Keçi eti ve Propolisin Yararları

Keçi eti sağlıklı mıdır? Organik gıda nedir ve satın alınırken nelere dikkat edilmelidir? Propolis nedir? Yararlı mı? Arı ürünleri nedir?

Keçi eti Kalp Krizi Riskini azatır mı?

Bütün hastalıkların birçoğu dengelsiz veya yetersiz beslenmeden kaynaklanıyor. Beslenmede etin önemi büyük. Bundan  30-40 yıl önce insanlar et ihtiyaçlarını ağırlıklı olarak koyun ve keçi etinden sağlıyorlardı. Geldiğimiz nokta ise toplam kırmızı et tüketiminin sadece yüzde 15 kadarı koyun ve keçilerden elde ediliyor. Keçi eti özellikleri incelendiğinde; kas içlerinde, kas aralarında ve deri altında en az yağa sahip olan kesim hayvanıdır. Bu sebeple kolesterolü daha azdır denebilir. Keçi eti içeriğinde potasyum ve demir gibi elementlerde yüksek orandadır. Bu yüzden kolesterol sorunu ve kalp hastalığı olanlar için daha az sorunlu gibidir.

Keçi etinde B1 ve B3 vitamin oranlarının diğer etlerle kıyaslandığından daha yüksek olduğunu uzmanlar tarafından söylenmektedir. Bu vitaminler ise bilindiği üzere sinir sistemi ve saç deri ve tırnak sağlığı için oldukça önemlidir.

Keçi etinin bir diğer özelliği metabolizmayı hızlandırıcı bir etki gösterdiğidir. Keçi etinde var olan sağlığa olumlu etki yapan yağ asit oranı yüzde 60 ile yüzde 80 arasında değişmektedir. Bu da oldukça yüksek bir orandır.”

Keçi Sütünün Faydaları Nelerdir?

Keçi eti kadar keçi sütü de oldukça besleyici ve benzersiz bir besindir. Bebeklere keçi sütünün faydaları konusunda onlarca araştırma yapılmıştır. Öncelikle içerisinde bol miktarda A, B ve D vitaminleri vardır. Keçi sütü, Laktoz oranı yönünden yüksek proteinlere sahiptir. Keçi sütünün, iltihaplanmayı önlediği, diş ve kemik sağlığı için iyi bir kalsiyum kaynağı olduğu biliniyor. Keçi sütünde bulunan kalsiyum miktarı anne sütüne oranla yaklaşık 4 katı orandadır. Aynı zamanda magnezyum ve selenyum bakımından zengindir. Keçi sütünü bu kadar eşsiz kılan unsurlardan birisi, keçilerin beslenme alışkanlıklarıyla ilgilidir. Keçiler genelde taze otları tercih etmektedir bu yüzden kapalı alanlarda yetiştirilmeleri zordur.

Propolis hangi hastalıkların tedavisinde kullanılıyor?

Propolis işçi arıların çeşitli çiçek ve ağaçların filiz ve tomurcuklarından elde ettiği reçine maddelerini, bitki salgılarını vücutlarında salgıladıkları bal mumu ve çeşitli enzimlerle birleştirip oluşturdukları yapışkan bir maddedir.  Arılar Propolisi kovanlarını dış tehlikelerden korumak ve kuvvetlendirmek için kullanır.

