMAMALIDIR.  Diğer ihtimallere karşı ise mutlaka doktor tavsiyesinde ve denetiminde gereken tedbirler alınmalıdır. Ayrıca süt  kullanımında dikkatli olunmalıdır. Özellikle süt eşliğinde kesinlikle ilaç alınmamalıdır.

PSİKİYATRİK HASTALIKLARDA KULLANILAN İLAÇLAR

Bütün ilaçlarda olduğu gibi özellikle bu hastalıklarda Alkol ile beraber kullanılmamalıdır. Ayrıca hiç bir şekilde hiç bir zaman Enerji İçeceği adı verilen içecek tüketilmemelidir. Ayrıca Kafein içerikli besinler ilaçların etkinliğini azaltır ve stres, sıkıntı hissini artırabilir. Bu tür ilaçların kullanımında yaşanacak iştah artışı ve kilo artışı sorunlarıyla birlikte tansiyon sorunları da yaşanabileceğinden diyetisyen önerileriyle özel diyetler uygulanabilir.

Özet olarak; Alkol, Kafein, Süt, Meyan Şerbeti ve Greyfurt suyu gibi besinleri ilaç kullanımı sırasında kullanmamak en iyisidir. Ayrıca yine özellikle  Sarımsak gerek tansiyon, gerekse kolesterol düşürücü etkileri nedeniyle duruma göre faydalı bir besindir. Fakat sarımsak aşırı tüketilip yanında aspirin veya pıhtılaşmayı geciktirici bazı ilaçlar içildiğinde mide ve beyinde kanama riskini artırabildiği bilinmektedir. Yine idrar söktürücü ilaçlar, vücutta su ve tuz kaybına yol açabilmektedir. İlaca Göre Beslenme kavramı tedavi sürecinde oldukça önemli bir kavramdır ve bu durum doktor kontrolünde tayin edilmelidir.

Not: Yazılanlar kesinlikle tıbbi tavsiye niteliğinde değildir ve sadece bilgilendirme amaçlıdır. Farmokoloji bildiğimizden daha karmaşık bir alandır. Yukarıda yazılanlar eksik veya eski-geçerliliğini yitirmiş bilgiler olabilmektedir.

Sağlıcakla Kalın…

Diş Macununun Faydaları

Her gün kullandığımız ve kullanmamız gereken diş macununun faydaları bakımından aslında iyi bir temizleyici olduğunu biliyor musunuz?

Hafif derecede sivrisinek ısırıklarında bir parça diş macunu ısırığın neden olduğu şişliğe konulup ve 2-3 dakika bekletilebilir. ( Isırıklara alerjiniz varsa mutlaka doktora gidiniz )

Döküm tavalarınızda zamanla meydana gelen ve deterjanla çıkmayan lekeleri kolayca temizleyebilirsiniz. Bir miktar diş macununu sürmeden önce tavanızı ılık suyla yıkayın ve diş macununu sürün 15 dakika sonra güzelce yıkayın. Lekelerden eser kalmayacaktır.

Diş macununun faydaları bu kadarla bitmiyor. Ayakkabılarınız üzerinde ve özellikle yan taraflarında zamanla oluşacak toz ve kir lekeleri üzerine bir miktar diş macunu sürüp nemli bir bezle güzelce ovalıyoruz.

Gümüş takılarınızda kararma yani oksitlenme meydana gelmişse bu takılarınıza diş macununu güzelce yedirerek sürün ve yaklaşık 12 saat bekletin. Bu iş için en uygun zaman gece yapmanızdır.

Soğan ve Sarımsak kokusu oldukça rahatsız edicidir. Özellikle bir kaç saat sonra vücudunuza sinen bu koku molekülleri bozulmaya başlayarak daha da katlanılmaz hale gelir. Eğer bu kokular ellerinize sinmişse elinizi diş macunu ile yıkayınız.

Duvara kalemle veya boyayla çizilmiş resimleri diş macunu kullanarak kolayca çıkarabilirsiniz.

Sigaradan dolayı pek çok sigara tiryakisinin parmak uçlarında, tırnaklarında bazende bıyık bölgelerinde sararmalar meydana gelir. İşte bunun için diş macunu bu kötü görüntüden kurtulmanız için imdadınıza yetişir. Bir miktar diş macunun sararan tırnaklarınıza sürün ve eski bir fırça ile fırçalayın. Sonuçtan memnun kalacaksınız.

Not: Diş Macunu kimyasal bileşiklerden oluşmaktadır. İhtiva ettiği maddeler nedeniyle tıbbi bir kanıt ve doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle açık yaralara sürülmemeli, arı sokmalarında kullanılmamalı, yanıklarda yanık bölgelerine sürülmemelidir.