Siyah Altın: Organik Tarımda kullanılan Solucanlar

siyah altın, organik gübre

Organik Tarımda çalışan işçiler: Solucanlar

Evsel atıkları yiyen solucanların bunu çok verimli organik tarım gübresine dönüştürdüğünü biliyor musunuz? İşte Girişimcilere İş Fırsatı…

Son yıllarda giderek organik tarım alanında yaygınlaşan “siyah altın” diye bilinen gübre, aslında toprak altında evsel atıklarla dahi beslenebilen solucanlardan elde ediliyor. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde solucan yetiştiriciliği ve gübresi üretimi işiyle uğraşan Reşat Kara; yaklaşık 9 ay önce evsel atıkları bilinen en verimli organik gübreye dönüştüren solucanları yetiştirmeye başladığını söyledi. Gübrenin, solucanın “Kırmızı Kaliforniya” çeşidinden elde edildiğini belirten Kara, şöyle devam etti:
“Solucanlar, çağın en büyük sorunu olan çeşitli atıkların geri dönüşümünde bir arıtma tesisi gibi çalışması Reşat Kara’yı etkilemiş. Bir müddet süren araştırmaları sonucu  uygun solucan çeşitlerinden 50 çeşit  almışve küçük bir tesis kurmuş kendisine. 9 ayda 1 milyona yakın siyah altın yani solucan üretmiş. Yaklaşık 1 milyon solucan, 1 kamyon evsel atığı 40 günde 850 kilogram organik gübreye dönüştürdüğünü belirtiyor Reşat Kara.

“Hastalıklı fideler bile bu siyah altın olan solucan gübresi ile can buluyor”

Reşat Kara, Simav ilçesindeki domates seralarında kimyasal gübrelerden dolayı meyudana gelen bitki hastalıklarıyla ilgili araştırma yapıyor ve solucan gübresini bu seralarda denediğini  söylüyor. Solucan gübresinin, domateste kimyasal gübrelerin yol açtığı sorunları önlediğini ve  bitkinin daha iyi geliştiğini söylüyor. İşte bu çalışmadan sonra domates seraları üzerinde görülen başarının etkisiyle bir talep patlaması yaşıyor. Organik Solucan Gübresine yoğun talepler gelmöeye başlıyor. Daha sonra tutku ve gelir haline gelen bu işi geliştirmek için kendi tesisini kurmaya karar veriyor Reşat Kara.

“Siyah altın” diye bilinen solucan gübresinin, tarımsal arazileri canlandıracağını bildiren Kara, şunları kaydetti:
“Solucanlar atıkları tüketerek onları çok değerli olan bu gübreye dönüştürüyor, evsel atıkları, yiyecek artıklarını yani çöp dediğimiz çoğu şeyi tüketebiliyor ve verimi biten topraklara yeniden hayat veriyor. Bu gübreyle hem toprak yeniden canlanıyor hem de pek çok kimyasal kaynaklı ürün hastalıkları bitiyor. Bu yüzden bunlara ’toprağın askerleri’ deniliyor.”

Kırmızı Acı Biber Epilepsiyi Tetikler mi?

kırmızı acı biber-epilepsi

 

Isparta SDÜ Tıp Fakülyesi Biyofizik Bölümü, kırmızı acı biberle ilgili yeni bir keşif yaptı. Hücredeki iyon kanalları üzerine yaptığı araştırmayla Uluslararası Harezmi Ödülü’ne sahip ilk Türk bilim adamı olan Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu,  ekibiyle sekiz yıl süren çalışma sonunda sara ( epilepsi ) hastaları için önemli bir keşif yaptılar.

KIRMIZI ACI BİBER SARA HASTALIĞINI ( EPİLEPSİYİ ) TETİKLİYOR

Prof. Dr. Nazıroğlu,  Kırmızı acı biberde çok fazla bulunan ve bibere acı tadını veren kapsain maddesini incelemek üzere Sıçanlardan 5 grup oluşturduk ve bir kısmında epilepsi oluşmasını sağladık.

