Yumurta Kabuğunun Faydaları ve 6 Parlak Kullanım Yeri

yumurta kabuğu zarı, yumurta kabuğu faydaları

Yumurta Kabuğunun Faydaları Neler? Kuş yemi mi lazım, bahçenizdeki böcekleri kovmak mı istiyorsunuz? Eklem ağrınız mı var? İşte yumurta kabuğu zarı ve yumurta kabuğunun faydaları..

Yumurta içerisindeki proteinin muhteşem etkilerini hepimiz biliyoruz. Protein içeriğinin harika etkiler yarattığı yumurtanın kabuğunu atarken artık 2 kere düşünmenizde fayda var. Yumurtanın yükselişi başlasın!

Unutmayın yumurta kabuğunun faydaları kadar yumurta kabuğu zarının da bir çok yararı var. Mesela, yaşadığınız basit yanıklar ve kesikler için yumurta zarı kullanarak faydasından yararlanabilirsiniz.

Yumurta Kabuğu Zarı ve Yumurta Kabuğunun Faydaları

1- Bahçenizde ki bitkileri Haşerelerden Koruyun! Haşere geçirmez bahçeniz olsun.

Artık baharın gelmesinden korkmayın.Yumurta kabuğu ve yumurta zarı, sümüklü böcek, salyangoz ve diğer böcekleri bahçenizde ki bitkilerden uzak tutar. Çiçeklerinizin solmasını önler. Yapmanız gereken yumurta kabuğunu ve kabuk kırıntılarını çiçeklerinizin üzerine ve bahçe kenarlarınıza serpiştirmek. Salyangozlar ve türevi sürüngen canlılar güvenli olmayan bir güzergah kendilerine seçmezler. Yumurta kabukları onlar için bir nevi dikenli tel etkisi yapacak ve bahçenize girmeyeceklerdir. Ayrıca bir çok haşere ve hayvan yumurta kokusundan nefret eder. Burunları bizden hassas olduğu için onları rahatsız edecek olan koku nedeniyle bahçenizden uzak duracaklardır.

2-Eklem Ağrılarını azaltın ve Boğazınızı yatıştırın.

Haftasonlarını dinlenmek için kullanmaktan gezmeye zaman ayıramıyoruz bir çoğumuz. Hafta içi iş yoğunluğumuz ya da yorgunluğumuz nedeniyle eklem ağrılarımız oluyor. Hele ki konuşmaya dayalı bir işiniz varsa faranjit ya da diğer boğaz rahatsızlıklarından siz de müzdaripsinizdir. Yumurta kabuklarının bir faydası da eklemlere iyi gelmesi. Peki nasıl? Bir cam kavanoza yumurta kabuklarını koyun, sonra elma sirkesi ekleyin üzerine ve kavanozun kapağını kapatıp yumurta kabukları eriyene kadar yaklaşık 2 gün kadar bekletin. Yumurta kabukları, kolajen, kondroitin, glukozamin ve hyaluronik asit gibi, sağlıklı eklemleri teşvik eden besinleri içerir. Bu karışımı ağrıyan eklem bölgelerinize ya da boğaz bölgenizde ovalayarak kullandığınızda ağrılarınıza iyi gelir ve hızlı etki eder.(Karışımı kilerinizde aylarca saklayabilirsiniz.)

3- Kuru tırnaklara ve kenarındaki tırnak derisine iyi gelir.

Tırnaklarınızın çevresindeki deri kuru ve soyulmuş mu? Çare: Bir kaç adet yumurta zarı ve kabuğunu kırarak karıştırın.Kabukların kurumaya başladığını hissetmeye başlayana kadar tırnaklarınıza sürün (zarlı kısmın sorunlu bölgeye geldiğinden emin olun) ve bantlayın. Yumurta zarı hiyaluronan gibi faydalı besinleri içerir, böylece kurumuş, soyulmuş tırnak etleri ertesi gün sağlıklı ve yumuşak olacaktır.

4. Saniyeler içinde bebek gibi yumuşak bir cilde sahip olun.

Bu ucuz maske ile cildinizi tazeleyin. Bir ya da iki yumurta kabuğunu ezerek, bir yumurta beyazıyla karıştırın, ince bir katman oluşturarak tüm yüzünüze uygulayın. Daha sonra ılık su ile yıkayarak, cildinizi kurulayın. Aşındırıcı kabukları hafifçe cildinize uyguladığınızda ölü deriyi ciltten atar ve doğal bir parlaklık sağlar. Ayrıca, yumurta kabuğu ‘kalsiyum’ içeriğiyle hücre yenilenmesini teşvik  eder. Sonuç: Tek bir kullanımdan sonra yumuşak, parlak bir cilt!

5- Evinizdeki Tesisat hakkında size ipuçları verir.

