Zayıflatan İksir Beyninde-Düşünce Biçimini Değiştir ve Zayıfla

1
1987

Zayıflamanın Kuralları Nelerdir?

Zayıflamak için çareler arıyorsak bu durum bizimde fazla kilolarımız olduğunu yani risk altında olduğumuzu gösteriyor. Çağımızın en önemli sağlık sorunu fazla kilo ve obezitedir.  Fazla kilolarımızın; dolaylı yollardan ise kalp damar sağlığımızın sorumlusu kesinlikle beslenme alışkanlıklarımız ve hareket düzeyimizdir. Peki sadece sorun fazla kilolarımız mı? Alerji, astım, egzama, nefes darlığı, insomnia, huzursuz bağırsak sendromu vs. çağımızın fazla kilo problemi gibi diğer sorunlarıdır.

Modern yaşam adı altında bizlere dayatılan rekabete ve ucuz üretime dayanan kapitalist pazarlama anlayışının ve rahat yaşam uğruna önümüze sunulan imkanlar nedeniyle hiç hareket etmememizin birer doğal sonucu olarak hasta oluyoruz. Ormanlar yok ediliyor, oksijen kaynaklarımız olan ormanlar ve ağaçlar yok ediliyor, yerlerine parklarda bulunan süs ağaçları ile idare ediyoruz. Bu durum şehirlerde yaşayan insanların yıl boyunca bir kilodan fazla toz yutmasına neden oluyor!! Market ürünleri tüketiyoruz, en basit bir kek içerisinde 10’dan fazla kimyasal yani vücuda ve doğaya yabancı madde var. Her yere bir vasıta ile gidiyoruz, yürüyüş yapmıyoruz, spor yapmıyoruz!!!

Fazla yeme, çok pahalı beslenme, pahalı restoranlarda yemek yeme ile yeterli beslenme arasında çok büyük farklar var! Obez bir insan dahi yetersiz besleniyor olabilir….

BUGÜN FAZLA YİYEREK ÖLEN İNSAN SAYISI, AÇLIKTAN ÖLEN İNSAN SAYISINDAN FAZLA

Afrika’nın bazı yerlerinde  insanlar açlıktan ölüyor! Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ise insanlar fazla yemekten ölüyor…

Peki ya çocuklarımızı nasıl besliyoruz? En masum şekerleme, joleli şekerler, kekler, dondurmalar, çikolatalar… Bunların içeriğini okudunuz mu? Lütfen alırken içeriğini okuyun ve internetten bu içeriklerin ne olduğunu araştırın…. 10 gram kek yemek istiyorsunuz ama bunun 6 gramı kimyasal madde? Siz kek yemek istiyorsunuz ama size 4 gram kek yanında 6 gram kimyasal madde yediriyorlar! Neden altı gram kimyasal madde yiyoruz?

Söyleyelim; bir market ürününde beklenen şartlar; 1-) Uygun tat 2-) Maksimum saklama süresi 3-) Minumum maliyet….

Uygun tat ve lezzeti yakalamak için aroma artırıcılar kullanılır. Örneğin monosodyum glutamat gibi. Maksimum saklama süresi için kimyasal koruyucular ve paketleme en önemli unsurdur. Bazı durumlarda kimyasal koruyucuların ve paketlemenin maliyeti orjinal kekin maliyetinden kat kat pahalı olabilir. Bu nedenle 5 liralık kek yiyorsanız, bunun 3 lirası paketlemeye ve kimyasal koruyucu hammaddeye gidebilir. Minumum maliyet; marka ve hitap ettiği kitleye göre bir ürünün maliyeti değişebilir. En ucuz maliyeti esas almış bir üründe malzemelerin kalitesi inanılmaz derecede düşüktür.

Peki çocuklarımız istiyor diye onlara bu zehirlerden almak zorunda mıyız? Yoksa çocuklarımızın ilerideki sağlıklarını düşünerek bunları kendimizin yapması daya uygun değil mi?

Zayıflatan İksir Devam Ediyor

Kural 1: Doğada ki en faydalı besin ve bitkileri fazla tüketmek dahi zararlıdır. Vücuda en faydalı besinler dahi belirli bir doz aşımında zehir etkisi gösterir. Buna en iyi örnek sudur. Bildiğimiz en saf beslenme maddesi olan su dahi belirli bir oranın üzerinde vücutta toksik etki yapmaktadır.

Kural 2: Vücut ihtiyacı olan şeyleri almanız için acıkır. Siz vücudunuzun açlık hissini, ihtiyacı olmayan yiyeceklerle bastırırsanız vücudun buna tepkisi zamanı geldiğinde çok sert olacaktır.

Kural 3: Sağlıklı yaşamak istiyorsak bir nebze mevcut Pazarlama sisteminin dışında yaşamalısınız. İçeriğini bilmediğiniz yiyeceklerle kendinizi zehirlemenize gerek yok. Alternatif yiyecek, meyve ve sebzeleri tüketebiliriz. Mevsiminde tepelik dağlık alanlara geziler düzenleyip dağlarda yetişen meyvelerden toplayabiliriz yada bu meyveleri köylülerden köy pazarlarından doğal marketlerden temin edebiliriz. Alıç, keçiboynuzu, yaban mersini, dut, üzüm, incir vs. bunlardan bir kaçı

Kural 4: Eğer vücudunuzu zehirli ve kanserojen N-NİTROZ AMİN adında kimyasaldan korumak istiyorsanız; salam, sosis, sucuk ve pastırmadan kesinle uzak durmanız gerekecektir. Yoksa ne kilo alımını durdurabilirsiniz nede sağlıklı yaşayabilirsiniz. 

Kural 7: Elmas Kural: Spor yapıyoruz! Vücudumuza aldığımız fazla kalorileri, toksinleri dışarı atmamızın tek yolu spor… Egzersizler, yürüyüşler, plates vs. hangisini yapabiliyorsak! Bu hayata 1 kere geliyoruz. Eğer özgürsek; kendi yiyeceğimizi kendimiz temin etmeliyiz en azından pişirmeliyiz! Bundan 10 bin yıl öncesinde insanların büyük çoğunluğu avcı toplayıcı bir yaşam kültürüne sahipti. Doğanın onlara verdiği yiyecekleri bulmak için yüzlerce bazen binlerce kilometre hareket ediyorlardı. Dünyayı geziyorlardı! Evet; ihtiyaçları olan kaloriyi belirli bir kalori yaktıktan sonra elde ediyorlardı. Günümüzde bunu yapmanın en iyi yolu ise doğal beslenme, spor ve tatil olarak görülebilir.

Peki Ne Yemeliyiz?

Ne yememeliyizi yukarıda yazdık; ülkemizde doğada yetişen yenilebilir her şeyi tüketebiliriz tabiki doğaya zarar vermeden. Keçiboynuzumuz var; kakao, çikolata, meyve yerine tüketebiliriz. İncir, zeytin, alıç, böğürtlen, dut, üzüm tüketebiliriz. Başka meyve yememize gerek yok! Bahçe ve yaban sebzelerini tüketebiliriz. Artık her yerden doğal yetişen tavuk yumurtası ve tavuk eti bulmak mümkün. Yemeklerimizde daha çok doğal sebze daha az et olabilir. Kemik suyu, kemik iliği çok iyi alternatif besinler. Daha az buğday; tahıl yerine nohut, fasulye, yulaf, yerli mısır tüketilebilir. Az yiyelim, en iyisini yiyelim, israf etmeyelim, daha çok hareket edelim… Formül bu kadar basit….

Sağlıcakla Kalın…

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here