Uzmanlara göre : propolisi hasta olmadan önce kullanmak daha uygun ve etkilidir. İlkbahar ve sonbahar mevsimleri propolisin kullanılabileceği en etkili zamanlardır. Bilinen bir yan etkisi yoktur ancak nadiren de olsa alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Bu durumlarda kullanılmamalı ve kullanılmadan önce de mutlaka hekime danışılmalıdır. Doğal antibiyotik olarak nitelendirilen propolis, yapılan klinik çalışmalar sonucunda solunum sistemi enfeksiyonları (bronşit, KOAH, influenza), deri ve cilt hastalıkları (herpes, mantar, alerji, yanıklar, deri ülseri,apse), diş ve diş eti rahatsızlıkları (diş eti çekilmesi, ağız yaraları), kulak, burun ve çeşitli boğaz enfeksiyonları, sindirim sistemi hastalıkları (parazit, kolit,mide ülseri, reflü), kadın hastalıkları (vajinal ve servikal rahatsızlıkları), idrar yolları hastalıkları, kalp ve dolaşım sistemi sorunları üzerinde bir miktar etkili olabiliceğini göstermiştir. Bağışıklık sistemi üzerinde de çeşitli faydaları olabilir.

Sağlıcakla Kalınız..

Siyah Altın: Organik Tarımda kullanılan Solucanlar

siyah altın, organik gübre

Organik Tarımda çalışan işçiler: Solucanlar

Evsel atıkları yiyen solucanların bunu çok verimli organik tarım gübresine dönüştürdüğünü biliyor musunuz? İşte Girişimcilere İş Fırsatı…

Son yıllarda giderek organik tarım alanında yaygınlaşan “siyah altın” diye bilinen gübre, aslında toprak altında evsel atıklarla dahi beslenebilen solucanlardan elde ediliyor. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde solucan yetiştiriciliği ve gübresi üretimi işiyle uğraşan Reşat Kara; yaklaşık 9 ay önce evsel atıkları bilinen en verimli organik gübreye dönüştüren solucanları yetiştirmeye başladığını söyledi. Gübrenin, solucanın “Kırmızı Kaliforniya” çeşidinden elde edildiğini belirten Kara, şöyle devam etti:
“Solucanlar, çağın en büyük sorunu olan çeşitli atıkların geri dönüşümünde bir arıtma tesisi gibi çalışması Reşat Kara’yı etkilemiş. Bir müddet süren araştırmaları sonucu  uygun solucan çeşitlerinden 50 çeşit  almışve küçük bir tesis kurmuş kendisine. 9 ayda 1 milyona yakın siyah altın yani solucan üretmiş. Yaklaşık 1 milyon solucan, 1 kamyon evsel atığı 40 günde 850 kilogram organik gübreye dönüştürdüğünü belirtiyor Reşat Kara.

“Hastalıklı fideler bile bu siyah altın olan solucan gübresi ile can buluyor”

Reşat Kara, Simav ilçesindeki domates seralarında kimyasal gübrelerden dolayı meyudana gelen bitki hastalıklarıyla ilgili araştırma yapıyor ve solucan gübresini bu seralarda denediğini  söylüyor. Solucan gübresinin, domateste kimyasal gübrelerin yol açtığı sorunları önlediğini ve  bitkinin daha iyi geliştiğini söylüyor. İşte bu çalışmadan sonra domates seraları üzerinde görülen başarının etkisiyle bir talep patlaması yaşıyor. Organik Solucan Gübresine yoğun talepler gelmöeye başlıyor. Daha sonra tutku ve gelir haline gelen bu işi geliştirmek için kendi tesisini kurmaya karar veriyor Reşat Kara.

“Siyah altın” diye bilinen solucan gübresinin, tarımsal arazileri canlandıracağını bildiren Kara, şunları kaydetti:
“Solucanlar atıkları tüketerek onları çok değerli olan bu gübreye dönüştürüyor, evsel atıkları, yiyecek artıklarını yani çöp dediğimiz çoğu şeyi tüketebiliyor ve verimi biten topraklara yeniden hayat veriyor. Bu gübreyle hem toprak yeniden canlanıyor hem de pek çok kimyasal kaynaklı ürün hastalıkları bitiyor. Bu yüzden bunlara ’toprağın askerleri’ deniliyor.”