Yumurta kabuklarının küçük parçalar halinde lavabonuzdan içeriye bırakın ve tazyikli su uygulayın. Tesisatınızın tıkalı olup olmadığını kabukların çıkaracağı tıkırtı seslerinden anlayabilirsiniz.

6- Kuşlar için Besin Takviyesi sağlayabilirsiniz.

kus yuvasıBu sene kuşlar için iyi besleyici bir kaynak yaratabilirsiniz. Nasıl? Yumurta kabuğunun faydaları arasında bu da var. Beş yumurta kabuğunu (kuru ama kahverengi olmayanları) yaklaşık 20 dakika kadar 120 derecelik fırında pişirin. Daha sonra küçük parçalar halinde onları parçalayın ve onları serpin, soğumasını bekleyin. Kalsiyum açısından zengin kabukları dişi kuşlar (yaklaşık% 95 kalsiyum vardır) güçlü yumurtalarına yardımcı ve kemik sağlığını korumak için doğal bir ek olarak kullanacaktır.

Yumurta kabuğunun faydaları hakkında birikimlerinizi bizimle paylaşabilir, görüş ve önerilerinizi yorum olarak yazabilirsiniz.

 

Kolon Kanseri ve Vejeteryan Diyet Araştırması

kolon kanseri, vejeteryan diyet

Kolon Kanserine Karşı Vejeteryan Diyet

Kolon kanseri , kolon veya rektumda  başlayan bir kanserdir. Kolon ve rektum, sindirim sisteminin kalın bağırsak denen kısmını oluşturur.

Kolorektal kanser ölüm oranı hala yüksek iken, son 20 yılda gelşmiş olan ülkelerde bir miktar düştü. Sebebi ise daha önce tespit edilmesini sağlayan ve tedavi etmek için daha kolay hale gelen erken tanı yöntemleridir.

Kolorektal kanser tedavisin de  son yıllarda önemli bir gelişme kaydetmiştir.  Tarama, düzenli kontroller, erken tanı gibi yöntemler  kolorektal ve kolon kanserinin önlenmesi ve erken tedavisi için önemlidir . Amerika’da Dr. Orlich ve arkadaşları hastalığın önlenmesi için risk faktörlerinin belirlenmesi söylüyorlar. Yaptıkları çalışmada, ekip kolon kanseri ve çeşitli diyetler arasındaki bağlantıları araştırmışlardır. Buldukları sonuca göre ise Vejetaryen diyet ile kolorektal kanser riskinin % 22 daha düşük çıktığını görmüşlerdir.

Çeşitli çalışmalar meyve, sebze ve tam tahıllar yapılan bir diyetle Kolon Kanserine yakalanma riskinde azalma bulmuştu. Kırmızı ve işlenmiş etleri içeren bir beslenme düzeninin kolorektal kanser riskini artırabileceği düşünülmektedir. Araştırmacılar bunu görmek için bir araştırma başlattılar. Araştırmacılar, 2002 ve 2007 yılları arasında Adventist Sağlık Çalışması 2 (AHS-1) kapsamında  ​​77.659 kadın ve erkek üzerinde araştırma yaptılar. Tüm katılımcılardan başlangıçta bir gıda tüketim sıklığı anketi ve tıbbi anket doldurmaları istendi ve 2014 yılına kadar çeşitli değerlendirmeler yapıldı. Ortalama 7.3 yıl süren çalışmada, toplamda 490 katılımcı olmak üzere  380 kişide kolon kanseri ve 110  kişide rektum kanseri tanısına rastlandı.” Çalışmanın sonuçları katılımcıların diyet alışkanlıkları karşılaştırıldığında; vejeteryan diyhet yapanlarda kolon kanseri riskinde % 19 , rektal kanser riskinde% 29, kolorektal kanser riskinde ise% 22 azalma gözlenmiştir.

Araştırmacıların bulgularına göre  daha önceki çalışmalarda kolorektal kanser riski ile kırmızı ve işlenmiş et tüketimini arasında görülen ilişkinin tutarlı olduğu görülüyor.

Zerdeçal Kolon Sağlığınızın Korunmasında Faydalı olabilir.