Grupların bir kısmına kırmızı acı biberde bulunan kapsaisin maddesini iğneyle enjekte ederken, geri kalanına ise bunun etkisini bloke eden kapsazepin adlı madde verdik. Sonuçta kırmızı biberin acı olmasını sağlayan kapsaisin verilen sıçanlarda epileptik atakların arttığı gözlemlenirken, kapsazepin verilen diğer sıçanlarda ise bu atakların neredeyse sıfıra yakın düzeyde azaldığını gözlemledik.

Bu çalışma sonuçlarına göre  şunu söyleyebiliriz ki epileptik hastaların kırmızı acı biber yemesi, epileptik atakları artırıyor” dedi.

Prof. Dr. Nazıroğlu ve ekibinin konuyla ilgili makalesi dünyaca ünlü Amerikan Neuroscience Dergisi’nde bu ayki sayısında yayınlanarak tıp dünyasına sunuldu.

EPİLEPTİK  İLAÇLAR GELİŞTİRİLEBİLECEK

Prof. Dr. Nazıroğlu, çalışmanın finalinin ise kapsain maddesinden yola çıkarak  antiepileptik bir ilaç geliştirmek olduğunu vurguladı.

Not: Kırmızı Acı Biberde bulunan Kapsain maddesi metabolizmamız için çok faydalı bir maddedir. Yukarıda aktardığımız açıklamaların tam bilimsellik kazanması ve insanlarda da aynı etkiyi gösterip göstermeyeceğinin araştırılması gerekmektedir. Aslında haber içeriğinde farelere ne kadar kapsain verildiği belirtilmemiş. Yani her şeyin aşırı dozu zararlıdır. Azı karardır. Biber aşırı tükettiğimiz, elma armut gibi yediğimiz bir yiyecek değildir.  Pek tabi fazla su içtiğinizde kalp krizi geçirme, böbreklerin iflas etmesi gibi sonuçlar oluşabiliyor. Bu suyun zararlı olduğu anlamına gelmiyor. Aynı kural tüm besinler için geçerlidir.

Organik Şampuan ve No Poo Akımı

organik şampuan ve no poo

Organik Şampuan ve No Poo Akımı Nedir?

Organik Şampuan ürünleri yavaş yavaş kimyasal içerikli şampuanların yerini alıyor. Saçlarımızın sağlığı aynı zamanda kafa derimizin sağlığı anlamına geldiği için bu konu es geçilmemesi gereken bir konu. Peki Organik Şampuanların bileşiminde neler var? Organik Şampuan bileşiminde doğal bitki özleri, çeşitli yağ asitleri, doğal vitamin ve mineral içeren meyve özütleri, esansiyel yağlar, doğal alkaliler vs. var. Her saç ve deri tipine uygun organik şampuan bulmak mümkün. Tipik şampuanlar, sodium laurent sulphate, paraben gibi bazı kimyasallar içerebilirler. Uzun vadede, bu kimyasalların bir takım yan etkileri doğabilmektedir. Organik şampuan’lar; özlerinde ısırgan otu, çörek otu yağı, biberiye yağı, defne, portakal özleri gibi doğal bileşenleri barındırmaktadırlar.

Unutulmaması gereken bir husus ise, saç yıkamanın esas mantığının saçlardaki yağları ve kirleri temizlemek olduğu düşünüldüğünde, saç derisinin karmaşık yapısı nedeniyle bazen saç yağlarının bilinçsizce ve aşırı derecede temizlenmesi saç derisinin yağ üretimini aşırı derecede tetiklemekte ve kısır bir döngü oluşturmaktadır. Yani aşırı temizleme bir anlamda aşırı yağ üretimini de beraberinde getirmektedir.

Organik şampuan‘lar, gerek Ph dengesi gerekse içerdikleri organik bileşikler saç dengesi ile uyum içinde olduklarından; aşırı saç yağlanmasının ve dolayısı ile saç dökülmesinin önüne geçmiş olmaktadırlar.