Kırmızı Acı Biber Epilepsiyi Tetikler mi?

kırmızı acı biber-epilepsi

 

Isparta SDÜ Tıp Fakülyesi Biyofizik Bölümü, kırmızı acı biberle ilgili yeni bir keşif yaptı. Hücredeki iyon kanalları üzerine yaptığı araştırmayla Uluslararası Harezmi Ödülü’ne sahip ilk Türk bilim adamı olan Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu,  ekibiyle sekiz yıl süren çalışma sonunda sara ( epilepsi ) hastaları için önemli bir keşif yaptılar.

KIRMIZI ACI BİBER SARA HASTALIĞINI ( EPİLEPSİYİ ) TETİKLİYOR

Prof. Dr. Nazıroğlu,  Kırmızı acı biberde çok fazla bulunan ve bibere acı tadını veren kapsain maddesini incelemek üzere Sıçanlardan 5 grup oluşturduk ve bir kısmında epilepsi oluşmasını sağladık.

Grupların bir kısmına kırmızı acı biberde bulunan kapsaisin maddesini iğneyle enjekte ederken, geri kalanına ise bunun etkisini bloke eden kapsazepin adlı madde verdik. Sonuçta kırmızı biberin acı olmasını sağlayan kapsaisin verilen sıçanlarda epileptik atakların arttığı gözlemlenirken, kapsazepin verilen diğer sıçanlarda ise bu atakların neredeyse sıfıra yakın düzeyde azaldığını gözlemledik.

Bu çalışma sonuçlarına göre  şunu söyleyebiliriz ki epileptik hastaların kırmızı acı biber yemesi, epileptik atakları artırıyor” dedi.

Prof. Dr. Nazıroğlu ve ekibinin konuyla ilgili makalesi dünyaca ünlü Amerikan Neuroscience Dergisi’nde bu ayki sayısında yayınlanarak tıp dünyasına sunuldu.

EPİLEPTİK  İLAÇLAR GELİŞTİRİLEBİLECEK

Prof. Dr. Nazıroğlu, çalışmanın finalinin ise kapsain maddesinden yola çıkarak  antiepileptik bir ilaç geliştirmek olduğunu vurguladı.

Not: Kırmızı Acı Biberde bulunan Kapsain maddesi metabolizmamız için çok faydalı bir maddedir. Yukarıda aktardığımız açıklamaların tam bilimsellik kazanması ve insanlarda da aynı etkiyi gösterip göstermeyeceğinin araştırılması gerekmektedir. Aslında haber içeriğinde farelere ne kadar kapsain verildiği belirtilmemiş. Yani her şeyin aşırı dozu zararlıdır. Azı karardır. Biber aşırı tükettiğimiz, elma armut gibi yediğimiz bir yiyecek değildir.  Pek tabi fazla su içtiğinizde kalp krizi geçirme, böbreklerin iflas etmesi gibi sonuçlar oluşabiliyor. Bu suyun zararlı olduğu anlamına gelmiyor. Aynı kural tüm besinler için geçerlidir.

Organik Şampuan ve No Poo Akımı

organik şampuan ve no poo

Organik Şampuan ve No Poo Akımı Nedir?

Organik Şampuan ürünleri yavaş yavaş kimyasal içerikli şampuanların yerini alıyor. Saçlarımızın sağlığı aynı zamanda kafa derimizin sağlığı anlamına geldiği için bu konu es geçilmemesi gereken bir konu. Peki Organik Şampuanların bileşiminde neler var? Organik Şampuan bileşiminde doğal bitki özleri, çeşitli yağ asitleri, doğal vitamin ve mineral içeren meyve özütleri, esansiyel yağlar, doğal alkaliler vs. var. Her saç ve deri tipine uygun organik şampuan bulmak mümkün. Tipik şampuanlar, sodium laurent sulphate, paraben gibi bazı kimyasallar içerebilirler. Uzun vadede, bu kimyasalların bir takım yan etkileri doğabilmektedir. Organik şampuan’lar; özlerinde ısırgan otu, çörek otu yağı, biberiye yağı, defne, portakal özleri gibi doğal bileşenleri barındırmaktadırlar.