Her zaman sitemizde dile getirdiğimiz gibi, aklın yolu bir olduğu gibi sağlıklı yaşamın yoluda birdir. Hazır, işlenmiş gıdaları hayatımızdan çıkaralım. Her şeyin doğal olanını araştırıp bulup bir araya getirerek gerektiği kadar tüketelim. Öğünümüzde doğal ve temiz yeşil yapraklı sebzelerle yaptığımız et-balık yemekleri olsun. Yine zerdeçalla ilgili yapılan bir araçtırmada zerdeçalın kolon kanserini önleyebileceği yönünde bulgular vardır. Bu sebeple her zaman önerdiğimiz gibi yemeklerinizde, çorbalarınızda ve salatalarınızda tuz yerine çok az miktar zerdeçalı kullanmanızda fayda var.  Ayrıca yine her zaman önerdiğimiz yüksek lif içerikli Gallik Asit deposu olan Keçiboynuzundan yemenizi tavsiye ediyoruz.  İşlenmiş et, sucuk, pastırma gibi ürünlerden uzak duralım ve Kırmızı eti çok aşırı tüketmemeye dikkat edelim. Organik olsun olmasın her besinin fazlası aslında bir zehirdir.

Sağlıcakla Kalın…

Kaynak: Medical News

Bazı Gıdalar Depresyonu Tetikliyor

depresyona neden olan gıdalar

Beslenme ve Depresyon Arasındaki İlişki

Fazla Şekerli ve yağlı gıdaları uzun tüketmek  kendimize yapabileceğimiz en kötü şey. Öyle ki şeker-yağ ve hamur işi karışımlarının kızartılması sonucu elde edilen tatlılar ve diğer besinler kısa zamanda hem bedensel hemde ruhsal çeşitli hastalıkları tetikliyor.

Beslenme ve depresyon arasındaki bağlantı tam olarak ispatlanmamış  olsa da bu alanda bazı ülkeler önemli araştırmalar yapmaktadır.  ABD Savunma Bakanlığı, intihar oranlarını azaltmak için besin bakımından zengin gıda paketleri askerlerin tüketmesi için gönderiyor . Avrupa Birliği ise farklı besinlerin ruhsal sağlık üzerindeki etkisini araştırmak için MoodFood adlı 9 milyon euroluk bir proje başlattığı çeşitli haberlere konu oldu.  

Avustralya’da Deakin Üniversitesi’nden Felice Jacka ve ekibi de beslenme ve depresyon  üzerinde başlattıkları çalışmada, bu hastaların mevcut tedavilerine ek olarak ruh sağlığına iyi geldiği bilinen besinler veriliyor.

Yine Deakin Üniversitesi’nden Michael Maes, depresyonun biyolojiksebepleriyle alakalı yaptığı çalışmalarla öne çıkıyor. Depresyon hastalarının immün ( bağışıklık ) sistemlerinin aşırı çalıştığını ve kanlarında sitokin adı verilen proteinlerin aşırı miktarda olduğunu göstermişti. Bu tür proteinler kanda çeşitli iltihap oranının artmasına sebep olur.

Yapılan çeşitli araştırmalar depresyon ve iltihap arasındaki ilişkinin çift yönlü olduğu yani depresyonun iltihaba yol açması gibi iltihabın da  depresyona yol açtığını gösterdi.  Maes, artrit ve kanser gibi hastalıkların vücuda aşırı miktarda sitokin proteinini pompaladığı ve bu hastalıkların teşhis edilmesinden önce dahi sitokinin neden olduğu depresyon belirtilerinin kişide patlak verebileceğini belirtiyor.

California Üniversitesi’nden Naomi Eisenberger,  iltihabın uzun süreler vücutta dolaşım sisteminde varlığı halinde, halsizlik-bunalım gibi sorunların yanı sıra beyinde oksidatif strese de yol açacağını söylüyor. Oksidatif Strese vücutta meydana gelen oksidasyon reaksiyonlarından sonra açığa çıkan serbest radikallerin neden olduğu bişr durum olup,  Sinir hücrelerine zarar verip beynin kimyasal sinyal sistemini kesintiye uğratarak depresyona neden olabilir. Oksidatif Stresi önleyebilmek için beslenmede alınan antioksidanların büyük önemi vardır. 

Depresyonu Tetikleyen Besinler

Ruh sağlığı ve Beden sağlığın bir bütün olarak düşünmek gerekir. Vücut binlerce sistemin bir araya gelmesiyle oluşmuş kompleks bir sistemdir. Bir sistemde meydana gelen arıza diğer sistemlerde de sorunlara yol açabilmektedir. Her zaman öneridiğimiz gibi hayatımızdan şeker- kalitesiz yağ-beyaz un-tuz gibi gıdaları çıkarmadığımız sürece ne yediğimizin hangi şifalı besinleri tükettiğimizin pek bir önemi yoktur. Öncelikle bu saydıklarımızın tütekimini en aza indirmen,iz gerekiyor. Stres, sigara ve alkol alışkanlıklarının da iltihabi hastalıklara yol açmaktadır. Ayrıca çinko, selenyum minerallerinin ve omega 3ün vücutta bu serbest radikalleri temizlediği bilinmektedir.