Yapılan bilimsel araştırmalara göre, saç yağlanması, saç dökülmesi sorununun en önemli nedenleri arasındadır. Saçlardaki aşırı yağlanmanın bir diğer nedeni ise hormonaldir ( DHT hormonu ). Eğer saçlarınızda aşırı yağlanma ve dökülme varsa, bilinen en iyi doğal DHT baskılayıcılarından olan ÇÖREK OTU YAĞI  kullanabilirsiniz.

Şampuansız Saç Yıkama ( No Poo ) -Evde Doğal Şampuan Yapmak..

Şampuansız saç yıkamak çok basit bir uygulama. Karbonat, su ve elma sirkesi uygulamasından oluşuyor. Öncelikle karbonat % 100 karbonat olacak, bunun için eczanelerden İngiliz Karbonatı bu iş için uygundur. Karbonat bazik bir madde olduğundan dolayı yağla bileşiminde sabunlaşma etkisi gösterecektir. Saçınız az yağlı ise az miktarda karbonat çok yağlı ise biraz daha fazla karbonat kullanacaksınız. Bir bardak suya bir çorba kaşığı karbonat karıştırıp eriyoruz. Bir kısmı ile saç diplerimizi masaj şeklinde hafifçe ovalıyoruz. Durulayıp kalan kısımla tekrar aynı işlemi uygulayıp saçımızı bir miktar doğal Elma sirkesi ve su karışımı ile duruluyoruz.

No Poo Akımı uygulamasıyla insanlar belli bir süre sonra saçlarını sadece saf su ile temizleyebiliyorlarmış. Ancak bu ne kadar gerçekçi tartışılır. Fakat şu bir gerçek ki kullandığımız şampuanlardaki kimyasallar saç derimizin sağlığını bozarak saçlarımızın daha fazla yağlanmasına ve kirlenmesine neden olabilmektedir. Size bir önerimiz ise saçlarınızı karbonatla yıkamadan evvel bir miktar zeytinyağı ile masaj yapıp ardından karbonatla temizleyip sirke ile son durulamanızı yapmanız. No Poo Akımı saç dökülmesi uygulamalarında bile başarılı sonuçlar verebiliyor. Ama dediğimizi unutmayın! Saç tipinizi en iyi siz biliyorsunuz. Saçlarınızda bir hastalık veya deri  rahatsızlığı, mantar vs. bulunabilir. Yahut saçlarınız aşırı yağlı veya saç deriniz aşırı hassas olabilir. Bunun için bu yöntemleri denerken çok dikkatli olmalısınız.

Sağlıcakla Kalınız…

Eşek Sütü Nedir, Faydaları Nelerdir?

eşek sütünün faydaları

Eşek Sütü ve Eşek Sütünün Faydaları

Eşek sütü son zamanlarda oldukça popüler olan bir besin maddesidir özellikle astım hastaları için çok faydalı olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Eşek Sütü biyokimyasal bileşimi ve Ph değeri anne sütüne en yakın özelliğe sahip süttür. İnek sütüne oranla daha az yağ içerir ve Omega-3 içeren bir süttür. İçeriğinde Cassein ( kazein, kas yapıcı bir protein ), Albümin, Yağ, Laktoz, Tuz ve Su içerir. Bileşiminde  A, B1, B2, B6, D, C ve E vitaminleri gibi vitaminlerin yanı sıra zengin mineraller ve elementlerle (kalsiyum, magnezyum, fosfor, sodyum, demir, çinko  ) biostimulines (immünoglobülinler) ve Gliserol alkil içermektedir.  Anti-aging, rejeneratif ve iyileştirici özellikleri içeren esansiyel yağ asitlerine sahiptir. Bu süt çok etkili bir nemlendiricidir.

Kanserden, astıma, bronşite ve siroz dahil birçok hastalığa iyi geldiği iddia ediliyor. Eşek Sütü ayrıca çiğ olarak tüketiliyor. Bunların yanı sıra şek sütünün kolon kanseri, sedef ve egzama gibi hastalıklara karşıda faydalı olduğu ileri sürülüyor.