Unutulmaması gereken bir husus ise, saç yıkamanın esas mantığının saçlardaki yağları ve kirleri temizlemek olduğu düşünüldüğünde, saç derisinin karmaşık yapısı nedeniyle bazen saç yağlarının bilinçsizce ve aşırı derecede temizlenmesi saç derisinin yağ üretimini aşırı derecede tetiklemekte ve kısır bir döngü oluşturmaktadır. Yani aşırı temizleme bir anlamda aşırı yağ üretimini de beraberinde getirmektedir.

Organik şampuan‘lar, gerek Ph dengesi gerekse içerdikleri organik bileşikler saç dengesi ile uyum içinde olduklarından; aşırı saç yağlanmasının ve dolayısı ile saç dökülmesinin önüne geçmiş olmaktadırlar.

Yapılan bilimsel araştırmalara göre, saç yağlanması, saç dökülmesi sorununun en önemli nedenleri arasındadır. Saçlardaki aşırı yağlanmanın bir diğer nedeni ise hormonaldir ( DHT hormonu ). Eğer saçlarınızda aşırı yağlanma ve dökülme varsa, bilinen en iyi doğal DHT baskılayıcılarından olan ÇÖREK OTU YAĞI  kullanabilirsiniz.

Şampuansız Saç Yıkama ( No Poo ) -Evde Doğal Şampuan Yapmak..

Şampuansız saç yıkamak çok basit bir uygulama. Karbonat, su ve elma sirkesi uygulamasından oluşuyor. Öncelikle karbonat % 100 karbonat olacak, bunun için eczanelerden İngiliz Karbonatı bu iş için uygundur. Karbonat bazik bir madde olduğundan dolayı yağla bileşiminde sabunlaşma etkisi gösterecektir. Saçınız az yağlı ise az miktarda karbonat çok yağlı ise biraz daha fazla karbonat kullanacaksınız. Bir bardak suya bir çorba kaşığı karbonat karıştırıp eriyoruz. Bir kısmı ile saç diplerimizi masaj şeklinde hafifçe ovalıyoruz. Durulayıp kalan kısımla tekrar aynı işlemi uygulayıp saçımızı bir miktar doğal Elma sirkesi ve su karışımı ile duruluyoruz.

No Poo Akımı uygulamasıyla insanlar belli bir süre sonra saçlarını sadece saf su ile temizleyebiliyorlarmış. Ancak bu ne kadar gerçekçi tartışılır. Fakat şu bir gerçek ki kullandığımız şampuanlardaki kimyasallar saç derimizin sağlığını bozarak saçlarımızın daha fazla yağlanmasına ve kirlenmesine neden olabilmektedir. Size bir önerimiz ise saçlarınızı karbonatla yıkamadan evvel bir miktar zeytinyağı ile masaj yapıp ardından karbonatla temizleyip sirke ile son durulamanızı yapmanız. No Poo Akımı saç dökülmesi uygulamalarında bile başarılı sonuçlar verebiliyor. Ama dediğimizi unutmayın! Saç tipinizi en iyi siz biliyorsunuz. Saçlarınızda bir hastalık veya deri  rahatsızlığı, mantar vs. bulunabilir. Yahut saçlarınız aşırı yağlı veya saç deriniz aşırı hassas olabilir. Bunun için bu yöntemleri denerken çok dikkatli olmalısınız.

Sağlıcakla Kalınız…

Uykusuzluk İnsanı Nasıl Etkiler?

Uykusuzum Ne Yapabilirim?