Bütün bunlardan yola çıkarak depresyonun ruh sağlığı kadar beden sağlığıyla da ilgili olduğunu düşünmek gerekebilir. Yani stres, sigara ve alkolün yanı sıra beslenme alışkanlıklarını da iltihaplı hastalıklara davetiye çıkaran etkenler olarak görebiliriz. Vücuttaki yağ ve şeker oranının iltihabı ve oksidatif stresi artırdığı, buna karşılık omega 3 içeren balık yağının, çinko ve selenyum gibi minerallerin ise zehirli kimyasalları temizlediği ve beyne ve iyileşme sürecine yardımcı olduğu biliniyor. Ayrıca depresyon hastalarında çinko eksikliğinin bulunduğuna dair çeşitli bulgular mevcuttur ama tam olarak ispatlanamamıştır.

Ancak tüm hastalıklarda olduğu gibi hem depresyondan uzak kalmak hem de vücuttaki iltihap oranını azalatmak için yapmamız gereken ilk iş işlenmiş gıdaları ve şeker-kızarmış ürün-hamur işi besinlerini tüketmemektir. Sizlere vücuttaki ağır metalleri ve serbest radikalleri  etkisiz hale getirmesi için tavsiye edeceğimiz meyve keçiboynuzudur. Özellikle sigaranın zararlı etkilerinden kurtulmak için birebirdir.  Ayrıca sabahları aç karnına içeceğiniz bir bardak ılık su-elma sirkesi ( 3-4 damla sirke yeterli ) veya ılık su-limon suyu karışımını güne başlarken bir bardak alın. Çorbalarınızdan ve yemeklerinizden tuzu kaldırın ve tuz yerine limon-zerdeçal-biberiye gibi sağlıklı baharatları az miktarda ama sürekli kullanın. Ayrıca sarı kantaron, melisa çayı yada kedi otu çayını hafif depresyon belirtilerinde doktorunuza danışarak tüketmenizi öneririz.

Sağlıcakla kalın…..

Protein Tozlarının Zararları-Kas yapayım derken…

protein tozlarının zararları

Protein Tozlarının Zararları

Belirli yaştaki her erkeğin hayali, kaslı bir vücuda sahip olmaktır. Bu uğurda çeşitli sporlar yapılır ve daha kısa sürede kaslı bir vücuda sahip olmak için çeşitli ilaçlar, enerji içecekleri ve protein tozları kullanmayan başlarlar. Ayrıca kendisine uzman diyen bir takım insanlar ticari nedenlerden dolayı bu ölümcül tuzağı insanlara özendirir. Protein tozlarının zararları ile ilgili bu ürünü satanlar size asla zararlı demezler. Sağlığınız üzerinden pazarlığa girmeyin. Protein tozlarının zararları konusunda bilimsel çalışmalar devam ediyorken bu riski almayın.

Enerji İçecekleri Tüketmeyin!

Öncelikle vücut geliştirme gibi sporlara meraklı insanlara şunları söyleyelim, enerji içeceklerinin vücutta kas yapma gibi bir özellikleri veya potansiyelleri yoktur.İçeriklerinde bir kaç orantısız eklenmiş vitamin, bol miktarda kafein ve bunlarla olumsuz bir etkileşime girip girmeyeceği net analiz edilmemiş bir kaç kimyasal ve bitkisel bileşen içerir. Hazmı kolaydır fakat vücudun buna verdiği tepki kan basıncının aşırı derecede yükselip beyin kanaması oluşturma riski vardır. Hele ki spor yapıyorsanız ölümle dans ediyorsunuz anlamına gelir. Özellikle alkol veya ağrı kesici ve diğer tür ilaçlarla alınan enerji içeceklerinin ölümcül etkisi medyada bol bol haber olmaktadır.

Protein Tozlarıyla Hayatınızı Karartmayın! Protein Tozlarının Zararları çok ağır!

Öncelikle şunu belirtelim vücudun ihtiyacı olan bir madde çoğu kez tek başlarına istenen etkiyi vermezler. Bazende tek başlarına alındıklarında vücuda zarar verebilirler. Doğal olarak tükettiğimiz protein içeren bir gıdanın bileşiminde bulunan farklı maddeler, o proteinin vücutta emilimini kolaylaştırıyor olabilir veya varsa olumsuz bir etkisi onu azaltıyor olabilir. Bu sebeple saf Protein Tozlarının vücutta nasıl tahribata yol açacağınız tahmin etmek zor olmaz. Zaten karşılaşılan vakıalarda, aşırı Protein Tozu kullanımı yüksek tansiyona, kalp rahatsızlıklarına, iç organların yağlanmasına, böbrek fonksiyonlarının bozulmasına sebep oluyor.  Bu nedenle protein tozları kullanırken vücudun ihtiyaç duyduğu toplam protein miktarı ile günlük beslenmeden elde edilen protein miktarı arasındaki fark negatif ise yani vücudun proteine ihtiyacı varsa protein tozu kullanımı için uzman desteği aranabilir.