  • Eşek sütü ile vücudunuzu yıkadığınızda yada bir bez pamuk yardımıyla sildiğinizde cilt hastalıklarına çare olabilir
  • Balgam söktürür. Sigara içenler kullanabilir.
  • Ateş düşürür.
  • İçerisinde bulunan yüksek kaliteli omega-3 kalbi korur
  • İçerisinde bulunan yüksek kalsiyum sayesinde kemik gelişimini arttırıyor ve kemik erimesini engeller.
  • Yağ yakımını hızlandırabilir ve vücudu formda tutabilir.

Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın 700 tane eşeğin sütü ile güzellik banyosu yaptığı rivayet edilmektedir.

Yakın yüzyılda ise inek sütüne alerjisi olan çocuklar için alternatif süt kaynağı olarak tüketilmiştir.

Alerjik ciltlerin nemlendirilmesi ve temizlenmesi için eşek sütü oldukça faydalıdır. Ayrıca cilt kırışıklıklarının önlenmesinde ve genç görünmesinde oldukça etkilidir. Eşek sütü içerikli kremler yavaş yavaş piyasada yaygınlaşmaktadır.

Avrupa piyasasında eşek sütünden yapılmış krem, sabun ve şampuan gibi pek çok kozmetik ürün piyasaya sürülmüş durumdadır.

 Eşek Sütü Nerede Satılır ? Türkiye’de Eşek Sütü Fiyatı?

Araştırdığımız kadarı ile; Muğla-Fethiye’de ( Enver Yalçın isimli bir girişimci ), İstanbul-Bayrampaşa’da Köyüm At Çiftliği isimli bir üretim merkezinde; Kırklareli’nde Doç. Dr. Ufuk Usta’ya ait bir çiftlikte, yine İzmir Tire’De bir çiftlikte eşek sütünün üretildiğini öğrendik. Eşek Sütünün üretimi gelen fazla talepler karşısında yıldan yılda hızla artmaktadır. Bu sebeple; güzel bir yatırım alanı oluşturabilir.

Türkiye’de eşek sütü fiyatı 1 kilosu 60-100 TL arasında satılmaktadır. Avrupa’da ise 1 kilo eşek sütü 60 avroya kadar satılabiliyor.

İlginizi Çekebilecek Yazılar :

Manda Yoğurdu ve Manda Sütü Faydaları

Diş Macununun Faydaları

Her gün kullandığımız ve kullanmamız gereken diş macununun faydaları bakımından aslında iyi bir temizleyici olduğunu biliyor musunuz?

Hafif derecede sivrisinek ısırıklarında bir parça diş macunu ısırığın neden olduğu şişliğe konulup ve 2-3 dakika bekletilebilir. ( Isırıklara alerjiniz varsa mutlaka doktora gidiniz )

Döküm tavalarınızda zamanla meydana gelen ve deterjanla çıkmayan lekeleri kolayca temizleyebilirsiniz. Bir miktar diş macununu sürmeden önce tavanızı ılık suyla yıkayın ve diş macununu sürün 15 dakika sonra güzelce yıkayın. Lekelerden eser kalmayacaktır.

Diş macununun faydaları bu kadarla bitmiyor. Ayakkabılarınız üzerinde ve özellikle yan taraflarında zamanla oluşacak toz ve kir lekeleri üzerine bir miktar diş macunu sürüp nemli bir bezle güzelce ovalıyoruz.

Gümüş takılarınızda kararma yani oksitlenme meydana gelmişse bu takılarınıza diş macununu güzelce yedirerek sürün ve yaklaşık 12 saat bekletin. Bu iş için en uygun zaman gece yapmanızdır.

Soğan ve Sarımsak kokusu oldukça rahatsız edicidir. Özellikle bir kaç saat sonra vücudunuza sinen bu koku molekülleri bozulmaya başlayarak daha da katlanılmaz hale gelir. Eğer bu kokular ellerinize sinmişse elinizi diş macunu ile yıkayınız.

Duvara kalemle veya boyayla çizilmiş resimleri diş macunu kullanarak kolayca çıkarabilirsiniz.