Uykusuzluk Çekiyorum Diyorsanız…

Günlük kaç saat uyuyoruz?  Günlük altı saatten az uyuduğunuz bir hafta boyunca bile 700’ün üzerinde gen değişimi dahil  ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya gelebilirsiniz.
İnsan metabolizmasının işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için günlük 7-9 saat arası uykuya ihtiyacı vardır.  2013’te Gallup adlı Amerikan sitesinde yapılan bir araştırma sonuçlarına göre yetişkin Amerikanların sadece %59’u yeterli uyuyabiliyor. Katılımcıların %14’ü ise gecede 5 saat ya da daha az uyuyabildiklerini ifade ettiler.
Acenta tarafından yürütülen bir ankette ise , insanların %35,3’ü geceleri ortalama 7 saatten az uyuyor.  Katılımcıların %37,9’luk kısmı  gün ortasında uyuklayacak kadar kendilerini  yorgun hissettiklerini belirttiler. Öyle ki % 4,7 si direksiyon başında uyuduklarını itiraf ettiler.

Geceleri Az Uyuyanlar Obeziteye Daha Yatgın: Uykusuzluk ve Obezite

WebDM ise az uykunun konsantrasyon eksikliğine, kaza riskinin artmasına, zeka eksikliğine, cinsel isteksizliğe, hafıza zayıflığına, depresyona neden olduğunu ve kilo alımına sebep olduğunu iddia ediyor. 2005 yılında 32-49 yaş grubu arasındaki 10.000 kişi ile yapılan ankette geceleri 7 saatten az uyuyan insanların  obeziteye daha yatkın oldukları tespit edildi. Journal of Neuroscience’da yayınlanan bir araştırmada çeşitli stres ve uyarıcı faktörlerle uyanık tutulan farelerin,  uyanık ve tetikte tutmakla sorumlu beyin köklerinin bir parçası olan “locus cerelius” hücrelerinin kalıcı olarak zarar gördüğü belirlendi.
Araştırmanın baş yazarı Pensilvanya Üniversitesi’nden Tıp Doktoru olan Sigrid Veassey ise şöyle söylüyor:
“Uyku kaybının telafisi imkansız hasara yol açabileceği konusunda şimdi çeşitli kanıtlara sahibiz. Bu deney basit yapılı bir hayvan üzerinde yapılmış olmasının sonuçları bu ise, biz insanlar olarak buna daha fazla dikkat göstermeliyiz şeklinde konuştu.

Uzun Vadede Az Uyumanın Vereceği Zararlar

İnme ve Kalp Krizi riski 4 katına çıkıyor. Obezite riski artıyor ve bazı kanser türlerinin riski artabiliyor. Ayrıca uzun süre uykusuzluk durumlarında yine diyabet riski, genç ölüm riski artıyor. Sperm kalitesi ve sayısı düşüyor. Erken yaşlanma belirtileri başlıyor.

Erken yaşlanma veya yaşlı gösterme

Özellikle uyku ile geçmeyen gece saatlerinde alınan sigara, alkol yada yemek yeme gibi alışkanlıklardan bir tanesi dahi olsa bu etkiler katlanarak zarar verecektir.

Gece Rahat Uyumak İçin Öneriler

Başkaca bir rahatsızlığınız yoksa melisa çayı ve sarı kantaron çayı uykusuzluk için iyi gelebilir. Uykusuzluk probleminiz varsa akşamlar çay, kahve ve kola içmekten uzak durun. Ayrıca gece geç saatlerde yemek, tatlı ve meyve türü yiyecekleri tüketmemeye çalışın. Bu arada uyuyacağınız odanın tam karanlık ve havalandırmasının iyi yapılmış olmasına dikkat etmeniz gerekmektedir.