Doğal Yollardan Kas Yapmak İçin Nasıl Beslenmeli?

Kas yapan besinler genel olarak protein içerikli besinlerdir. Ancak bu besinleri tek başına tüketmek yerine proteinlerin zararlı etkisini en aza indirecek şekilde beslenmek gerekmektedir. Kas yapan besinler arasında; yumurta, kırmızı et, balık, kümes hayvanları, soya, süzme peynir gibi besinleri sayabiliriz. Bu besinlerden maksimum derecede faydalanmak için mutlak surette öğünlerimizede bu besinlerin yanında, yeşil yapraklı sebzeler tüketmeliyiz. Ayrıca; badem, kefir, ayçiçeği, kabak çekirdeği, karpuz çekirdeği, yulaf, ceviz, kinoa, sirke, boza gibi besinlerde kas yapımından yardımcı olacaktır.

 

Sağlıcakla kalın….

 

 

Mahlep ( İdris ) Ağacı Meyvesi ve Faydaları

mahlep ağacı, idris ağacı

Mahlep Faydaları Nelerdir?

Mahlep Ağacı; diğer adlarıyla İdris Ağacı, Yaban Kirazı, Taş Kirazı, Melem ve Endirez olarak bilinir ve Türkiye’nin pek çok yerinde doğal olarak kendiliğinden yetişmektedir. Gülgiller familyasından olan Mahlebin bilimsel adı Prunus mahaleb olup İngilizce’de Mahaleb Cherry olarak bilinirDoğal olarak yetişmesi, hiç bir sulama, gübreleme ve ilaçlamaya ihtiyacı olmaması ve etkin antioksidanlar içeren meyvesiyle doğal yaşam tutkunlarının tüketmesi gereken bir meyve. Üreticiler  Mahlep Ağacı üzerine vişne ve kiraz aşılamaktadırlar.

Baş ağrısı ve diş ağrılarına karşı kuvvetli bir sakinleştirici ve ağrı kesicidir. Ayrıca, şeker hastaları için faydalıdır.

Mahlep Ağacının Şekere iyi geldiği söylenmektedir. Şeker hastalarının Mahlebin meyvesini kullanması önerilmektedir.Böbrek sancısı ve karın ağrılarına iyi gelmektedir. Mahlep özütü ise öksürük kesicidir ve bağırsaklardaki iltihaplara karşı iyileştirici etkisi vardır. Prostat büyümesinde de etkili olduğu bilinir.  Ancak mahlep meyvelerinin en önemli etkilerinden birisi kuvvetli bir ağrı kesici olması, ferahlatıcı ve dindirici etkilerinin bulunmasıdır. Bu sebeple bu kısımlar ilaç sektöründe ağrı kesicilerde ve antibiyotiklerde kullanılmaktadır.  Ayrıca siyosiyonik asitte içermektedir. Bu madde de belli oranlarda solunum yollarını  ve sindirimi rahatlatıcı etki gösterir. Ancak bu meyvenin özellikle çekirdeklerinin aşırı tüketilmesi zehirlenmelere ( siyanür zehirlenmesi ) neden olabilir. Zehirlenme türü acı badem çekirdeği ve acı kayısı çekirdeği zehirlenmeleri ile aynı türdedir. Makul tüketimlerde oldukça güvenli olup çocuklardan uzak tutulması daha sağlıklı olabilir.

Mahlep Ağacı kullanım alanları

İçeriğinde ki Kumarinden ötürü kabukları hoş bir koku yaymaktadır. Öyle ki eski zamanlarda pipo yapımında kullanılırmış. Değerli bir ağaçtır. Sert yapısından dolayı mobilya ve oymacılık alanlarından kullanılmaktadır. İdris ağacı yapraklarından yeşil boya elde edilebilmektedir.

Mahlep Unu Poğaçanın bildiğimiz tadını veren ham maddesidir.

Mahlebin en çok kullanıldığı alan, çekirdekleriyle elde edilen mahlep unu yapımıdır. Mahlep unu bugün pastane sektörünün kullanılan önemli hammaddelerden birisidir. Pastanelerden aldığımız Poğaça, çörek gibi pek çok ürünün kendine has tadı, Mahlep unu sayesindedir.

Mahlebin tohumlarından distile edilen yağ suya dayanıklı olması sebebiyle boya sanayisinde, gemi boyalarıyla vernik imalatından kullanılmaktadır.

Mahlepten yapılan şarap ise dünyanın ender bulunan şaraplarından birisidir ve Türkiye’ye özgü olduğu iddia edilir.

Bu değerli meyveyi mevsiminde bulup kurutarak kışın çayını veya şurubunu yapabilirsiniz.