Sigaradan dolayı pek çok sigara tiryakisinin parmak uçlarında, tırnaklarında bazende bıyık bölgelerinde sararmalar meydana gelir. İşte bunun için diş macunu bu kötü görüntüden kurtulmanız için imdadınıza yetişir. Bir miktar diş macunun sararan tırnaklarınıza sürün ve eski bir fırça ile fırçalayın. Sonuçtan memnun kalacaksınız.

Not: Diş Macunu kimyasal bileşiklerden oluşmaktadır. İhtiva ettiği maddeler nedeniyle tıbbi bir kanıt ve doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle açık yaralara sürülmemeli, arı sokmalarında kullanılmamalı, yanıklarda yanık bölgelerine sürülmemelidir.

Yumurta Kabuğunun Faydaları ve 6 Parlak Kullanım Yeri

yumurta kabuğu zarı, yumurta kabuğu faydaları

Yumurta Kabuğunun Faydaları Neler? Kuş yemi mi lazım, bahçenizdeki böcekleri kovmak mı istiyorsunuz? Eklem ağrınız mı var? İşte yumurta kabuğu zarı ve yumurta kabuğunun faydaları..

Yumurta içerisindeki proteinin muhteşem etkilerini hepimiz biliyoruz. Protein içeriğinin harika etkiler yarattığı yumurtanın kabuğunu atarken artık 2 kere düşünmenizde fayda var. Yumurtanın yükselişi başlasın!

Unutmayın yumurta kabuğunun faydaları kadar yumurta kabuğu zarının da bir çok yararı var. Mesela, yaşadığınız basit yanıklar ve kesikler için yumurta zarı kullanarak faydasından yararlanabilirsiniz.

Yumurta Kabuğu Zarı ve Yumurta Kabuğunun Faydaları

1- Bahçenizde ki bitkileri Haşerelerden Koruyun! Haşere geçirmez bahçeniz olsun.

Artık baharın gelmesinden korkmayın.Yumurta kabuğu ve yumurta zarı, sümüklü böcek, salyangoz ve diğer böcekleri bahçenizde ki bitkilerden uzak tutar. Çiçeklerinizin solmasını önler. Yapmanız gereken yumurta kabuğunu ve kabuk kırıntılarını çiçeklerinizin üzerine ve bahçe kenarlarınıza serpiştirmek. Salyangozlar ve türevi sürüngen canlılar güvenli olmayan bir güzergah kendilerine seçmezler. Yumurta kabukları onlar için bir nevi dikenli tel etkisi yapacak ve bahçenize girmeyeceklerdir. Ayrıca bir çok haşere ve hayvan yumurta kokusundan nefret eder. Burunları bizden hassas olduğu için onları rahatsız edecek olan koku nedeniyle bahçenizden uzak duracaklardır.

2-Eklem Ağrılarını azaltın ve Boğazınızı yatıştırın.

Haftasonlarını dinlenmek için kullanmaktan gezmeye zaman ayıramıyoruz bir çoğumuz. Hafta içi iş yoğunluğumuz ya da yorgunluğumuz nedeniyle eklem ağrılarımız oluyor. Hele ki konuşmaya dayalı bir işiniz varsa faranjit ya da diğer boğaz rahatsızlıklarından siz de müzdaripsinizdir. Yumurta kabuklarının bir faydası da eklemlere iyi gelmesi. Peki nasıl? Bir cam kavanoza yumurta kabuklarını koyun, sonra elma sirkesi ekleyin üzerine ve kavanozun kapağını kapatıp yumurta kabukları eriyene kadar yaklaşık 2 gün kadar bekletin. Yumurta kabukları, kolajen, kondroitin, glukozamin ve hyaluronik asit gibi, sağlıklı eklemleri teşvik eden besinleri içerir. Bu karışımı ağrıyan eklem bölgelerinize ya da boğaz bölgenizde ovalayarak kullandığınızda ağrılarınıza iyi gelir ve hızlı etki eder.(Karışımı kilerinizde aylarca saklayabilirsiniz.)

