Eşek Sütü Nedir, Faydaları Nelerdir?

eşek sütünün faydaları

Eşek Sütü ve Eşek Sütünün Faydaları

Eşek sütü son zamanlarda oldukça popüler olan bir besin maddesidir özellikle astım hastaları için çok faydalı olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Eşek Sütü biyokimyasal bileşimi ve Ph değeri anne sütüne en yakın özelliğe sahip süttür. İnek sütüne oranla daha az yağ içerir ve Omega-3 içeren bir süttür. İçeriğinde Cassein ( kazein, kas yapıcı bir protein ), Albümin, Yağ, Laktoz, Tuz ve Su içerir. Bileşiminde  A, B1, B2, B6, D, C ve E vitaminleri gibi vitaminlerin yanı sıra zengin mineraller ve elementlerle (kalsiyum, magnezyum, fosfor, sodyum, demir, çinko  ) biostimulines (immünoglobülinler) ve Gliserol alkil içermektedir.  Anti-aging, rejeneratif ve iyileştirici özellikleri içeren esansiyel yağ asitlerine sahiptir. Bu süt çok etkili bir nemlendiricidir.

Kanserden, astıma, bronşite ve siroz dahil birçok hastalığa iyi geldiği iddia ediliyor. Eşek Sütü ayrıca çiğ olarak tüketiliyor. Bunların yanı sıra şek sütünün kolon kanseri, sedef ve egzama gibi hastalıklara karşıda faydalı olduğu ileri sürülüyor.

  • Eşek sütü ile vücudunuzu yıkadığınızda yada bir bez pamuk yardımıyla sildiğinizde cilt hastalıklarına çare olabilir
  • Balgam söktürür. Sigara içenler kullanabilir.
  • Ateş düşürür.
  • İçerisinde bulunan yüksek kaliteli omega-3 kalbi korur
  • İçerisinde bulunan yüksek kalsiyum sayesinde kemik gelişimini arttırıyor ve kemik erimesini engeller.
  • Yağ yakımını hızlandırabilir ve vücudu formda tutabilir.

Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın 700 tane eşeğin sütü ile güzellik banyosu yaptığı rivayet edilmektedir.

Yakın yüzyılda ise inek sütüne alerjisi olan çocuklar için alternatif süt kaynağı olarak tüketilmiştir.

Alerjik ciltlerin nemlendirilmesi ve temizlenmesi için eşek sütü oldukça faydalıdır. Ayrıca cilt kırışıklıklarının önlenmesinde ve genç görünmesinde oldukça etkilidir. Eşek sütü içerikli kremler yavaş yavaş piyasada yaygınlaşmaktadır.

Avrupa piyasasında eşek sütünden yapılmış krem, sabun ve şampuan gibi pek çok kozmetik ürün piyasaya sürülmüş durumdadır.

 Eşek Sütü Nerede Satılır ? Türkiye’de Eşek Sütü Fiyatı?

Araştırdığımız kadarı ile; Muğla-Fethiye’de ( Enver Yalçın isimli bir girişimci ), İstanbul-Bayrampaşa’da Köyüm At Çiftliği isimli bir üretim merkezinde; Kırklareli’nde Doç. Dr. Ufuk Usta’ya ait bir çiftlikte, yine İzmir Tire’De bir çiftlikte eşek sütünün üretildiğini öğrendik. Eşek Sütünün üretimi gelen fazla talepler karşısında yıldan yılda hızla artmaktadır. Bu sebeple; güzel bir yatırım alanı oluşturabilir.

Türkiye’de eşek sütü fiyatı 1 kilosu 60-100 TL arasında satılmaktadır. Avrupa’da ise 1 kilo eşek sütü 60 avroya kadar satılabiliyor.

İlginizi Çekebilecek Yazılar :

Manda Yoğurdu ve Manda Sütü Faydaları

Diş Macununun Faydaları

Her gün kullandığımız ve kullanmamız gereken diş macununun faydaları bakımından aslında iyi bir temizleyici olduğunu biliyor musunuz?

Hafif derecede sivrisinek ısırıklarında bir parça diş macunu ısırığın neden olduğu şişliğe konulup ve 2-3 dakika bekletilebilir. ( Isırıklara alerjiniz varsa mutlaka doktora gidiniz )

Döküm tavalarınızda zamanla meydana gelen ve deterjanla çıkmayan lekeleri kolayca temizleyebilirsiniz. Bir miktar diş macununu sürmeden önce tavanızı ılık suyla yıkayın ve diş macununu sürün 15 dakika sonra güzelce yıkayın. Lekelerden eser kalmayacaktır.