Uyarı: İçerdiği siyanür bileşikleri nedeniyle ( özellikle çekirdekleri ) toksik özellikleri olabilmektedir.  Uzun süreli kullanımlar için herhangi bir prosedür bulunamamıştır. Tek seferlik tüketimde porsiyon miktarı ile ilgili bilimsel bir veri bulunmamaktadır. Hamile bayanlar, emziren bayanlar ve çocukların tüketmemesi gerekebilir. İlaç etkileşimleri ile ilgili bilimsel bir veri bulunmamaktadır. Ancak kanı sulandırma etkisi nedeniyle kan sulandırıcı ilaç kullananların bu hususu göz önüne alması uygun olabilir.

Sağlıcakla Kalın…

İlginizi Çekebilecek Yazılar:

Biberiye Yağı Koklamak Zekayı Arttırıyor

Çörek Otu Yağı ile Saç Gürleştirme

 

 

Lifli Gıdaların Yararları: Hamilelik Dönemi ve Kadınlar

hamilelikte beslenme

Hamilelik Döneminde Lifli Gıda Tüketimi

Lifli Gıdaların Yararları nelerdir? Kadınlar için önemi nedir? Hamilelik döneminde faydaları nelerdir? diye soruyorsanız bu yazımız tam size göre.

Kadın yaşamının tamamında ya da bir bölümünde, fazlaca konuşulmayan gıdaların ve besin takviyelerinin önemine değineceğiz. Yanı başınızda bulunacak bu yazı her kadın için çok önemli.

Kadınlar ergenliğe girmeden önce her şey normaldir, ancak, hikaye değişmeye başlar. Beslenme gereksinimleri çocuklukta aynı olsa da, aynı yaştaki erkek ve kadınların ihtiyaçları arasında farklılıklar ortaya çıkmaya başlar.Ve bu ihtiyaçların bazıları kadın hayatı boyunca değişerek devam ediyor.

Eğer sağlıklı ve enerjik kalmak istiyorsanız , hangi gıdalar buna yardımcı olur iyi öğrenmek gerekiyor.

Çocuk doğurma yaşında: Demir ve Folik Asit

Her zaman yorgun hissediyorsanız, yeterli demir almıyor olabilirsiniz. Vücudunuz adet dönemlerinde çok demir kaybeder. Demir ayrıca, hamilelik sırasında da önemlidir. Çift can taşımak kolay değil ne de olsa :)

Folik asit nedir peki? Kırmızı kan hücresi, deri hücresi gibi yeni hücre üretimi için gerekli olan folik asit bir B vitamini türüdür. Gebeliğin ilk evrelerinde, bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişimi için zorunlu ve gerekli olan bir maddedir. Mercimek, Yeşil Yapraklı Sebzeler, Narenciye,Kuşkonmaz, Barbunya, Brokoli, Zenginleştirilmiş Ekmek ve Tahıllar, Ayçekirdeği, Domates Suyu, Yumurta gibi gıdalar folik asit bakımından zengin gıdalardır.

Amerika Beslenme ve Diyetetik Akademisi sözcüsü Melinda Johnson şöyle söylüyor; “Adet dönemlerinde demir kaybı çok fazladır. Ve özellikle ağır adet geçiren kadınların demir depolarının az olma riski vardır. Eğer düşük demir deponuz ile gebeliğiniz başlarsa , gerçek anemi ile düşük riski daha fazladır. Ayrıca bebeğiniz, kendi bünyesi için ihtiyacı olan demirin tamamını alamayabilir.” Demirin önemi bu açıdan incelendiğinde hamilelik demir eksikliği ile başlarsa bebekte zeka geriliğine kadar ilerleyen durumlara sebep olabiliyor.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de tüm gebeliklerin yarısı plansız olduğundan, hamile kalmaya çalışırken olmasa bile önerilen miktarda demir ve folik asit  almalısınız. Kullandığınız ilaçlar dahi bu duruma etki ediyor. Mesela doğum kontrol haplarının bazı türleri, mide asidi azaltmak için kullanılan antasitler gibi ilaçlar demir emilimini azaltabilir. Eğer hamilelik gibi bir planınız varsa kullandığınız ilaçlar için bir doktordan fikir almayı unutmayın. İlaçların içindeki etken maddeleri de araştırabilirsiniz.

Günlük demir ihtiyacınız ne kadar: 19-50 yaş kadınlar için günde 18 miligram. Hamile kadınlar için, günde 27 miligram demir standarttır.

Demiri yüksek besinler: Et, deniz ürünleri, fındık, kuru fasulye, ıspanak, brokoli, ve demir-zenginleştirilmiş tahıllar.