3- Kuru tırnaklara ve kenarındaki tırnak derisine iyi gelir.

Tırnaklarınızın çevresindeki deri kuru ve soyulmuş mu? Çare: Bir kaç adet yumurta zarı ve kabuğunu kırarak karıştırın.Kabukların kurumaya başladığını hissetmeye başlayana kadar tırnaklarınıza sürün (zarlı kısmın sorunlu bölgeye geldiğinden emin olun) ve bantlayın. Yumurta zarı hiyaluronan gibi faydalı besinleri içerir, böylece kurumuş, soyulmuş tırnak etleri ertesi gün sağlıklı ve yumuşak olacaktır.

4. Saniyeler içinde bebek gibi yumuşak bir cilde sahip olun.

Bu ucuz maske ile cildinizi tazeleyin. Bir ya da iki yumurta kabuğunu ezerek, bir yumurta beyazıyla karıştırın, ince bir katman oluşturarak tüm yüzünüze uygulayın. Daha sonra ılık su ile yıkayarak, cildinizi kurulayın. Aşındırıcı kabukları hafifçe cildinize uyguladığınızda ölü deriyi ciltten atar ve doğal bir parlaklık sağlar. Ayrıca, yumurta kabuğu ‘kalsiyum’ içeriğiyle hücre yenilenmesini teşvik  eder. Sonuç: Tek bir kullanımdan sonra yumuşak, parlak bir cilt!

5- Evinizdeki Tesisat hakkında size ipuçları verir.

Yumurta kabuklarının küçük parçalar halinde lavabonuzdan içeriye bırakın ve tazyikli su uygulayın. Tesisatınızın tıkalı olup olmadığını kabukların çıkaracağı tıkırtı seslerinden anlayabilirsiniz.

6- Kuşlar için Besin Takviyesi sağlayabilirsiniz.

kus yuvasıBu sene kuşlar için iyi besleyici bir kaynak yaratabilirsiniz. Nasıl? Yumurta kabuğunun faydaları arasında bu da var. Beş yumurta kabuğunu (kuru ama kahverengi olmayanları) yaklaşık 20 dakika kadar 120 derecelik fırında pişirin. Daha sonra küçük parçalar halinde onları parçalayın ve onları serpin, soğumasını bekleyin. Kalsiyum açısından zengin kabukları dişi kuşlar (yaklaşık% 95 kalsiyum vardır) güçlü yumurtalarına yardımcı ve kemik sağlığını korumak için doğal bir ek olarak kullanacaktır.

Yumurta kabuğunun faydaları hakkında birikimlerinizi bizimle paylaşabilir, görüş ve önerilerinizi yorum olarak yazabilirsiniz.

 

Kullanılmış Sallama Çay Poşetinin Bilinmeyen 9 Harika Faydası

kullanılmış çayın faydası

1-Kullanılmış sallama çay poşeti, soğuk suya tutulup yanık bölgesine presslendiği takdirde güneş yanığına iyi gelir.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

2- Vücuttaki çürüklerin iyileşmesine katkı sağlar.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

3-Örümcek ısırığından kaynaklı enfeksiyona iyi gelir.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

4-Ve uçuğun iyileşmesine katkı sağlar.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

5-Göz kapaklarını rahatlatır ve göz morarmalarına iyi gelir.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

6-Spor ayakkabıları gibi ayakkabıların içinde bekletildiğinde steril etki gösterip kötü kokuları yok eder.

7-Lavaboda su biriktirip bulaşıklarla birlikte kullanılmış poşet çay attığınızda yağ çözücü etki gösterir.
Çay içerdiği bileşikler sayesinde iyi bir yağ çözüdür. İçeriğinde bulunan bileşikler sayesinde sıcak su ile temasında lavaboda birikmiş yağlarla kısmi sabunlaşma etkileşime girerek lavabonuzda biriken kiri pası çözebilirsiniz. Bir öneri daha, lavabolarınızı kola ile yıkadığınız zaman lavabonuzun metal kısımlarının parladığını göreceksiniz.