Diş macununun faydaları bu kadarla bitmiyor. Ayakkabılarınız üzerinde ve özellikle yan taraflarında zamanla oluşacak toz ve kir lekeleri üzerine bir miktar diş macunu sürüp nemli bir bezle güzelce ovalıyoruz.

Gümüş takılarınızda kararma yani oksitlenme meydana gelmişse bu takılarınıza diş macununu güzelce yedirerek sürün ve yaklaşık 12 saat bekletin. Bu iş için en uygun zaman gece yapmanızdır.

Soğan ve Sarımsak kokusu oldukça rahatsız edicidir. Özellikle bir kaç saat sonra vücudunuza sinen bu koku molekülleri bozulmaya başlayarak daha da katlanılmaz hale gelir. Eğer bu kokular ellerinize sinmişse elinizi diş macunu ile yıkayınız.

Duvara kalemle veya boyayla çizilmiş resimleri diş macunu kullanarak kolayca çıkarabilirsiniz.

Sigaradan dolayı pek çok sigara tiryakisinin parmak uçlarında, tırnaklarında bazende bıyık bölgelerinde sararmalar meydana gelir. İşte bunun için diş macunu bu kötü görüntüden kurtulmanız için imdadınıza yetişir. Bir miktar diş macunun sararan tırnaklarınıza sürün ve eski bir fırça ile fırçalayın. Sonuçtan memnun kalacaksınız.

Not: Diş Macunu kimyasal bileşiklerden oluşmaktadır. İhtiva ettiği maddeler nedeniyle tıbbi bir kanıt ve doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle açık yaralara sürülmemeli, arı sokmalarında kullanılmamalı, yanıklarda yanık bölgelerine sürülmemelidir.

Yumurta Kabuğunun Faydaları ve 6 Parlak Kullanım Yeri

yumurta kabuğu zarı, yumurta kabuğu faydaları

Yumurta Kabuğunun Faydaları Neler? Kuş yemi mi lazım, bahçenizdeki böcekleri kovmak mı istiyorsunuz? Eklem ağrınız mı var? İşte yumurta kabuğu zarı ve yumurta kabuğunun faydaları..

Yumurta içerisindeki proteinin muhteşem etkilerini hepimiz biliyoruz. Protein içeriğinin harika etkiler yarattığı yumurtanın kabuğunu atarken artık 2 kere düşünmenizde fayda var. Yumurtanın yükselişi başlasın!

Unutmayın yumurta kabuğunun faydaları kadar yumurta kabuğu zarının da bir çok yararı var. Mesela, yaşadığınız basit yanıklar ve kesikler için yumurta zarı kullanarak faydasından yararlanabilirsiniz.

Yumurta Kabuğu Zarı ve Yumurta Kabuğunun Faydaları

1- Bahçenizde ki bitkileri Haşerelerden Koruyun! Haşere geçirmez bahçeniz olsun.

Artık baharın gelmesinden korkmayın.Yumurta kabuğu ve yumurta zarı, sümüklü böcek, salyangoz ve diğer böcekleri bahçenizde ki bitkilerden uzak tutar. Çiçeklerinizin solmasını önler. Yapmanız gereken yumurta kabuğunu ve kabuk kırıntılarını çiçeklerinizin üzerine ve bahçe kenarlarınıza serpiştirmek. Salyangozlar ve türevi sürüngen canlılar güvenli olmayan bir güzergah kendilerine seçmezler. Yumurta kabukları onlar için bir nevi dikenli tel etkisi yapacak ve bahçenize girmeyeceklerdir. Ayrıca bir çok haşere ve hayvan yumurta kokusundan nefret eder. Burunları bizden hassas olduğu için onları rahatsız edecek olan koku nedeniyle bahçenizden uzak duracaklardır.

2-Eklem Ağrılarını azaltın ve Boğazınızı yatıştırın.