Günlük folik asit ihtiyacınız ne kadar: 14 yaş ve üstü kadın için günde 400 mikrogram;Hamileler için, günde 600 mikrogram; emziren kadınlar için, 500 mikrogram.

Folat miktarı yüksek gıdalar folik asit ile güçlendirilmiş Fasulye, mercimek, bezelye, fındık, meyve, sebze, ve ekmek ve tahıllardır. Bu ürünleri araştırmadan almayınız.

Menopoz: Kalsiyum ve D Vitamini

Menopoz başladığında , kadınların diyet ihtiyaçları yine değişir. Kalsiyum gereksinimleri genç yaşlarındaki günlük 1.000- 1.2000 miligram seviyelerinden de geriye gider. Ancak çoğu kadın sadece 600 miligram ile idare eder ve aradaki farkı telafi etmek için çabalamaz.Amerikalı Diyetisyen Ruth Frechman; “Yeterince kalsiyum deponuz yoksa, vücut, sinirler, kaslar ve kalp için kullanılmak üzere kemiklerden kalsiyum alacaktır. Östrojen kemiklerdeki kalsiyum tutumuna yardımcı olur. Menopoz müzdaribi kadınlar, Östrojen üretimi azalmadan kalsiyim depolamaya başlayın” diyor. Yeterli kalsiyum ve D vitamini içeren bir yüksek-lifli, düşük yağlı diyet gıdalar yemek gerekli vemenopoz semptonlarının azalmasına yardımcı oluyor.

Kalsiyum gibi, D vitamini de kemik kitlesini muhafaza etmek için önemlidir. Bu vücudunuzun kalsiyumu korumasına yardımcı olur ve kemik erimesini geciktirir. D vitamini olmadan, kemikler osteoporozdan dolayı kırılgan ve ince olabilir. Günlük ihtiyacınızı 8-18 miligram seviyelerinden 50 miligram seviyelerine çıkarmanız iyi olabilir.

Yeterli lif aldığınızdan emin olun. Lif, koroner kalp hastalığı, diyabet, divertikülozis ve irritabl bağırsak sendromu riskini azaltmaya yardımcı olur. Siz meyve, sebze ve tam tahıllarla bol sağlıklı bir diyet yaparak günde önerilen 21 gramlık ihtiyacınızı almalısınız. Lif takviyeleri güvenmeyin. Lif takviyeleri, gıdalar yerine üretilmemiştir. Onlar duruma bağlı olarak, gerekli olabilir.

Ne kadar kalsiyuma ihtiyacınız var:  51 yaş ve üstü kadınlar için günde 1.200 miligram (Kalsiyum yüksek gıdalar Süt, yoğurt, peynir, tofu, müstahkem portakal suyu)

Ne kadar D vitaminine ihtiyacınız: 51-70 yaş arasındaki kadınlar için  400 uluslararası birim (IU); 70 üzerindeki kadınlarda 600 (IU) (D vitamini yüksek gıdalar: Balık, süt, zenginleştirilmiş tahıllar)

 

Karaciğer Yağlanması ve Zerdeçal

karaciğer yağlanmasına zerdeçal

Karaciğer yağlanması ve Zerdaçal

Zerdeçal Nerede Yetişir?

Zencefilgiller ailesinden olan zerdeçal ana vatanı Hindistan olan çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renktedir. Zerdeçaldan safranımsı boyalı bir madde çıkarılır. Baharat olarak tüm dünyada kullanılır. Dışı kısmı kahverengi rengine yakın içi sarı veya kırmızımsı sarı renktedir. Çok eskiden bilim adamları tarafından indikatör-PH belirlemek için kullanıldığı bilinmektedir.

Zerdeçalın Yararları Nelerdir?

Zerdeçal; sinirleri uyarır ve mideyi kuvvetlendirir. Vücuttan iltihabi toksinlerin atılmasında etkilidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca soğuk algınlığına ve astım gibi hastalıklarda faydalı olduğuna dair bilgiler vardır. Ayrıca kötü kolestrolü düşürdüğüne dair çalışmalar mevcuttur. Zerdeçalın aktif maddesi curcumindir. Aynı zaman da bitki antienflamatuar ve antioksidan etkilere sahiptir. Özellikle Mevsim Geçişlerinin atlatılmasında daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi oldukça etkilidir. Ayrıca Zerdeçal etken maddesi olan kurkuminin ( curcumin ) alzeimer ve kolon kanserine karşı önleyici etkisini olduğunda dair araştırmalar bilinmektedir.

Zerdeçal Nasıl Kullanılır?