Sağlıcakla Kalın…

Eşek Sütü Nedir, Faydaları Nelerdir?

eşek sütünün faydaları

Eşek Sütü ve Eşek Sütünün Faydaları

Eşek sütü son zamanlarda oldukça popüler olan bir besin maddesidir özellikle astım hastaları için çok faydalı olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Eşek Sütü biyokimyasal bileşimi ve Ph değeri anne sütüne en yakın özelliğe sahip süttür. İnek sütüne oranla daha az yağ içerir ve Omega-3 içeren bir süttür. İçeriğinde Cassein ( kazein, kas yapıcı bir protein ), Albümin, Yağ, Laktoz, Tuz ve Su içerir. Bileşiminde  A, B1, B2, B6, D, C ve E vitaminleri gibi vitaminlerin yanı sıra zengin mineraller ve elementlerle (kalsiyum, magnezyum, fosfor, sodyum, demir, çinko  ) biostimulines (immünoglobülinler) ve Gliserol alkil içermektedir.  Anti-aging, rejeneratif ve iyileştirici özellikleri içeren esansiyel yağ asitlerine sahiptir. Bu süt çok etkili bir nemlendiricidir.

Kanserden, astıma, bronşite ve siroz dahil birçok hastalığa iyi geldiği iddia ediliyor. Eşek Sütü ayrıca çiğ olarak tüketiliyor. Bunların yanı sıra şek sütünün kolon kanseri, sedef ve egzama gibi hastalıklara karşıda faydalı olduğu ileri sürülüyor.

  • Eşek sütü ile vücudunuzu yıkadığınızda yada bir bez pamuk yardımıyla sildiğinizde cilt hastalıklarına çare olabilir
  • Balgam söktürür. Sigara içenler kullanabilir.
  • Ateş düşürür.
  • İçerisinde bulunan yüksek kaliteli omega-3 kalbi korur
  • İçerisinde bulunan yüksek kalsiyum sayesinde kemik gelişimini arttırıyor ve kemik erimesini engeller.
  • Yağ yakımını hızlandırabilir ve vücudu formda tutabilir.

Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın 700 tane eşeğin sütü ile güzellik banyosu yaptığı rivayet edilmektedir.

Yakın yüzyılda ise inek sütüne alerjisi olan çocuklar için alternatif süt kaynağı olarak tüketilmiştir.

Alerjik ciltlerin nemlendirilmesi ve temizlenmesi için eşek sütü oldukça faydalıdır. Ayrıca cilt kırışıklıklarının önlenmesinde ve genç görünmesinde oldukça etkilidir. Eşek sütü içerikli kremler yavaş yavaş piyasada yaygınlaşmaktadır.

Avrupa piyasasında eşek sütünden yapılmış krem, sabun ve şampuan gibi pek çok kozmetik ürün piyasaya sürülmüş durumdadır.

 Eşek Sütü Nerede Satılır ? Türkiye’de Eşek Sütü Fiyatı?

Araştırdığımız kadarı ile; Muğla-Fethiye’de ( Enver Yalçın isimli bir girişimci ), İstanbul-Bayrampaşa’da Köyüm At Çiftliği isimli bir üretim merkezinde; Kırklareli’nde Doç. Dr. Ufuk Usta’ya ait bir çiftlikte, yine İzmir Tire’De bir çiftlikte eşek sütünün üretildiğini öğrendik. Eşek Sütünün üretimi gelen fazla talepler karşısında yıldan yılda hızla artmaktadır. Bu sebeple; güzel bir yatırım alanı oluşturabilir.

Türkiye’de eşek sütü fiyatı 1 kilosu 60-100 TL arasında satılmaktadır. Avrupa’da ise 1 kilo eşek sütü 60 avroya kadar satılabiliyor.

İlginizi Çekebilecek Yazılar :

Manda Yoğurdu ve Manda Sütü Faydaları

Diş Macununun Faydaları

Her gün kullandığımız ve kullanmamız gereken diş macununun faydaları bakımından aslında iyi bir temizleyici olduğunu biliyor musunuz?

Hafif derecede sivrisinek ısırıklarında bir parça diş macunu ısırığın neden olduğu şişliğe konulup ve 2-3 dakika bekletilebilir. ( Isırıklara alerjiniz varsa mutlaka doktora gidiniz )

Döküm tavalarınızda zamanla meydana gelen ve deterjanla çıkmayan lekeleri kolayca temizleyebilirsiniz. Bir miktar diş macununu sürmeden önce tavanızı ılık suyla yıkayın ve diş macununu sürün 15 dakika sonra güzelce yıkayın. Lekelerden eser kalmayacaktır.