Haftasonlarını dinlenmek için kullanmaktan gezmeye zaman ayıramıyoruz bir çoğumuz. Hafta içi iş yoğunluğumuz ya da yorgunluğumuz nedeniyle eklem ağrılarımız oluyor. Hele ki konuşmaya dayalı bir işiniz varsa faranjit ya da diğer boğaz rahatsızlıklarından siz de müzdaripsinizdir. Yumurta kabuklarının bir faydası da eklemlere iyi gelmesi. Peki nasıl? Bir cam kavanoza yumurta kabuklarını koyun, sonra elma sirkesi ekleyin üzerine ve kavanozun kapağını kapatıp yumurta kabukları eriyene kadar yaklaşık 2 gün kadar bekletin. Yumurta kabukları, kolajen, kondroitin, glukozamin ve hyaluronik asit gibi, sağlıklı eklemleri teşvik eden besinleri içerir. Bu karışımı ağrıyan eklem bölgelerinize ya da boğaz bölgenizde ovalayarak kullandığınızda ağrılarınıza iyi gelir ve hızlı etki eder.(Karışımı kilerinizde aylarca saklayabilirsiniz.)

3- Kuru tırnaklara ve kenarındaki tırnak derisine iyi gelir.

Tırnaklarınızın çevresindeki deri kuru ve soyulmuş mu? Çare: Bir kaç adet yumurta zarı ve kabuğunu kırarak karıştırın.Kabukların kurumaya başladığını hissetmeye başlayana kadar tırnaklarınıza sürün (zarlı kısmın sorunlu bölgeye geldiğinden emin olun) ve bantlayın. Yumurta zarı hiyaluronan gibi faydalı besinleri içerir, böylece kurumuş, soyulmuş tırnak etleri ertesi gün sağlıklı ve yumuşak olacaktır.

4. Saniyeler içinde bebek gibi yumuşak bir cilde sahip olun.

Bu ucuz maske ile cildinizi tazeleyin. Bir ya da iki yumurta kabuğunu ezerek, bir yumurta beyazıyla karıştırın, ince bir katman oluşturarak tüm yüzünüze uygulayın. Daha sonra ılık su ile yıkayarak, cildinizi kurulayın. Aşındırıcı kabukları hafifçe cildinize uyguladığınızda ölü deriyi ciltten atar ve doğal bir parlaklık sağlar. Ayrıca, yumurta kabuğu ‘kalsiyum’ içeriğiyle hücre yenilenmesini teşvik  eder. Sonuç: Tek bir kullanımdan sonra yumuşak, parlak bir cilt!

5- Evinizdeki Tesisat hakkında size ipuçları verir.

Yumurta kabuklarının küçük parçalar halinde lavabonuzdan içeriye bırakın ve tazyikli su uygulayın. Tesisatınızın tıkalı olup olmadığını kabukların çıkaracağı tıkırtı seslerinden anlayabilirsiniz.

6- Kuşlar için Besin Takviyesi sağlayabilirsiniz.

kus yuvasıBu sene kuşlar için iyi besleyici bir kaynak yaratabilirsiniz. Nasıl? Yumurta kabuğunun faydaları arasında bu da var. Beş yumurta kabuğunu (kuru ama kahverengi olmayanları) yaklaşık 20 dakika kadar 120 derecelik fırında pişirin. Daha sonra küçük parçalar halinde onları parçalayın ve onları serpin, soğumasını bekleyin. Kalsiyum açısından zengin kabukları dişi kuşlar (yaklaşık% 95 kalsiyum vardır) güçlü yumurtalarına yardımcı ve kemik sağlığını korumak için doğal bir ek olarak kullanacaktır.

Yumurta kabuğunun faydaları hakkında birikimlerinizi bizimle paylaşabilir, görüş ve önerilerinizi yorum olarak yazabilirsiniz.

 

Bazı Gıdalar Depresyonu Tetikliyor

depresyona neden olan gıdalar

Beslenme ve Depresyon Arasındaki İlişki

Fazla Şekerli ve yağlı gıdaları uzun tüketmek  kendimize yapabileceğimiz en kötü şey. Öyle ki şeker-yağ ve hamur işi karışımlarının kızartılması sonucu elde edilen tatlılar ve diğer besinler kısa zamanda hem bedensel hemde ruhsal çeşitli hastalıkları tetikliyor.