Sizlere tavsiyemiz her zaman belirttiğimiz, bir bitki sağlam bilimsel araştırmalar olmadan kesinlikle ilaç olarak alınmamalıdır. Bu yüzden eldeki verilere dayanarak size vereceğimiz tavsiye; zerdeçalı toz halinde çorbalarınızda, yemeklerinizde ve salatalarınızda gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Bu arada zerdeçal aroma arttırıcı bir etkisi olduğundan dolayı, çorbanızın, yemeklerinizin ve salatalarınızın daha lezzetli olmasını sağlayacaktır. Zerdeçallı soslarla terbiye edeceğiniz etlerdeki et aroması daha artacaktır. Ayrıca Körinin hammadesinin zerdeçal olduğunu hatırlatalım.

Gelelim Zerdeçal ile karaciğer yağlanması sorununun önüne geçilmesine. Öncelikle sayfamızın sloganını hatırlatalım; ” Ne Yememeliyim, Ne Yapmamalıyım ”. Karaciğer yağlanmasının tek sebebi kalitesiz ve gereksiz beslenmedir. Karaciğeriniz yağlandıysa, Karaciğer enzimleriniz bozulduysa yada yürürken sizden önce yürüyen bir göbeğiniz varsa yapmanız gereken ilk iş alkol kullanıyorsanız bırakmalısınız. Bunun dışında beyaz kepeksiz ekmeği kesin, yemeklerinizi bol çiğneyin ve akşamları 19:00 ‘dan sonra kesinlikle yemek yemeyin. Eğer çok acıkıyor veya tatlı isteğiniz geliyorsa her zaman önerdiğimiz gibi bir kaç tane keçiboynuzu yemenizi şiddetle öneririm.

Ayrıca sabahları kalktığınızda ilk işiniz bir bardak ılık su içmek olsun. Suyunuzun içine tercihen bir kaç damla limon veya elma sirkesi katarsanız yarım saat içinde vücudunuzda önemli ölçüde yağ ve toksik maddeleri yakacaktır. Kahvaltıda  zeytin tabağınızın içine biraz zeytinyağı, kaliteli kırmızı pul biber, bir miktar zerdeçal ve bir limon suyu ekleyin ve bu soslu zeytini yemeyi tercih edin. Ayrıca yemeklerinize ve çorbalarınıza bir miktar zerdeçal mutlaka katın. Bu paragrafta yazdıklarımı bir ay boyunca ( eksiksiz uygulayarak ) ve günde sadece 20 dakika yürüyüş veya egzersiz yaparak fazla yağlarınızdan önemli ölçüde kurtulmuş olacaksınız. Ama dediğim gibi Alkolü, Ekmeği, Hamur işini, Pastayı, Kolayı lütfen önemli ölçüde azaltın. Bir ay deneyin ve sonucu görün.

Sağlıcakla Kalın…

 

Kullanılmış Sallama Çay Poşetinin Bilinmeyen 9 Harika Faydası

kullanılmış çayın faydası

1-Kullanılmış sallama çay poşeti, soğuk suya tutulup yanık bölgesine presslendiği takdirde güneş yanığına iyi gelir.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

2- Vücuttaki çürüklerin iyileşmesine katkı sağlar.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

3-Örümcek ısırığından kaynaklı enfeksiyona iyi gelir.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

4-Ve uçuğun iyileşmesine katkı sağlar.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

5-Göz kapaklarını rahatlatır ve göz morarmalarına iyi gelir.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

6-Spor ayakkabıları gibi ayakkabıların içinde bekletildiğinde steril etki gösterip kötü kokuları yok eder.

7-Lavaboda su biriktirip bulaşıklarla birlikte kullanılmış poşet çay attığınızda yağ çözücü etki gösterir.
Çay içerdiği bileşikler sayesinde iyi bir yağ çözüdür. İçeriğinde bulunan bileşikler sayesinde sıcak su ile temasında lavaboda birikmiş yağlarla kısmi sabunlaşma etkileşime girerek lavabonuzda biriken kiri pası çözebilirsiniz. Bir öneri daha, lavabolarınızı kola ile yıkadığınız zaman lavabonuzun metal kısımlarının parladığını göreceksiniz.

8-Buzdolabına koyduğunuzda, kötü kokuları yok edip buzdolabının taze kalmasını sağlar.
Çayın kendine has aroması sayesinde buzdolabınızda kötü kokuları yok edecektir. Ancak bu ay poşetlerini en fazla bir gün buzdolabınıza koyun. Ayrıca size tavsiyemiz buzdolabı içine koyacağınız az miktar karbonat da buzdolabınızda kötü kokuları yok edecektir.

9-Kilere koyduğunuzda gıdaları, haşere ve farelerden uzak tutar.
Siyah çay ve adaçayını birlikte koyarsanız daha fazla etki gösterecektir. Ayrıca evin bir köşesine koyacağınız kahve de böcekleri, özellikle hamam böceklerini evinizden uzak tutmaya yardımcı olacaktır.