Diş macununun faydaları bu kadarla bitmiyor. Ayakkabılarınız üzerinde ve özellikle yan taraflarında zamanla oluşacak toz ve kir lekeleri üzerine bir miktar diş macunu sürüp nemli bir bezle güzelce ovalıyoruz.

Gümüş takılarınızda kararma yani oksitlenme meydana gelmişse bu takılarınıza diş macununu güzelce yedirerek sürün ve yaklaşık 12 saat bekletin. Bu iş için en uygun zaman gece yapmanızdır.

Soğan ve Sarımsak kokusu oldukça rahatsız edicidir. Özellikle bir kaç saat sonra vücudunuza sinen bu koku molekülleri bozulmaya başlayarak daha da katlanılmaz hale gelir. Eğer bu kokular ellerinize sinmişse elinizi diş macunu ile yıkayınız.

Duvara kalemle veya boyayla çizilmiş resimleri diş macunu kullanarak kolayca çıkarabilirsiniz.

Sigaradan dolayı pek çok sigara tiryakisinin parmak uçlarında, tırnaklarında bazende bıyık bölgelerinde sararmalar meydana gelir. İşte bunun için diş macunu bu kötü görüntüden kurtulmanız için imdadınıza yetişir. Bir miktar diş macunun sararan tırnaklarınıza sürün ve eski bir fırça ile fırçalayın. Sonuçtan memnun kalacaksınız.

Not: Diş Macunu kimyasal bileşiklerden oluşmaktadır. İhtiva ettiği maddeler nedeniyle tıbbi bir kanıt ve doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle açık yaralara sürülmemeli, arı sokmalarında kullanılmamalı, yanıklarda yanık bölgelerine sürülmemelidir.

Yumurta Kabuğunun Faydaları ve 6 Parlak Kullanım Yeri

yumurta kabuğu zarı, yumurta kabuğu faydaları

Yumurta Kabuğunun Faydaları Neler? Kuş yemi mi lazım, bahçenizdeki böcekleri kovmak mı istiyorsunuz? Eklem ağrınız mı var? İşte yumurta kabuğu zarı ve yumurta kabuğunun faydaları..

Yumurta içerisindeki proteinin muhteşem etkilerini hepimiz biliyoruz. Protein içeriğinin harika etkiler yarattığı yumurtanın kabuğunu atarken artık 2 kere düşünmenizde fayda var. Yumurtanın yükselişi başlasın!

Unutmayın yumurta kabuğunun faydaları kadar yumurta kabuğu zarının da bir çok yararı var. Mesela, yaşadığınız basit yanıklar ve kesikler için yumurta zarı kullanarak faydasından yararlanabilirsiniz.

Yumurta Kabuğu Zarı ve Yumurta Kabuğunun Faydaları

1- Bahçenizde ki bitkileri Haşerelerden Koruyun! Haşere geçirmez bahçeniz olsun.

Artık baharın gelmesinden korkmayın.Yumurta kabuğu ve yumurta zarı, sümüklü böcek, salyangoz ve diğer böcekleri bahçenizde ki bitkilerden uzak tutar. Çiçeklerinizin solmasını önler. Yapmanız gereken yumurta kabuğunu ve kabuk kırıntılarını çiçeklerinizin üzerine ve bahçe kenarlarınıza serpiştirmek. Salyangozlar ve türevi sürüngen canlılar güvenli olmayan bir güzergah kendilerine seçmezler. Yumurta kabukları onlar için bir nevi dikenli tel etkisi yapacak ve bahçenize girmeyeceklerdir. Ayrıca bir çok haşere ve hayvan yumurta kokusundan nefret eder. Burunları bizden hassas olduğu için onları rahatsız edecek olan koku nedeniyle bahçenizden uzak duracaklardır.