Beslenme ve depresyon arasındaki bağlantı tam olarak ispatlanmamış  olsa da bu alanda bazı ülkeler önemli araştırmalar yapmaktadır.  ABD Savunma Bakanlığı, intihar oranlarını azaltmak için besin bakımından zengin gıda paketleri askerlerin tüketmesi için gönderiyor . Avrupa Birliği ise farklı besinlerin ruhsal sağlık üzerindeki etkisini araştırmak için MoodFood adlı 9 milyon euroluk bir proje başlattığı çeşitli haberlere konu oldu.  

Avustralya’da Deakin Üniversitesi’nden Felice Jacka ve ekibi de beslenme ve depresyon  üzerinde başlattıkları çalışmada, bu hastaların mevcut tedavilerine ek olarak ruh sağlığına iyi geldiği bilinen besinler veriliyor.

Yine Deakin Üniversitesi’nden Michael Maes, depresyonun biyolojiksebepleriyle alakalı yaptığı çalışmalarla öne çıkıyor. Depresyon hastalarının immün ( bağışıklık ) sistemlerinin aşırı çalıştığını ve kanlarında sitokin adı verilen proteinlerin aşırı miktarda olduğunu göstermişti. Bu tür proteinler kanda çeşitli iltihap oranının artmasına sebep olur.

Yapılan çeşitli araştırmalar depresyon ve iltihap arasındaki ilişkinin çift yönlü olduğu yani depresyonun iltihaba yol açması gibi iltihabın da  depresyona yol açtığını gösterdi.  Maes, artrit ve kanser gibi hastalıkların vücuda aşırı miktarda sitokin proteinini pompaladığı ve bu hastalıkların teşhis edilmesinden önce dahi sitokinin neden olduğu depresyon belirtilerinin kişide patlak verebileceğini belirtiyor.

California Üniversitesi’nden Naomi Eisenberger,  iltihabın uzun süreler vücutta dolaşım sisteminde varlığı halinde, halsizlik-bunalım gibi sorunların yanı sıra beyinde oksidatif strese de yol açacağını söylüyor. Oksidatif Strese vücutta meydana gelen oksidasyon reaksiyonlarından sonra açığa çıkan serbest radikallerin neden olduğu bişr durum olup,  Sinir hücrelerine zarar verip beynin kimyasal sinyal sistemini kesintiye uğratarak depresyona neden olabilir. Oksidatif Stresi önleyebilmek için beslenmede alınan antioksidanların büyük önemi vardır. 

Depresyonu Tetikleyen Besinler

Ruh sağlığı ve Beden sağlığın bir bütün olarak düşünmek gerekir. Vücut binlerce sistemin bir araya gelmesiyle oluşmuş kompleks bir sistemdir. Bir sistemde meydana gelen arıza diğer sistemlerde de sorunlara yol açabilmektedir. Her zaman öneridiğimiz gibi hayatımızdan şeker- kalitesiz yağ-beyaz un-tuz gibi gıdaları çıkarmadığımız sürece ne yediğimizin hangi şifalı besinleri tükettiğimizin pek bir önemi yoktur. Öncelikle bu saydıklarımızın tütekimini en aza indirmen,iz gerekiyor. Stres, sigara ve alkol alışkanlıklarının da iltihabi hastalıklara yol açmaktadır. Ayrıca çinko, selenyum minerallerinin ve omega 3ün vücutta bu serbest radikalleri temizlediği bilinmektedir.

Bütün bunlardan yola çıkarak depresyonun ruh sağlığı kadar beden sağlığıyla da ilgili olduğunu düşünmek gerekebilir. Yani stres, sigara ve alkolün yanı sıra beslenme alışkanlıklarını da iltihaplı hastalıklara davetiye çıkaran etkenler olarak görebiliriz. Vücuttaki yağ ve şeker oranının iltihabı ve oksidatif stresi artırdığı, buna karşılık omega 3 içeren balık yağının, çinko ve selenyum gibi minerallerin ise zehirli kimyasalları temizlediği ve beyne ve iyileşme sürecine yardımcı olduğu biliniyor. Ayrıca depresyon hastalarında çinko eksikliğinin bulunduğuna dair çeşitli bulgular mevcuttur ama tam olarak ispatlanamamıştır.