8-Buzdolabına koyduğunuzda, kötü kokuları yok edip buzdolabının taze kalmasını sağlar.
Çayın kendine has aroması sayesinde buzdolabınızda kötü kokuları yok edecektir. Ancak bu ay poşetlerini en fazla bir gün buzdolabınıza koyun. Ayrıca size tavsiyemiz buzdolabı içine koyacağınız az miktar karbonat da buzdolabınızda kötü kokuları yok edecektir.

9-Kilere koyduğunuzda gıdaları, haşere ve farelerden uzak tutar.
Siyah çay ve adaçayını birlikte koyarsanız daha fazla etki gösterecektir. Ayrıca evin bir köşesine koyacağınız kahve de böcekleri, özellikle hamam böceklerini evinizden uzak tutmaya yardımcı olacaktır.

Günde 20 bardak çay içerseniz ne olur? Japon bilim adamları açıkladı.

çayın faydaları

siyah çaySiyah Çay İçmek Faydalı mı?

Siyah çay, belki de hepimizin hemen her gün tükettiği içeceklerden birisi. Çayla ilgili yapılmış yüzlerce bilimsel çalışma var. Çayın içeriğinde ki tanenlerin, flovinoid bileşiklerin ve kafeinin onlarca olumlu faydası var. Fakat çayı nasıl, ne şekilde ve ne zaman tüketeceğimiz, dem süresi gibi faktörler her besinde olduğu gibi çayın da faydalı etkilerini yok etmekte hatta zararlı bir içecek halini almasına neden olmaktadır.

Japon bilim insanlarının yaptığı çalışmalar çay ile ilgili bir gerçeği daha ortaya çıkardı.

Çayın her türlü mide ağrısı, hazımsızlık, cilt kuruluğu ve habis öksürüğe iyi geldiği zaten biliniyordu.

Göz maskesi olarak kullanıldığında ise göz altı morluklarına ve ağırlaşmış göz kapaklarına iyi geliyordu.

Çay aynı zamanda enfeksiyon giderici antiseptik ve yatıştırıcı etki de yapıyor.

Posaları süzülüp soğuyan yeşil veya siyah çay boğaz ağrılarında gargara olarak da kullanılabiliyor.Ancak Japon bilim adamlarının yaptığı çalışmalar çayla ilgili çok çarpıcı bir bilgiyi daha ortaya çıkardı.Osaka Üniversitesi’nde yapılan ve Keizo Nishikawa tarafından yönetilen araştırmada siyah çay içerisinde theaflavin-3 denilen bir antioksidan maddenin kemik dokusuna zarar veren metil transferans adlı enzimi yok ettiği ve bu şekilde kemiklerin dokusunun güçlü kaldığı tespit edildi.Osteoporoz adı verilen ve yaşı ilerlemiş insanlarda görülen kemik kaybı ve zayıflaması olarak tanımlanan hastalığa karşı siyah çay içmenin faydalı olduğu söylendi.

Japon bilim adamlarının açıklamasına göre fark edilebilir bir gelişme meydana gelmesi için 60 kilo olan bir yetişkinin kemik dokusunu güçlendirmek için üç gün içerisinde 60 fincana yakın çay içmesi gerekiyor. Ancak bu kadar çay içmenin faydalı olup olmadığı içerdiği kafein ve tanen miktarları açısından biraz risk teşkil edebiliyor. Ayrıca çayın vücuttaki bazı minerallerin emilimini azaltıcı etkisi de bir takım riskler içermektedir. Sağlıklı bireyler için tüketim miktarı kişiden kişiye değişmekle birlikte 3-4 fincan çaydan fazla çay içilmemesi tavsiye ediliyor. Ayrıca; çay tiryakilerinin mümkün mertebe diğer kafeinli içeceklere mesafeli durması gerekebilir. Çayın demleme koşulları ve süresi de çayın faydalı mı zararlı mı olacağı hususunda diğer etkenlerdir.

Kaynak:

cnnturk.com