2-Eklem Ağrılarını azaltın ve Boğazınızı yatıştırın.

Haftasonlarını dinlenmek için kullanmaktan gezmeye zaman ayıramıyoruz bir çoğumuz. Hafta içi iş yoğunluğumuz ya da yorgunluğumuz nedeniyle eklem ağrılarımız oluyor. Hele ki konuşmaya dayalı bir işiniz varsa faranjit ya da diğer boğaz rahatsızlıklarından siz de müzdaripsinizdir. Yumurta kabuklarının bir faydası da eklemlere iyi gelmesi. Peki nasıl? Bir cam kavanoza yumurta kabuklarını koyun, sonra elma sirkesi ekleyin üzerine ve kavanozun kapağını kapatıp yumurta kabukları eriyene kadar yaklaşık 2 gün kadar bekletin. Yumurta kabukları, kolajen, kondroitin, glukozamin ve hyaluronik asit gibi, sağlıklı eklemleri teşvik eden besinleri içerir. Bu karışımı ağrıyan eklem bölgelerinize ya da boğaz bölgenizde ovalayarak kullandığınızda ağrılarınıza iyi gelir ve hızlı etki eder.(Karışımı kilerinizde aylarca saklayabilirsiniz.)

3- Kuru tırnaklara ve kenarındaki tırnak derisine iyi gelir.

Tırnaklarınızın çevresindeki deri kuru ve soyulmuş mu? Çare: Bir kaç adet yumurta zarı ve kabuğunu kırarak karıştırın.Kabukların kurumaya başladığını hissetmeye başlayana kadar tırnaklarınıza sürün (zarlı kısmın sorunlu bölgeye geldiğinden emin olun) ve bantlayın. Yumurta zarı hiyaluronan gibi faydalı besinleri içerir, böylece kurumuş, soyulmuş tırnak etleri ertesi gün sağlıklı ve yumuşak olacaktır.

4. Saniyeler içinde bebek gibi yumuşak bir cilde sahip olun.

Bu ucuz maske ile cildinizi tazeleyin. Bir ya da iki yumurta kabuğunu ezerek, bir yumurta beyazıyla karıştırın, ince bir katman oluşturarak tüm yüzünüze uygulayın. Daha sonra ılık su ile yıkayarak, cildinizi kurulayın. Aşındırıcı kabukları hafifçe cildinize uyguladığınızda ölü deriyi ciltten atar ve doğal bir parlaklık sağlar. Ayrıca, yumurta kabuğu ‘kalsiyum’ içeriğiyle hücre yenilenmesini teşvik  eder. Sonuç: Tek bir kullanımdan sonra yumuşak, parlak bir cilt!

5- Evinizdeki Tesisat hakkında size ipuçları verir.

Yumurta kabuklarının küçük parçalar halinde lavabonuzdan içeriye bırakın ve tazyikli su uygulayın. Tesisatınızın tıkalı olup olmadığını kabukların çıkaracağı tıkırtı seslerinden anlayabilirsiniz.

6- Kuşlar için Besin Takviyesi sağlayabilirsiniz.

kus yuvasıBu sene kuşlar için iyi besleyici bir kaynak yaratabilirsiniz. Nasıl? Yumurta kabuğunun faydaları arasında bu da var. Beş yumurta kabuğunu (kuru ama kahverengi olmayanları) yaklaşık 20 dakika kadar 120 derecelik fırında pişirin. Daha sonra küçük parçalar halinde onları parçalayın ve onları serpin, soğumasını bekleyin. Kalsiyum açısından zengin kabukları dişi kuşlar (yaklaşık% 95 kalsiyum vardır) güçlü yumurtalarına yardımcı ve kemik sağlığını korumak için doğal bir ek olarak kullanacaktır.

Yumurta kabuğunun faydaları hakkında birikimlerinizi bizimle paylaşabilir, görüş ve önerilerinizi yorum olarak yazabilirsiniz.