Ancak tüm hastalıklarda olduğu gibi hem depresyondan uzak kalmak hem de vücuttaki iltihap oranını azalatmak için yapmamız gereken ilk iş işlenmiş gıdaları ve şeker-kızarmış ürün-hamur işi besinlerini tüketmemektir. Sizlere vücuttaki ağır metalleri ve serbest radikalleri  etkisiz hale getirmesi için tavsiye edeceğimiz meyve keçiboynuzudur. Özellikle sigaranın zararlı etkilerinden kurtulmak için birebirdir.  Ayrıca sabahları aç karnına içeceğiniz bir bardak ılık su-elma sirkesi ( 3-4 damla sirke yeterli ) veya ılık su-limon suyu karışımını güne başlarken bir bardak alın. Çorbalarınızdan ve yemeklerinizden tuzu kaldırın ve tuz yerine limon-zerdeçal-biberiye gibi sağlıklı baharatları az miktarda ama sürekli kullanın. Ayrıca sarı kantaron, melisa çayı yada kedi otu çayını hafif depresyon belirtilerinde doktorunuza danışarak tüketmenizi öneririz.

Sağlıcakla kalın…..

Lifli Gıdaların Yararları: Hamilelik Dönemi ve Kadınlar

hamilelikte beslenme

Hamilelik Döneminde Lifli Gıda Tüketimi

Lifli Gıdaların Yararları nelerdir? Kadınlar için önemi nedir? Hamilelik döneminde faydaları nelerdir? diye soruyorsanız bu yazımız tam size göre.

Kadın yaşamının tamamında ya da bir bölümünde, fazlaca konuşulmayan gıdaların ve besin takviyelerinin önemine değineceğiz. Yanı başınızda bulunacak bu yazı her kadın için çok önemli.

Kadınlar ergenliğe girmeden önce her şey normaldir, ancak, hikaye değişmeye başlar. Beslenme gereksinimleri çocuklukta aynı olsa da, aynı yaştaki erkek ve kadınların ihtiyaçları arasında farklılıklar ortaya çıkmaya başlar.Ve bu ihtiyaçların bazıları kadın hayatı boyunca değişerek devam ediyor.

Eğer sağlıklı ve enerjik kalmak istiyorsanız , hangi gıdalar buna yardımcı olur iyi öğrenmek gerekiyor.

Çocuk doğurma yaşında: Demir ve Folik Asit

Her zaman yorgun hissediyorsanız, yeterli demir almıyor olabilirsiniz. Vücudunuz adet dönemlerinde çok demir kaybeder. Demir ayrıca, hamilelik sırasında da önemlidir. Çift can taşımak kolay değil ne de olsa :)

Folik asit nedir peki? Kırmızı kan hücresi, deri hücresi gibi yeni hücre üretimi için gerekli olan folik asit bir B vitamini türüdür. Gebeliğin ilk evrelerinde, bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişimi için zorunlu ve gerekli olan bir maddedir. Mercimek, Yeşil Yapraklı Sebzeler, Narenciye,Kuşkonmaz, Barbunya, Brokoli, Zenginleştirilmiş Ekmek ve Tahıllar, Ayçekirdeği, Domates Suyu, Yumurta gibi gıdalar folik asit bakımından zengin gıdalardır.

Amerika Beslenme ve Diyetetik Akademisi sözcüsü Melinda Johnson şöyle söylüyor; “Adet dönemlerinde demir kaybı çok fazladır. Ve özellikle ağır adet geçiren kadınların demir depolarının az olma riski vardır. Eğer düşük demir deponuz ile gebeliğiniz başlarsa , gerçek anemi ile düşük riski daha fazladır. Ayrıca bebeğiniz, kendi bünyesi için ihtiyacı olan demirin tamamını alamayabilir.” Demirin önemi bu açıdan incelendiğinde hamilelik demir eksikliği ile başlarsa bebekte zeka geriliğine kadar ilerleyen durumlara sebep olabiliyor.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de tüm gebeliklerin yarısı plansız olduğundan, hamile kalmaya çalışırken olmasa bile önerilen miktarda demir ve folik asit  almalısınız. Kullandığınız ilaçlar dahi bu duruma etki ediyor. Mesela doğum kontrol haplarının bazı türleri, mide asidi azaltmak için kullanılan antasitler gibi ilaçlar demir emilimini azaltabilir. Eğer hamilelik gibi bir planınız varsa kullandığınız ilaçlar için bir doktordan fikir almayı unutmayın. İlaçların içindeki etken maddeleri de araştırabilirsiniz.

Günlük demir ihtiyacınız ne kadar: 19-50 yaş kadınlar için günde 18 miligram. Hamile kadınlar için, günde 27 miligram demir standarttır.

Demiri yüksek besinler: Et, deniz ürünleri, fındık, kuru fasulye, ıspanak, brokoli, ve demir-zenginleştirilmiş tahıllar.

Günlük folik asit ihtiyacınız ne kadar: 14 yaş ve üstü kadın için günde 400 mikrogram;Hamileler için, günde 600 mikrogram; emziren kadınlar için, 500 mikrogram.

Folat miktarı yüksek gıdalar folik asit ile güçlendirilmiş Fasulye, mercimek, bezelye, fındık, meyve, sebze, ve ekmek ve tahıllardır. Bu ürünleri araştırmadan almayınız.

Menopoz: Kalsiyum ve D Vitamini

Menopoz başladığında , kadınların diyet ihtiyaçları yine değişir. Kalsiyum gereksinimleri genç yaşlarındaki günlük 1.000- 1.2000 miligram seviyelerinden de geriye gider. Ancak çoğu kadın sadece 600 miligram ile idare eder ve aradaki farkı telafi etmek için çabalamaz.Amerikalı Diyetisyen Ruth Frechman; “Yeterince kalsiyum deponuz yoksa, vücut, sinirler, kaslar ve kalp için kullanılmak üzere kemiklerden kalsiyum alacaktır. Östrojen kemiklerdeki kalsiyum tutumuna yardımcı olur. Menopoz müzdaribi kadınlar, Östrojen üretimi azalmadan kalsiyim depolamaya başlayın” diyor. Yeterli kalsiyum ve D vitamini içeren bir yüksek-lifli, düşük yağlı diyet gıdalar yemek gerekli vemenopoz semptonlarının azalmasına yardımcı oluyor.

Kalsiyum gibi, D vitamini de kemik kitlesini muhafaza etmek için önemlidir. Bu vücudunuzun kalsiyumu korumasına yardımcı olur ve kemik erimesini geciktirir. D vitamini olmadan, kemikler osteoporozdan dolayı kırılgan ve ince olabilir. Günlük ihtiyacınızı 8-18 miligram seviyelerinden 50 miligram seviyelerine çıkarmanız iyi olabilir.

Yeterli lif aldığınızdan emin olun. Lif, koroner kalp hastalığı, diyabet, divertikülozis ve irritabl bağırsak sendromu riskini azaltmaya yardımcı olur. Siz meyve, sebze ve tam tahıllarla bol sağlıklı bir diyet yaparak günde önerilen 21 gramlık ihtiyacınızı almalısınız. Lif takviyeleri güvenmeyin. Lif takviyeleri, gıdalar yerine üretilmemiştir. Onlar duruma bağlı olarak, gerekli olabilir.

Ne kadar kalsiyuma ihtiyacınız var:  51 yaş ve üstü kadınlar için günde 1.200 miligram (Kalsiyum yüksek gıdalar Süt, yoğurt, peynir, tofu, müstahkem portakal suyu)

Ne kadar D vitaminine ihtiyacınız: 51-70 yaş arasındaki kadınlar için  400 uluslararası birim (IU); 70 üzerindeki kadınlarda 600 (IU) (D vitamini yüksek gıdalar: Balık, süt, zenginleştirilmiş tahıllar)

 

Karaciğer Yağlanması ve Zerdeçal

karaciğer yağlanmasına zerdeçal

Karaciğer yağlanması ve Zerdaçal

Zerdeçal Nerede Yetişir?

Zencefilgiller ailesinden olan zerdeçal ana vatanı Hindistan olan çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renktedir. Zerdeçaldan safranımsı boyalı bir madde çıkarılır. Baharat olarak tüm dünyada kullanılır. Dışı kısmı kahverengi rengine yakın içi sarı veya kırmızımsı sarı renktedir. Çok eskiden bilim adamları tarafından indikatör-PH belirlemek için kullanıldığı bilinmektedir.

Zerdeçalın Yararları Nelerdir?

Zerdeçal; sinirleri uyarır ve mideyi kuvvetlendirir. Vücuttan iltihabi toksinlerin atılmasında etkilidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca soğuk algınlığına ve astım gibi hastalıklarda faydalı olduğuna dair bilgiler vardır. Ayrıca kötü kolestrolü düşürdüğüne dair çalışmalar mevcuttur. Zerdeçalın aktif maddesi curcumindir. Aynı zaman da bitki antienflamatuar ve antioksidan etkilere sahiptir. Özellikle Mevsim Geçişlerinin atlatılmasında daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi oldukça etkilidir. Ayrıca Zerdeçal etken maddesi olan kurkuminin ( curcumin ) alzeimer ve kolon kanserine karşı önleyici etkisini olduğunda dair araştırmalar bilinmektedir.

Zerdeçal Nasıl Kullanılır?

Sizlere tavsiyemiz her zaman belirttiğimiz, bir bitki sağlam bilimsel araştırmalar olmadan kesinlikle ilaç olarak alınmamalıdır. Bu yüzden eldeki verilere dayanarak size vereceğimiz tavsiye; zerdeçalı toz halinde çorbalarınızda, yemeklerinizde ve salatalarınızda gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Bu arada zerdeçal aroma arttırıcı bir etkisi olduğundan dolayı, çorbanızın, yemeklerinizin ve salatalarınızın daha lezzetli olmasını sağlayacaktır. Zerdeçallı soslarla terbiye edeceğiniz etlerdeki et aroması daha artacaktır. Ayrıca Körinin hammadesinin zerdeçal olduğunu hatırlatalım.

Gelelim Zerdeçal ile karaciğer yağlanması sorununun önüne geçilmesine. Öncelikle sayfamızın sloganını hatırlatalım; ” Ne Yememeliyim, Ne Yapmamalıyım ”. Karaciğer yağlanmasının tek sebebi kalitesiz ve gereksiz beslenmedir. Karaciğeriniz yağlandıysa, Karaciğer enzimleriniz bozulduysa yada yürürken sizden önce yürüyen bir göbeğiniz varsa yapmanız gereken ilk iş alkol kullanıyorsanız bırakmalısınız. Bunun dışında beyaz kepeksiz ekmeği kesin, yemeklerinizi bol çiğneyin ve akşamları 19:00 ‘dan sonra kesinlikle yemek yemeyin. Eğer çok acıkıyor veya tatlı isteğiniz geliyorsa her zaman önerdiğimiz gibi bir kaç tane keçiboynuzu yemenizi şiddetle öneririm.

Ayrıca sabahları kalktığınızda ilk işiniz bir bardak ılık su içmek olsun. Suyunuzun içine tercihen bir kaç damla limon veya elma sirkesi katarsanız yarım saat içinde vücudunuzda önemli ölçüde yağ ve toksik maddeleri yakacaktır. Kahvaltıda  zeytin tabağınızın içine biraz zeytinyağı, kaliteli kırmızı pul biber, bir miktar zerdeçal ve bir limon suyu ekleyin ve bu soslu zeytini yemeyi tercih edin. Ayrıca yemeklerinize ve çorbalarınıza bir miktar zerdeçal mutlaka katın. Bu paragrafta yazdıklarımı bir ay boyunca ( eksiksiz uygulayarak ) ve günde sadece 20 dakika yürüyüş veya egzersiz yaparak fazla yağlarınızdan önemli ölçüde kurtulmuş olacaksınız. Ama dediğim gibi Alkolü, Ekmeği, Hamur işini, Pastayı, Kolayı lütfen önemli ölçüde azaltın. Bir ay deneyin ve sonucu görün.

Sağlıcakla Kalın…

 

Kullanılmış Sallama Çay Poşetinin Bilinmeyen 9 Harika Faydası

kullanılmış çayın faydası

1-Kullanılmış sallama çay poşeti, soğuk suya tutulup yanık bölgesine presslendiği takdirde güneş yanığına iyi gelir.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

2- Vücuttaki çürüklerin iyileşmesine katkı sağlar.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

3-Örümcek ısırığından kaynaklı enfeksiyona iyi gelir.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

4-Ve uçuğun iyileşmesine katkı sağlar.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

5-Göz kapaklarını rahatlatır ve göz morarmalarına iyi gelir.
Not: Bu yöntemler hafif vakalar için doktor tavsiyesinde kullanılmalıdır!

6-Spor ayakkabıları gibi ayakkabıların içinde bekletildiğinde steril etki gösterip kötü kokuları yok eder.

7-Lavaboda su biriktirip bulaşıklarla birlikte kullanılmış poşet çay attığınızda yağ çözücü etki gösterir.
Çay içerdiği bileşikler sayesinde iyi bir yağ çözüdür. İçeriğinde bulunan bileşikler sayesinde sıcak su ile temasında lavaboda birikmiş yağlarla kısmi sabunlaşma etkileşime girerek lavabonuzda biriken kiri pası çözebilirsiniz. Bir öneri daha, lavabolarınızı kola ile yıkadığınız zaman lavabonuzun metal kısımlarının parladığını göreceksiniz.

8-Buzdolabına koyduğunuzda, kötü kokuları yok edip buzdolabının taze kalmasını sağlar.
Çayın kendine has aroması sayesinde buzdolabınızda kötü kokuları yok edecektir. Ancak bu ay poşetlerini en fazla bir gün buzdolabınıza koyun. Ayrıca size tavsiyemiz buzdolabı içine koyacağınız az miktar karbonat da buzdolabınızda kötü kokuları yok edecektir.

9-Kilere koyduğunuzda gıdaları, haşere ve farelerden uzak tutar.
Siyah çay ve adaçayını birlikte koyarsanız daha fazla etki gösterecektir. Ayrıca evin bir köşesine koyacağınız kahve de böcekleri, özellikle hamam böceklerini evinizden uzak tutmaya yardımcı olacaktır.

Günde 20 bardak çay içerseniz ne olur? Japon bilim adamları açıkladı.

çayın faydaları

siyah çaySiyah Çay İçmek Faydalı mı?

Siyah çay, belki de hepimizin hemen her gün tükettiği içeceklerden birisi. Çayla ilgili yapılmış yüzlerce bilimsel çalışma var. Çayın içeriğinde ki tanenlerin, flovinoid bileşiklerin ve kafeinin onlarca olumlu faydası var. Fakat çayı nasıl, ne şekilde ve ne zaman tüketeceğimiz, dem süresi gibi faktörler her besinde olduğu gibi çayın da faydalı etkilerini yok etmekte hatta zararlı bir içecek halini almasına neden olmaktadır.

Japon bilim insanlarının yaptığı çalışmalar çay ile ilgili bir gerçeği daha ortaya çıkardı.

Çayın her türlü mide ağrısı, hazımsızlık, cilt kuruluğu ve habis öksürüğe iyi geldiği zaten biliniyordu.

Göz maskesi olarak kullanıldığında ise göz altı morluklarına ve ağırlaşmış göz kapaklarına iyi geliyordu.

Çay aynı zamanda enfeksiyon giderici antiseptik ve yatıştırıcı etki de yapıyor.

Posaları süzülüp soğuyan yeşil veya siyah çay boğaz ağrılarında gargara olarak da kullanılabiliyor.Ancak Japon bilim adamlarının yaptığı çalışmalar çayla ilgili çok çarpıcı bir bilgiyi daha ortaya çıkardı.Osaka Üniversitesi’nde yapılan ve Keizo Nishikawa tarafından yönetilen araştırmada siyah çay içerisinde theaflavin-3 denilen bir antioksidan maddenin kemik dokusuna zarar veren metil transferans adlı enzimi yok ettiği ve bu şekilde kemiklerin dokusunun güçlü kaldığı tespit edildi.Osteoporoz adı verilen ve yaşı ilerlemiş insanlarda görülen kemik kaybı ve zayıflaması olarak tanımlanan hastalığa karşı siyah çay içmenin faydalı olduğu söylendi.

Japon bilim adamlarının açıklamasına göre fark edilebilir bir gelişme meydana gelmesi için 60 kilo olan bir yetişkinin kemik dokusunu güçlendirmek için üç gün içerisinde 60 fincana yakın çay içmesi gerekiyor. Ancak bu kadar çay içmenin faydalı olup olmadığı içerdiği kafein ve tanen miktarları açısından biraz risk teşkil edebiliyor. Ayrıca çayın vücuttaki bazı minerallerin emilimini azaltıcı etkisi de bir takım riskler içermektedir. Sağlıklı bireyler için tüketim miktarı kişiden kişiye değişmekle birlikte 3-4 fincan çaydan fazla çay içilmemesi tavsiye ediliyor. Ayrıca; çay tiryakilerinin mümkün mertebe diğer kafeinli içeceklere mesafeli durması gerekebilir. Çayın demleme koşulları ve süresi de çayın faydalı mı zararlı mı olacağı hususunda diğer etkenlerdir.

Kaynak:

cnnturk.com